İkinci Yüzyıla Çağrı: İyi bir başlangıç...

26 Temmuz 2020 Pazar

Tarih arkadan gelen bir ışık gibidir. O ışığı geleceğe doğru tutarsanız iyi bir hedef gösterici olur.

CHP’nin 37. Olağan Kurultayı’nda genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıkladığı, delegelerin oybirliğiyle kabul edip altına imza attığı Cumhuriyetin İkinci Yüzyılına Çağrı Beyannamesi önemli bir başlık. Bu başlığın altı 13 madde ile doldurulmuş. Devlette liyakatten dış politikada barış kurumlarına kadar 13 maddenin her biri önemli. Ancak bunun stratejik bir belge olması için toplumun bütün kesimlerinin kendisini bulacağı desenlerle işlenmesi gerekir. Bu nedenle “başlangıç” olarak değerlendirdik.

CHP, 37. kurultayın belgesi haline gelen bu metni ete kemiğe büründürmeli. Kılıçdaroğlu’nun 19 Mart, 22 Nisan ve 19 Temmuz’da Cumhuriyet’te yayımlanan yazılarının devamı olarak bu belge, güçlü bir gelecek yürüyüşünün nasıl bir zeminde gerçekleşeceğine yönelik beklenti oluşturmak için çok önemli.

CHP, şunu söyleyecek güce, özgüvene ve tarihsel birikime sahip: Cumhuriyetin birinci yüzyılında biz vardık, ikinci yüzyılında da biz olacağız. Sağlam temeller üzerinde kurulan Türkiye’yi 21. yüzyılın çağdaş, uygar, kalkınmış devletleri düzeyine çıkaracağız.

***

Böylesi metinler doğal olarak zamanın ruhunu da yansıtır. Türkiye’nin nasıl yönetildiğine bakıp çıkış yolu arayanların yön bulma kaygısına yanıt verebilecek en güçlü parti CHP.

Toplum, bir yanda ülkenin gidişinden kaygılanıyor bir yanda düzlüğe nasıl çıkılır diye soruyor. Türkiye’ye verebilecek bir şeyi kalmayan iktidarsa bu kaygıların ve soruların hiç sorulmaması için her şeyi yapıyor. Son bir ay içinde “Saray gündemi” olarak Türkiye’ye dayatılan konular bunun başlıca kanıtı.

Enflasyon, işsizlik rakamlarının makyajlı hali bir ürkütücü. Gündemde bunu çözmek yerine baroları parçalamak var.

Ekonomide büyüme rakamlarının tümü hormonlu ve sahte. Tüketici kredisi bile kalkınma rakamı olarak sunuluyor. Gündemde bunun yerine İstanbul Sözleşmesi var.

Dış politikada sıfır sorundan sırf soruna geldik. Küresel güçlerin arasında çanak tutmayı kafa tutmak diye sunmak işe yaramıyor. Gündemde bunun yerine Ayasofya var. Öyle var ki 24 Temmuz’da gördük, başlıca hedef iç kutuplaştırmayı artırmak. Diyanet İşleri Başkanı’nın lanetli bir konuşma yapması, aynı gün Ayasofya’da yanaşık düzen varken Anıtkabir’in yasaklanması başka nasıl tarif edilir? Burada CHP’nin gerilim dengesinin parçası olmaması iyi, halkın kaygılarını giderecek bir varlık göstermemesi kötü.

***

CHP’nin 37. Olağan Kongresi’nde birinci gün, Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden genel başkan seçilmesiyle sonuçlandı. Bugün parti meclisi seçimi var. Asıl çekişme burada.

Yarından itibaren dileğimiz o ki Cumhuriyetin 2. Yüzyılına Çağrı metni giderek büyüyen bir yankıyla konuşulsun...

Yazı aramızda 100. yılların Cumhuriyetin köklerine saygı ve bağlılık duyan kesimlerce iyi anlaşılması, buradan yola çıkarak gelecek üretilmesi benim en büyük hayalimdi.

2014’te önerip koordine ettiğimiz, “Birinci Dünya Savaşı’nın 100. Yılında, Aklın ve Bilimin Işığında Tarihe Bakış” konulu konferansta Prof. Halil İnalcık’tan Prof. Feroz Ahmad’a kadar 30’a yakın bildiri yer almıştı. Bunun yanında o dönemin dört önemli komutanı İsmet İnönü’nün torunu Hayri İnönü’yü, Fevzi Çakmak’ın torunu Fevzi Çakmak’ı, Kazım Karabekir’in torunu Pınar Feyzioğlu Akkoyunlu’yu, Enver Paşa’nın torunu Osman Mayatepek’i aynı masada buluşturmuştuk.

Devamında 2015’te, 2023’e gönderme yaparak Bilgi Yayınevi’nden yayımlanan “Cumhuriyetin İkinci Yüzyılı” adlı kitapla kamuoyuna, “İkinci Yüzyıla Son Çağrı” başlıklı manifesto ile CHP kadrolarına seslenmiştik. Her ikisinde şu düşünceyi sarsılmaz bir inançla paylaşmıştık:

2023’te ülke yönetiminde Cumhuriyetin köklerinden doğan düşünceler iktidarda olmalı.

Böyle bir idealin aynı sözcüklerle CHP yönetimince benimsenmesi beni o kadar mutlu etti ki...

Nasıl anlatsam?

Sanki Atatürk gülümsemiş gibi...


Yazarın Son Yazıları

O... 20 Eylül 2020
Sudan dersleri... 16 Eylül 2020
Siyasal ısınma! 10 Eylül 2020
Ömür boyu Atatürk’le... 30 Ağustos 2020