Fransız sömürgeciliği… H-Arap dünyası…

27 Ekim 2020 Salı

Fransa’da ırkçı Le Pen kazanmasın diye tercih edilen Macron, zaman zaman Le Pen’den takdir görecek politikalar izliyor!

Macron’un, ülkesindeki Müslümanları ikinci sınıf gören davranışları kabul edilemez. Şu aşamada işin en kolay yanı, Fransa’ya ve Macron’a ağır sözlerle yüklenmek. Bunun yerine gerçekleri görmeye çalışalım.

Yüzyılların getirdiği birikimin bugüne yansımasını yaşıyoruz!

Fransa bugün 10’dan fazla Batı Afrika ülkesini fiili sömürgesi olarak kontrolünde tutuyor. Çoğunun resmi dili Fransızca olan bu ülkelerden Fransa’ya yılda ortalama 300 milyar doları aşkın kaynak gidiyor. Bu ülkelerde büyük çoğunluk Müslüman. O Müslümanların çoğu da “daha iyi bir yaşam için” Fransa’ya gitmek istiyor. Cebelitarık’tan kaçak yolla Avrupa kıtasına geçmeye çalışan Afrikalılardan her yıl en az bini boğularak ölüyor. 

Fransa’da 5 milyonu aşkın Müslüman var. Çoğu Fransa sistemine katılmamış, kendi gettolarında yaşıyor. Terör örgütü IŞİD’e Avrupa’dan en çok katılım Fransa’dan!

Macron, 2 Ekim’de şu demeci verdi:

“Cumhuriyetin ortağı olması için İslamın yapılandırılması gerekiyor!”

***

Bu cümlenin sadece ikinci bölümünü okursanız tüm İslam dünyasını kapsar, bütününde ise Fransa’nın kendi iç düzeni yatıyor.

Fransa’nın yanı sıra öteki büyük Avrupa ülkeleri de birbirine yakın düşünüyor:

İslam coğrafyası birbirine girsin, olabildiğince geri kalsın ama içimizdeki Müslümanlar bize entegre olsun!

Sömürgecilik anlayışından miras bir davranış.

Macron’a destek veren ülkelerin başında ise Suudi Arabistan geliyor. Merkezi Riyad’da bulunan Dünya İslam Birliği’nin (RABITA) genel sekreteri Muhammed bin Abdülkerim el-İsa önceki gün şöyle dedi:

“Müslümanlar, azınlıkta bulundukları ülkelerin yasalarına uymalı!”

Suudi Arabistan gibi ülkeler IŞİD ve benzeri örgütlerin Avrupa gettolarında zemin bulmasından, kendi tahtlarını sarsacak hareketlerin yükselmesinden rahatsız.

İslam dünyası kendi içinde bu kadar dağınık olursa, eceliyle can vermeyen her 10 Müslümandan 9’unu bir başka Müslüman öldürürse genlerinde emperyalizm olan ülkeler elbette bunu kullanır.

8-12. yüzyıl: 

Avrupa Aristo’yu El Kindi’den, İbn Rüşt’ten öğrendi. Tıbbı İbn-i Sina temelinde geliştirdi. Cebir ve astronomiyi Musa el Harezmi’nin çalışmaları üzerine oturttu.

Bugün:

1 milyar 800 milyonluk İslam dünyasında 650 milyon kişi okuma yazma bilmiyor. İnternet yüzde 40’ın altında. 8 bin uluslararası patentin hiçbirinde yok. Dünya enerji kaynaklarının yüzde 70’i, doğal kaynakların yüzde 40’ı Arap ülkelerinde ama Müslümanların yüzde 45’i yoksulluk sınırının altında yaşıyor. 

***

Bu tabloda Türkiye nerede?

Erdoğan, yeni bir düşman bulmanın verdiği ufukla Fransa’ya yükleniyor. Dün, işi Fransız mallarını boykota kadar götürdü. 

Avrupa, yeni yöntemlerle öteki coğrafyaları sömürme planı yapıp bir asırlık daha gelecek oluşturuyor.

Arap dünyası, harap! İsrail’le ilişkileri ABD kontrolünde normalleştirmek için sıraya girdi. Önceki gün adında “İslam” olan bir örgütün üyesi tümü Müslüman olan 24 Afgan öğrenciyi öldürdü!

Erdoğan bunları bir yana bırakıp Fransa karşıtlığıyla iç politika yaparak Türkiye’yi karanlığa sürüklüyor. 97 yıllık Cumhuriyet birikimi olan milletimiz buna izin vermemeli…


Yazarın Son Yazıları

Seçim istemek yetmez! 26 Kasım 2020
Kılavuzu ABD olanın... 25 Kasım 2020
11 Mart’a dönüş! 19 Kasım 2020
40. yıl! 11 Kasım 2020