İktidarın sosyal medya planı: Kapatma, kullan!

26 Ocak 2022 Çarşamba

Geçen gün bir kamyonun arkasında şu yazıyı okudum:

Konuma gerek yok, çıkarı olan bulur!

Tweet atmaktan konum atmaya kadar cep telefonu zemininde kişisel iletişim, yaşamımızın olmazsa olmazı haline geldi.

Yapılan araştırmalarda insanların büyük bir dilimi sabah uyandığında yüzünü yıkamadan sosyal medyanın derinliklerine dalıyor. Bu anlamda çağımız yaman bir çelişki ile karşı karşıya:

Bir yanda iktidarların alabildiğine kontrol altına almaya çalıştığı genel medya, bir yanda insanların kişisel iradeleriyle girip yöneldikleri sosyal medya...

Ana akım diye de tanımlanan ülke çapındaki yayın organları için zaman zaman şu değerlendirmeyi yapıyoruz:

Medya gücü yok, güçlerin medyası var!

Günümüzde iktidarlar öncelikle medyaya hâkim olmak istedikleri için adres en çok onlara gidiyor!

Radyo ve televizyonlar için RTÜK, gazeteler için de Basın İlan Kurumu iktidarın kontrol, denetim, sansür, yönlendirme mekanizması olarak işlev görüyor.

***

Sosyal medyayı kontrol altına almak ise o kadar kolay değil. O nedenle iktidarın sosyal medyaya bakışı yıllardır “şaşı”...

Yakın geçmişten bugüne yaşananları özetleyip aldıkları son kararlara değinelim.

Erdoğan, en sert açıklamasını 1 Temmuz 2020’de yaptı. Dedi ki:

“Sosyal medyayı kapatacağız. Burası muz cumhuriyeti değil!”

Erdoğan’ın şaşırtıcı olmayan bu açıklamasından sonra bir hazırlığa girişildi ama Erdoğanperestler işi nereden tutacaklarını bilemediler. Zira kapatılırsa kendilerinin kullandığı bir alan da yok olacak. Örneğin bizim bu yazıyı kaleme aldığımız saatlerde Erdoğan’ın Twitter’daki takipçi sayısı 18 milyon 377 bin 954 idi. 

Temmuz 2021’de Erdoğan, kapatma kararından şu noktaya geldi:

“Sosyal medyada yapacağımız düzenleme ile yalanlar son bulacak, gençler huzur bulacak.”

Eylül 2021’de de Meclis’in açılışını adres gösterdi:

“Ekimde arkadaşlar yasal düzenlemeyi hazırlıyorlar. Meclis’ten geçecek...”

2021’in sonuna kadar hazırlık hazırlıklarıyla geçti. Bildiğimiz kadarıyla Saray’a bir taslak sunuldu. Saray beğenmedi. Yaklaşım şu oldu:

“Bu bizi de kısıtlar...”

Bu aşamadan sonrası farklı gelişti. Dediler ki:

- Biz başlangıçta sosyal medyaya hâkimdik. Zamanla bu hâkimiyeti kaybettik. Yasaklayan yasa çıkaracağımıza yeniden hâkim olacağımız bir yol izleyelim.

İşte bu kararın ardından sadece bu “işe” bakacak birimler oluşturuldu. İşi gücü iktidarın işine gelmeyen paylaşımlara saldırmak, karşı propaganda üretmek olan bir sistem organize edildi. Son olarak yine sadece bu “işe” bakacak yüzlerce elemanın alındığı söyleniyor. Gerçek-sahte binlerce hesap.

Sosyal medya kişisel kullanıma dayalı ama tek tek mesajların ortak bir akım üretmesi halinde büyük bir kamuoyu oluşturduğu görünen gerçek. Son dönemdeki sosyal medya linçlerine bakınca yukarıda paylaştığımız perde arkasındaki hesaplar yerine oturuyor.

Özetle iktidarın sosyal medya politikası şu oldu:

Kapatma, kullan... Kontrol dışına çıkana çullan!

***

Siyasette evdeki hesap çarşıya, içindeki plan karşıya uymaz. İktidarın bu yöntem değişikliği de toplumu sindirmeye yetmeyecek. 

Yapılan araştırmalar, bir kesimin baskılar karşısında sosyal medya hesabını çok az kullandığını, paylaşımlarını kısıtladığını gösteriyor. Buna boyun eğmeyenlerin hiç de az olmadığı yine paylaşımlardan görülüyor.

İktidarın sosyal medyayı her türlü yolu kullanarak kontrol edip tamamen kendi siyaseti çerçevesinde kullanma girişimine inat, burada daha geniş özgürlük alanı oluşturmak hepimizin elinde. 

İktidar, gelinen noktada sosyal medyayı yüzde 65 oranında kontrolü altına aldığına inanıyor. Bu dengeyi bozmak hepimizin parmaklarının ucunda! 


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları