AKP Alabora Oldu!

29 Haziran 2013 Cumartesi

Millete karşı Milli İradeye Saygı mitingi düzenlemek, AKP’nin başardığı ilklerden biri oldu.

\n

8 milletvekilinin cezaevinde olmasını benim sorunum değildiye geçiştiren iktidar, halkın sesini \nyükseltmesini milli iradeye saygısızlık diye yorumladı.

\n

Halkın karşısına halkı çıkarmak, ancak böl-parçala-yönet anlayışını benimsemiş kişilerin yöntemidir.

\n

Her muhalif sesten darbe girişimi çıkaran bir hükümet yüzde 90 oy alsa bile kendisini güvensiz hisseder.

\n

Öyle bir noktaya geldik ki, sanatçı M. Ali Alabora’nın bir oyunundan 4 senaryo, 5 komplo, bir o kadar da kaos ortamı yaratma girişimi çıkartılabiliyor.

\n

Gelinen noktanın özeti şu; hükümet Alabora oldu.

\n

***

\n

AKP’nin milli irade tarifi şöyle; halkın hükümete gösterdiği bağlılığa milli irade denir.

\n

31 Mayıs’ta toplum, AKP’nin ezberini bozunca bütün dengeler de altüst oldu.

\n

Gündemi ben belirlerim diyen Başbakan, kendisi dışında oluşan gündemin parçası haline geldi. Bu Başbakan’ın kabul edebileceği bir tablo değil. Bunu reddettikçe de yalnızlaşıyor.

\n

Başbakan o kadar yalnız ki, ortaya isimsiz bir slogan atılsa yalnız o akla geliyor.

\n

Hükümetin dış köprülerini oluşturan kesimler de adım adım çekiliyor.

\n

Bir zamanlar yetmez ama evetdiyenler de yeter artıkdiyenlerin arasında.

\n

AKP, artık bu kesimlere ihtiyacı kalmadığını düşünebilir ama, şunu anımsatmalı:

\n

Bir güç ne kadar büyük olursa olsun, yalnızlaştıkça zayıflar.

\n

AB ile yaşanan süreç, AKP’nin başlangıçta büyük bir meşruiyet zemini olarak kullandığı dış desteklerin de zayıfladığını gösteriyor.

\n

Biz yıllarca AKP’nin demokrasiyi bir amaç değil araç olarak gördüğünü, evrensel değerleri benimsemeyi değil kullanmayı tercih ettiğini örnekleriyle anlattık. Kimi görüntüsel bazı değişikliklere karşın AKP ilk yıllarda ne ise bugün de o.

\n

Bugünkü fark şu; ilk yıllarda gerçeği görmek istemeyenler artık tutum değiştirdi. Bu anlamda AB süreci ayrı bir yazı konusu olacak kadar zengin.

\n

Bugüne kadar her şeyi lehine çevirmenin bir yolunu bulan AKP yine aynı arayışın peşinde.

\n

Ancak bu kez öyle kolayca her şeyin iktidara yazılacağı bir tablo yok.

\n

Gerçekler o kadar inatçıdır ki, ne gaz bombasıyla dağıtabilirsiniz ne de tazyikli suyla durdurabilirsiniz.

\n

Gerçek şu:

\n

Tramvayın hangi durağa geldiğini hükümet değil, halk söylüyor.

\n

***

\n

Alabora olmuş bir hükümetin gerçekleri ne kadar özümseyeceği bilinmez ama, biz yine de bıkmadan usanmadan haykırmaya devam edeceğiz.

\n

Bir ülkenin en önemli zenginliği iç barışıdır.

\n

İç barışını kuramamış hiçbir ülke ekonomisinden parlamentosuna kadar güven içinde değildir.

\n

Hükümetin barış getireceğini söylediği çözüm süreci, bir dayatma süreci olarak hayata geçiyor.

\n

AKP’nin dayatma politikası bütün yaşadığımız sorunların odak noktasını oluşturuyor. Sıkışınca da dini değerleri devreye sokuyor.

\n

Twitter’ın karşısına besmeleyi koyarsanız hangi iç barıştan söz edebilirsiniz?

\n

İçimizden bu kadar bahsetmek yeter; İran’a ilişkin bir anlatımla noktayı koyalım.

\n

Bir İranlıya, molla rejimi öncesiyle sonrası arasındaki fark nedir diye sormuşlar. Şu karşılığı vermiş:

\n

Eskiden ibadetimizi evde kimseye göstermeden yapıyorduk, içkimizi dışarda içiyorduk. Şimdi tersini yapıyoruz.

\n

\n


Yazarın Son Yazıları

11 Mart’a dönüş! 19 Kasım 2020
40. yıl! 11 Kasım 2020
Nasıl bir Bayraklı? 5 Kasım 2020