Mümtaz Soysal

Türkiye Merakı

18 Nisan 2011 Pazartesi
\n

MACAR başkentinin Peşte yakasındaki Central Universitas, adına pek bakmayın, ne alışılmış anlamda tam donanımlı bir üniversite sayılır ne de tek merkeze kilitlenip kalmış bir bilim kurumudur. Aslında ciddi birer irdeleme ve tartışma yerleridir o çeşit kuruluşlar. İsterseniz, bir çeşit lisansüstü düzeyde merakları gidermek, tezler geliştirmeyi kolaylaştırmak ya da bazı konuları çeşitli görüş sahiplerinin katılımıyla açıklığa kavuşturmak amacı güden merkezlerdir de diyebilirsiniz onlara.

\n

Budapeştedeki kuruluşta tek bir hafta için düzenlenen toplantı konularına bakınca şaşırıyor insan. Yalnız ülkenin değil, bütün Avrupanın sorunları orada.

\n

Türkiyenin Avrupa Birliği macerası o insanları niçin bu denli ilgilendirsin diye düşünebilirsiniz.

\n

Önce, din ve kültür farklılığı, ülkenin ve sorunlarının büyüklüğü, nüfusunun çokluğu, jeopolitik durumunun yol açabileceği tehlikeler gibi onları ürkütücü bir yığın neden bulabilir ve Türkiyenin AB üyeliğine karşı çıkışta bu ürküntülerin etkisini ararsınız doğal olarak. Belki de, Ankarayı kapı çalmaktan hâlâ vazgeçirtememiş olmanın nedenlerini merak ediyorlardır.

\n

Buna karşılık, Macarlar gibi Türkleri az çok bilenlerin ve Batılılaşma tutkularını tanıyanların bu vazgeçirme çabasındaki beyhudeliği de çoktan kabul etmeleri gerekirdi. Zaten bu zorluğu bilmeyenler kendi hükümetlerini bu konuda beceriksiz bulmakla kalmazlar, Avrupayı bilmesi gereken Türklerin istenmedikleri bir Avrupa Birliğine üyelikte niçin bunca ısrarlı oluşunu pek kestiremezler: Sadece bir aşk mı? Yoksa, daha somut ekonomik nedenler mi var?

\n

Anadoludan Batı Avrupaya ve özellikle Almanyaya yoğun işçi akımı fazla nitelikli olmayan halk kesimlerinde ucuz emek rekabeti korkusuna yol açmıştı. Ama öte yandan, işveren çevresinin, tam tersine, basit işler açısından böyle bir ücret düşüklüğünü elverişli bulduğu kesindir. Avrupalıların kendi yöneticilerini bu konuda beceriksiz saymaları, daha çok, gelen işçiyi ülkesine geri göndermekte yeterince etkili ve hızlı davranamayış olmakla ilgilidir.

\n

Bu açıdan bakınca, Türklerin ABye üye olma olasılığı, Soğuk Savaş sonrasının ortamında kolayca üye olmuş ülkelerden Batıya göçen ya da göçecek işgücünü tedirgin etmiş olabilir. Serbest dolaşımdan çabuk yararlanan ve Batıda hayli yüksek ücretlerle iş bulabilenler, aynı emek piyasasına Türklerin de hemen girmesini pek istememiş olmalıdırlar.

\n

Buna benzer düşünceleri uzattıkça uzatır ve Türkiyenin üyeliği açısından yaygın Avrupa isteksizliğinin nedenlerini çoğalttıkça çoğaltabilirsiniz. Ama asıl nedenleri kendimizde aramak daha doğru olmaz mı? Şu son örnekte olduğu gibi, işsizliğimize yeter çare bulamayışımız yüzünden dışa taşacak işsiz Türk akımı Doğu Avrupayı bile tedirgin ediyorsa kabahatin büyüğü onlarda mıdır, yoksa nüfusunun çoğalışıyla istihdamın artmasını ayarlayamayan bizlerde mi?

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Çelişki Korkusu 19 Mart 2014
Acı 14 Mart 2014
Sayıştay Kararları 12 Mart 2014
İnsan 10 Mart 2014
Durgunlukta Dinlenme 7 Mart 2014
Acıların Acısı 5 Mart 2014
Komşu Dostluğu 3 Mart 2014
Safsata ve Ciddiyet 28 Şubat 2014
Kayma 26 Şubat 2014
Opera 24 Şubat 2014
Kanser ve Hukuk 21 Şubat 2014
Yerinde Saymak 17 Şubat 2014
Camia, Cemaat, vs. 14 Şubat 2014