AKP’nin Mı-sır ilişkileri!

21 Nisan 2021 Çarşamba

Türkiye’nin diplomasi birikimini neredeyse bir “kadavra” haline getiren AKP iktidarının Mısır’la yeniden diplomatik arayış içine girmesi, son zamanların en dramatik konusu.

Ekonomiden eğitime AKP’nin Türkiye’ye verdiği zararlar sıralanırken dış politikayı ihmal etmemek gerekir. 19 yılda her şeyi tükettikleri gibi uluslararası itibarı da erozyona uğrattılar.

Doğu Akdeniz’in kuzeyinde Türkiye, güneyinde Mısır, işbirliği yapması halinde bölgeye hâkim olabilecek en güçlü ikili. 

20. yüzyıl boyunca Mısır’da yaşanan onca dalgalanmalara karşın Türkiye, bu ülkenin iç işlerine karışmadan düzeyli bir ilişki yürüttü.

Mısır’ın en ciddi iç konularının başında 1928’de Hasan el-Benna tarafından kurulan Müslüman Kardeşler örgütü geliyordu. Örgüt, zamanla öteki İslam ülkelerinde de etkin oldu. Suriye, Tunus, Libya, Cezayir bunların başında geliyordu.

Türkiye’de ilk ciddi gerilim ise Erbakan’ın 1996’daki başbakanlığında yaşandı. Dönemin Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek’in Ankara ziyareti sırasında Erbakan, “Müslüman Kardeşler’e iyi davranın” deyince şu karşılığı almıştı:

“Onlar terörist. Bomba atıyor, insan öldürüyor. İstiyorsanız size verelim!”

Mübarek, Türkiye’nin böylesine akıldışı bir işe girişemeyeceğini düşünerek böyle demişti. Ama bir süre sonra AKP bunu da yapacaktı!

***

AKP’nin Mısır’da Müslüman Kardeşler’le Türkiye’nin yararlarını dikkate almadan kurduğu ilişkiler 2011’de örgütün lideri Muhammed Mursi’nin yönetime gelmesiyle daha da su yüzüne çıktı. Mursi, AKP kongrelerinin özel konuğu oldu. Seçmenin yarısının oy kullandığı seçimde oyların yarısını alan Mursi, anayasayı değiştirip yetkilerini artırmak isteyince ülke gerildi.

2013’te Mursi’nin atadığı Genelkurmay Başkanı Abdülfettah el-Sisi darbe yapınca dengeler yine altüst oldu. Pek çok Arap ülkesi ve Batı, darbe yönetimiyle, “Mısır’la ilişki” bağlamında temas kurdu. AKP tam tersi bir yol seçti. Büyükelçimiz Hüseyin Avni Botsalı persona non grata (istenmeyen adam) ilan edildi. Botsalı Ankara’ya döndü. İlişkiler “maslahatgüzarlık” düzeyine indirildi.

Türkiye, Sisi yönetimini kınarken Mısır, Doğu Akdeniz’de Kıbrıs Rum Kesimi ve Yunanistan’la anlaşmalar yaptı. Doğu Akdeniz Gaz Forumu’na Türkiye ve Suriye dışındaki tüm bölge ülkeleri katılırken, tam bir yalnızlık içine itildik.

İşte bu süreçte bizler, Türkiye’nin yararları için Mısır’ın Yunanistan’ın kucağına itilmemesi gerektiğini söyledik, yazdık. Darbelere elbette karşı olduğumuzu, Mısır’in iç dengelerine karışmanın, buna göre duruş göstermenin yanlış olduğunu vurguladık.

Bize söylemedikleri kalmadı. Haklının yanında durmaktan girdiler, darbelere tavır koymaktan çıktılar. 

8 yıl sonra ne oldu?

Geçen mart ayında Mısır’la yeniden diplomatik ilişkileri başlatma “müjdesi” verdiler!

Sisi mi devrildi?

Seçim oldu da yeni yönetim mi geldi?

Mısır, Türkiye’den özür mü diledi?

Hiçbiri olmadı. Üstelik Mısır yönetimi, Türkiye ile ilişkileri normalleştirmek için “koşullar” koyuyor!

Türkiye’deki Müslüman Kardeşler yanlısı yayınların kesilmesini birinci şart koşuyor!

***

Sekiz yıl sonra AKP, Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şükri’nin ilettiği bu koşulları yerine getirmenin yollarını arıyor!

Yazık değil mi sekiz yıla? 

Oysa Mısır halkı Türkiye’yle güçlü bağlara sahip. Kahire’de Tahrir Meydanı’ndan sonraki yoğun insan buluşmalarının olduğu Han Halil’de Necip Mahfuz kahvesinde bunu yaşamıştım. Taze nane yapraklı su bardağında çay içerken tanıştığım üç kişi de aile köklerindeki İstanbul ve Anadolu bağlarından söz etmişlerdi.

Nüfusunun yüzde 5 kadarını oluşturan Hıristiyanlarla da birlikte bir iç denge kuran Mısır’ın iç işlerine karışmak en hafif anlatımla aymazlık!

Şimdi AKP yeniden ilişki arıyor. En üstün bir tık altı!

Dün de AKP, Meclis’te ‘Mısır’la dostluk grubu kurulması için düğmeye bastı.

Deneyim çok iyi bir okuldur ama pahalıdır.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Komşumuz Çin! 13 Mayıs 2021
Şahsımrasi! 11 Mayıs 2021