‘Baban bile olsa ikiden fazla oy verme!’

18 Kasım 2021 Perşembe

Salı günü güzel, verimli, geleceğe dönük Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu toplantılarından birini yaptık. Vakıf Başkanımız Alev Coşkun’un yönetimdeki toplantıda aktif sorumluluk noktasındaki arkadaşlarımız Türkiye’nin içinde bulunduğu koşullarda durumumuzun fotoğrafını anlattılar. Cumhuriyet’in 18 yıl sonra Türkiye Gazeteciler Sendikası ile toplusözleşme yapması hepimizin paylaştığı bir sevinç oldu.

Cumhuriyet her dönem bütün kuşatmaları yarmış, doğru bildiği yolda ödün vermeden yürümeyi başarmış, yüzüncü yılına yürüyen, okuruyla bağı hiç kopmayan bir gazete.

Bu gücümüzü, inancımızı, heyecanımızı bir kez daha tazeledik.

***

Toplantı sonrası gazetemizin bulunduğu Şişli’den Taksim’e doğru selam vere vere yürüyelim dedik. İlk, Atatürk’ün Samsun’a çıkmadan önce bir süre kaldığı evin karşısında soluklandık. Gece de aydınlatılmış. Tam karşısındaki kafenin garsonu, “Abi ben ayda bir bu evi ziyaret ederim. İnsana güç veriyor” diyor.

10 dakika kadar yürüdükten sonra ışıkları, koltuk havasındaki ahşap sandalyeleri davetkâr bir mekânı süzerken iri yapılı bir genç sesledi:

- Abi dışarıdan bakma, gelsene...

Taze demlenmiş bir akşam çayı insana sabah hissi verir. Sohbetimiz çaydan daha demliydi desem yeridir. Söze şöyle girdi:

“Ağrılı Kürt’üm. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım. Bu dükkânı bir Ermeni vakfından kiraladım. Böyle bir memlekette yaşadığım için mutluyum.”

- Bunların hepsi bir arada mı?

“Evet abi, bütün bunlarla beraberim... Babam bizi hayvancılık yaparak büyüttü. Kurban bayramlarında Ağrı’dan kamyonla hayvan getirirdik İstanbul’a. Şimdi işim değişti, gördüğün gibi... Ama babama saygı olsun diye sadece Kurban bayramlarında hayvan ticareti de yapıyorum. Sultangazi’de oturuyorum... Memleket de iyiye gidecek inşallah...”

- Nasıl gidecek?

“Bak abi sana tarif veriyorum... Baban bile olsa iki seferden fazla oy vermeyeceksin...”

- Değişim mi geliyor?

“Değişim oldu abi oldu... Halk bunlarla gitmez demeye çoktan başladı... Bütün mesele, kaza bela çıkmasın...”

- Ağrı, Sultangazi, Nişantaşı hattının tümü böyle mi düşünüyor?

“Abi ben Sultangazi Belediye Başkanı’nın yüzüne söyledim bunu... Kendisi kaç dönemdir AK Parti’den seçiliyor. Çocuğumun kirvesi... Bunlarınki tam güç zehirlenmesi...”

10-15 dakika kadar yürüdükten sonra bu kez bütün duvarları sadece siyah beyaz fotoğraflarla dolu bir kafede durakladık. Atatürk’ün İstanbul gezilerinden de fotoğraflar var. Mardin Nusaybin’denmiş. Her şeyin cafcaflı olduğu bu dünyada fark yaratmak istemiş, tutmuş. Onun düşünceleri de Ağrılı hayvan tüccarı, Nişantaşı esnafından çok farklı değil.

Taksim’e doğru çok yıldızlı bir otelin güvenlik görevlilerinin “kahvemiz de var” davetini kırmadık. Türk Lirası’nın değer kaybı Ortadoğu’dan gelen turistlerin işine gelmiş. Genç olanı, “Bize 300 dolarlık insan muamelesi yapıyorlar. Alacakları ürünü gösterip desteyle TL çıkarıyorlar” diyor. Asgari ücretten umudu şimdiden kesmişler, “Bunlar zammı yüksek verse bile ertesi gün geri alır” diyorlar!

***

Sokağın dilinden yazıya dökebileceklerimiz bunlar.

Genel bir bıkkınlık söz konusu...

İktidarın hikâyesi bitmiş... İnandırıcılık bitmiş...

Sokak, bu iktidarı kafasında göndermiş.

Bütün mesele bunun sandık onayını tamamlamak.

Ali Sirmen Ağabey’le iktidarın halini konuşurken “Bu iktidarı bir tek şey ayakta tutar” dedi.

- Nedir abi?

“Muhalefetin başarısızlığı!”

Aman!..


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Bu vatan kimin? 16 Ocak 2022
Ah sevgili Enes... 13 Ocak 2022