Mümtaz Soysal

Üniversitelerin Kaderi

09 Haziran 2012 Cumartesi
\n

BÖYLE başlık olur mu? Üniversite kavramıyla kader sözcüğünün yan yana gelmesi elbet büyük mantıksızlık. Ne yazık ki, gücünü bilimden alması gereken üniversitelerin özerkliği de bugünün Türkiyesi’nde kader kısmet işi olma tehlikesiyle karşı karşıyadır.

\n

Önümüzdeki hafta, üniversite rektörlerinin seçim zamanı. Uygar dünyanın bütün üniversitelerinde olduğu gibi Türk üniversitelerinin de kendi rektörlerini seçmeleri gerekiyor. Ama bizdeki rektör seçme sistemi, bilim âleminin her köşesinde bütün akademisyenlere parmak ısırtacak kadar mantıksızlaştırılmış ve rektör seçimleri siyasetin katmerli etkisi altına alınmak istenmiştir.

\n

Yükseköğretim Kanunu, Rektör, profesör unvanına sahip öğretim üyeleri tarafından seçilecek adaylar arasından cumhurbaşkanınca atanır diyor. Yani, son aşamada bile seçim değil, bir atama söz konusudur. Bunu genellikle yüksek mevkilere getirilecek kişiler konusunda daha önce belirlenmiş bir seçimin en yüksek devletmakamınca yapılacak bir onurlandırma işleviyle tamamlanması sayabilirsiniz ama pek öyle değil. O aşamada bile siyasal etkilerin devreye sokulduğu elemeler var. Örneğin, üniversitece seçilen adayların en çok oy almış altısı, sıralanmış bir listeyle, YÖKe sunulmakta ve siyasal makamlarla onlarca atanmış yüksek bürokratların ne ölçüde ağır bastığı iyi bilinen o organ da altılık listeyi üçe indirmekte ve böylece devlet başkanı da daha önce süzülmüşler arasından kendi siyasal tercihini yapmaktadır.

\n

Seçilişin böyle sürece sokulmaması gerekirdi. Üniversiteler daha önce kendi özerk davranışlarını ortaya koyup sürecin başka türlü düzenlemesi yönünde seslerini çıkarabilirlerdi. Ama olmadı.

\n

Yine de, bunlara karşın rektörlük aşamasına gelmeyi ve orada tutunup yeniden adaylığı göze alıp o unvanı her yanıyla hak eden rektörler de eksik değil. Örneğin, Ankara Üniversitesinin rektörü. Onun yeniden o mevkide kalmasını sağlayabilmek, İstanbul Darülfunundan sonra cumhuriyetin ilk üniversitesi olan Ankara Üniversitesine yakışacak bir amaç olmalı.

\n

Kaldı ki, kürtajı yasaklama saçmalamasıyla çalkalanan bir ülkede, bu üniversitenin ve özellikle ünlü tıp fakültesindeki kadın akademisyenlerin şimdiki rektöre sahip çıkışları bu tür saçmalıklara verilebilecek en anlamlı yanıt değerini de kazanmış olabilir.

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Çelişki Korkusu 19 Mart 2014
Acı 14 Mart 2014
Sayıştay Kararları 12 Mart 2014
İnsan 10 Mart 2014
Durgunlukta Dinlenme 7 Mart 2014
Acıların Acısı 5 Mart 2014
Komşu Dostluğu 3 Mart 2014
Safsata ve Ciddiyet 28 Şubat 2014
Kayma 26 Şubat 2014
Opera 24 Şubat 2014
Kanser ve Hukuk 21 Şubat 2014
Yerinde Saymak 17 Şubat 2014
Camia, Cemaat, vs. 14 Şubat 2014