AKP korkusu ve öfkesi...

07 Mayıs 2015 Perşembe

Seçimlere tam 1 ay kaldı. Kahvelerin, sokakların, telefon sohbetlerinin, ev buluşmalarının ana konusu usul usul siyasete dönüyor.
Sık sık halkın gündemiyle siyasetin gündemi arasında farklılık olduğu hatta uçurumlar olduğu vurgulanır. Bu kez durum biraz farklı; CHP’nin seçim bildirgesini ekonomiye indirgemesi, öteki partilerin de benzer bir yol izlemesiyle birlikte halkın gündemiyle siyasetin gündeminin büyük ölçüde buluştuğu söylenebilir.
Siyasetin kendi doğası içindeki tartışmaları, iki ana uç konuyu seçerek sütuna yatırmak gerekirse, şu iki sözcüğü paylaşabiliriz:
Korku ve öfke...
AKP’nin uzun yıllardır kurmak istediği korku imparatorluğu çöktü. Ancak bunun yerine daha farklı endişelerin belirdiği görülüyor. 10 bin nüfuslu bir beldenin kahvesinde yurttaş şu soruyu sordu:
-AKP seçimi kaybetse bile iktidarı vermeyecekmiş doğru mu?
Bunu nereden çıkardığını sordum, “Öyle diyorlar” karşılığını verdi. “Sence böyle bir şey olabilir mi” diye sordum, “Bunların döneminde olmayacak şey yok” dedi.
Benzer sorularla farklı yerlerde de karşılaşınca AKP’nin insanların beynine çakmaya çalıştığı “Benden sonrası yok”, “Benden başka seçenek yok” dayatmalarının iz bulduğunu fark ettim.
Bir pazar yerinde güleryüzlü insanlarla konuşurken, ortamın sıcaklığından cesaret alarak birine şu soruyu sordum:
-7 Haziran’da kesin bir karar almışsın, öyle diyorlar, doğru mu?
Birden ciddileşti, endişeli sert bir ifadeyle yüzüme baktı... Ağzından şu sözcükler döküldü:
“Hayır... Nereden çıkarıyorsunuz... Vallahi ben bir karar almadım... Yemin ederim, nereden çıkardınız şimdi bunu...”
Yurttaş başına iş getirebilecek bir soru sorduğumu sanmıştı...

***

Sokaklarda, pazar yerlerinde, kent merkezlerinde hatta sabah sporlarının yapıldığı park kıyılarında ise ağırlıklı duygu; öfke... Günde 5 buçuk saat uyku ile 15 saat çalışmaya alıştım. 5 saate indirebilsem çok daha güzel olacak. Eğer 5 buçuk saatten biraz fazla uyumuşsam mutlaka koşuyorum. Son günlerde sıklıkla tercih ettiğim yer Karşıyaka Bostanlı sahili. Hıdırellez gecesi saat 9’dan yarıma dek Bornova Tarlabaşı’ndan, Çiğli Şirintepe’ye kadar dört yerde insanlarla ve ateşle buluştuktan sonra dün sabah erken saatlerde Bostanlı sahilindeydim. Pek çok kişi öncekilerden daha yoğun bir şekilde şu sözleri söyleyerek yolumu kesti:
“Artık bu kez bitirin bu işi”, “Bu kadar olmaz. Yeter artık, sizden, mutlak bu iktidarı sandığa gömecek bir başarı bekliyoruz”, “Bunca yıldır memlekette olanları izliyorum, beni bu dönemdeki kadar öfkelendiren bir hükümet olmadı...”
Öfke, pazar yerlerine de yansımıştı. Dün, Bayındır Çırpı ve Kiraz pazar yerlerinde o sakin Egeli pazarcı kadınların kendilerine özgü şiveyle, “Yetti gari” sözlerini sıklıkla duyduk.

***

Genel durum gösteriyor ki daha önce AKP’ye oy verenlerin bir dilimi ile vermeyenlerin tümü, mutlak bu  iktidarın gitmesi gerektiğini düşünüyorve bunu dile getiriyor. Özellikle AKP’deki çözülmelerde insanların nereye yöneleceğini kesin olarak söylemek zor.
Seçimin kaderini bu dilimdeki yönelme belirleyecek...


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Kıbrıs defteri... 21 Temmuz 2021