Eğitimin Bakanlık Sorunu!

15 Eylül 2014 Pazartesi

İktidarın en çok zarar verdiği alan sıralamasında birinci sırayı eğitim alır
Bugün okullar bir dizi soru işaretiyle ve sorunla açılıyor; 45 bin okulda 800 bin öğretmen ve 20 milyon öğrenci için ders zili çalacak. Okula başlama yaşından temel eğitim içindeki aşamalara, lise seçiminden üniversiteye giriş koşullarına kadar hemen her şey ortalama iki yılda bir değişiyor. Eğer bir uygulama üç yıla girmişse, sevinmek gerek. İyi deneyim, kökleşmiş uygulama!
Değiştirilen sınav sistemlerinin adı alt alta yazılsa, açılımlarını bilene tam puan vermek gerekir. Aynı şey değiştirilen okul adları ve alanları için de geçerli. Son bir aydır okul yerleştirmeleri konusunda çıkan haberlerin tek tümcelik yorumu şöyle yapılabilir:
Yeni eğitim öğretim yılı tam bir özgürlük ruhuyla başlıyor; herkes çocuğunu göndereceği imam hatip lisesini özgürce seçebilir!
İmam hatip liseleri öteden beri eğitimin en tartışmalı konularının başında geliyor. Oysa gerçekten iyi eğitim, gelişmiş toplum kaygısı esas alınsa konu son derece basit; Türkiye’nin hangi alanda ne kadar meslek lisesine gereksinimi varsa, o kadar okul açılır. Örneğin, ne kadar teknik lise mezunu gerekiyor, ne kadar imam hatip gerekiyor, ne kadar ticaret lisesi mezunu gerekiyor, belirlenir ve ona göre planlanır.
Eğitim siyasetin omurgası haline getirildiği için hayata sağlıklı atılması gereken öğrenciler adeta siyasal hedefler için kullanılıp bir kenara atılıyor.

***

Milli Eğitim Bakanlığı yaz tatilinde bütün okul müdürlerini görevlerinden alıp yeni bir düzenlemeye gitti. Aralarında kimin cemaatçi, kimin partici, kimin muhalif olduğu belli değil. Zaten ayrımlama yapmak da zordu. Toptan biçilip yeni atama yapıldı.
Okulların açılmasına iki gün kala bakanlık öğretmen yetiştirme sistemini de değiştireceğini açıkladı. Buna göre daha üniversitede iken öğretmenliği tercih edecek olanlara bazı olanaklar tanınacak. Öğretmenlerin yeterlilikleriyle ilgili de yeni ölçme değerlendirme sistemleri söz konusu. Haber şu başlıkla gündeme geldi:
Öğretmenlik sil baştan!
Eğitimde en çok kullanılan başlıklardan biri bu; “sil baştan!”.
Okul değiştirme sistemi sil baştan...
Liseler arası geçiş sistemi sil baştan...
Dersleri işleme şekli sil baştan....
Her şeyi silip baştan yaptığınızda ne birikim kalır ne de verilen emeğe saygı.

***

Giriş tümcesinin hakkını veren sil baştanların başında Anadolu Liseleri geliyor. Hemen tüm düz liseler Anadolu Lisesi haline getirildi. Böylece bu okullarda lokomotif güç olan iyi eğitim sulandırıldı. Her ilde bir tane olmak üzere planlanan Fen Liseleri de erozyona uğruyor. Örneğin sadece Ankara’dakilerin sayısı 7’yi buldu. Kalite aynı kalsa, elbette sorun yok. Hatta daha da artsın. Ancak özü öyle değil.
Öğrencilerin çoğunun imam hatibe gitmesini sağlama, paralel yapı ile mücadelede dershaneleri devre dışı bırakma uğruna girişilen değişikliklerden sonra düz liseler neredeyse tümüyle kalktı. Kimi yerlerdeki veli baskılarıyla imam hatiplerin içinde bir bölümün düz lise olacağı duyuruldu. Bunun da nasıl yapılacağı belli değil.
Hani ünlü söz var ya; İkinci Meşrutiyet’in Maarif Nazırı Emrullah Efendi’ye ait olduğu söylenen:
“Şu mektepler olmasa maarifi ne güzel idare ederdim...”
Bunu bugün değiştirmek gerekiyor:
Şu bakanlık olmasa, eğitim ne güzel idare edilirdi!  


Yazarın Son Yazıları

Seçim istemek yetmez! 26 Kasım 2020
Kılavuzu ABD olanın... 25 Kasım 2020
11 Mart’a dönüş! 19 Kasım 2020
40. yıl! 11 Kasım 2020
Nasıl bir Bayraklı? 5 Kasım 2020