Irak’ın Yeni Maliki

29 Nisan 2012 Pazar
\n

\n

Suriye ile aramızdaki gerilim nereye kadar tırmanır, sorusuna yanıt ararken bir de Irak krizimiz oldu. Irak Başbakanı El Malikinin, Türkiye düşman ülke gibitanımlamasının bir adım ötesinin ne

\n\n\n

olacağını kestirmek zor.\n

\n

Önce nisan ayının son haftasındaki genel görünümü özetleyelim.\n

\n

Irak Başbakanı El Maliki, Tahranı ziyaret etti. İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejadla iyi bir elektriklenme oldu. İki ülke elektrik anlaşması imzaladı. İki lider, Suriyedeki Esad rejimine verdikleri tam desteğin de bir kez daha altını çizdi.\n

\n

Kuzey Iraktaki bölgesel Kürt yönetimin Başbakanı Mesud Barzani, Başkan Obama katında kabul gördüğü ABD gezisinin ardından Türkiyeye geldi. Devlet başkanı gibi karşılandı.\n

\n

Türkiyenin böylesine kıymet verdiği Barzani, El Maliki için, Yeni Saddam olma yolundatanımlamasını yaptı.\n

\n

Barzani, El Maliki karşıtlığını Washingtonda da sürdürdü, Irak merkezi yönetimine satmayı planladığınız 36 adet F-16 uçağını vermeyindedi.\n

\n

***\n

\n

Irakın iç dengelerini ve öteki komşularıyla ilişkilerini böylesine aktarmak durumunda kalmamızın nedeni şu:\n

\n

Türkiye de bütün bu olanlarla doğrudan ilgili.\n

\n

Şöyle bir benzetme yapsak, sanırım fazla abartmış olmayız:\n

\n

Hükümet, komşu ülkelerin yönetimlerine Türkiyedeki muhalefet partilerine yönelik politikalarının benzerini uyguluyor. Başbakan bir liderden öfkesini çıkarıyor, ötekini kucaklayıp sevgisini gösteriyor.\n

\n

Türkiye bununla da kalmıyor, Başbakanın beğenmediği liderin muhaliflerine kucak açıyor. Her türlü destek sözü veriyor. Daha ileri muhalefet etme yolları öneriliyor, öğretiliyor.\n

\n

Bütün bunları kazıyınca da altından şu çıkıyor:\n

\n

Mezheplere dayalı siyaset!\n

\n

Örneğin şu değerlendirmeyi hafta başında Başbakan yaptı:\n

\n

Şu anda benim görüştüğüm Şii liderlerin çoğu El Malikiden rahatsız. Oradaki önemli Şii liderlerden biri, El Maliki için Saddamdan daha diktatör, dedi. Onlar bile artık yaka silkmeye başladılar.\n

\n

Bu sözlere Irak yönetiminin yanıtı şu oldu:\n

\n

Fitnecilik ve mezhep ayrımcılığı...”\n

\n

Sünni milletvekillerinin şu sözleri de basına yansıdı:\n

\n

Erdoğan, Iraktaki Sünnilerin lideri olmak istiyorsa, ilk biz karşı çıkarız...\n

\n

Hükümet bu politikanın benzerini Suriyeye karşı da uyguluyor.\n

\n

Dış basındaki değerlendirmeler de dikkate alındığında iş öyle bir noktaya gidiyor ki, mezhepçilik din kardeşliğinin, hatta dinin önüne geçiyor.\n

\n

Bu, kör bir gidiş.\n

\n

Zira bir ülkenin içindeki mezhep dengeleriyle oynamanız, beraberinde hiç beklemediğiniz bir başka ülkeyle ilişkilerinizi bozabilir.\n

\n

Bir başka çelişki de şu:\n

\n

Görünürde de olsa Türkiye içinde hiçbir ayrım yapmadığınızı, yapmamak gerektiğini söyleyeceksiniz, komşu ülkelerde ise bütün politikanızı mezhepler üzerine oturtacaksanız!\n

\n

***\n

\n

ABDnin Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinin dönüşümündeizlediği yeni politikayı geçen haftalarda özetlemiştik. Bir kez daha anımsatalım:\n

\n

Ülkelerin iç dalgalanmalarına doğrudan karışmamak, yer yer destek vermek, cesaretlendirmek. Dönüşümü tamamen iç dinamiklerin gerçekleştirdiği görüntüsünü yerleştirmek. Böylece olası başarısızlık halinde ya da dönüşümün sosyal maliyetinin artması durumunda, Gelinen noktayı biz istemedik. Ülkenin içindeki güçlerin meydanlardan yansıyan istemleri doğrultusunda dönüşüm yaşandıdemek.\n

\n

Bu politika bağlamında ABD, Suriye işine doğrudan müdahil olmak istemiyor. Irakta da El Malikiyi Bağdatın yeni malikiolarak benimsemiş görünüyor.\n

\n

Hal böyleyken...\n

\n

Başbakanın, sanki Irak oylarının yüzde 55ini, Suriye oylarının yüzde 60ını almış gibi bir siyaset izlemesi hiç de akılcı değil.

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Kılavuzu ABD olanın... 25 Kasım 2020
11 Mart’a dönüş! 19 Kasım 2020
40. yıl! 11 Kasım 2020
Nasıl bir Bayraklı? 5 Kasım 2020