İstanbul seçiminin dersleri...

23 Haziran 2021 Çarşamba

Bugün 31 Mart 2019’da yapılan yerel seçimlerde İstanbul sonuçlarının iktidar tarafından beğenilmeyip iptal edilmesinin ardından seçimin yenilendiği gün. 

AKP döneminden pek çok dersle beraber çıkacağız. İki seçim yenilemesi bunların başında geliyor. İlki 7 Haziran 2015 genel seçimleri. AKP, 7 Haziran’da tek başına iktidarı kaybetti. Daha net ifade ile o gün hükümet düştü. Ancak Erdoğan, sonuçları fiilen tanımadı. Halk hata yapmıştı! Halk bu yanlışını düzeltmeliydi!

Bunları açık açık ifade ettiler. 4 ay boyunca muhalefet oyalandı. İstikşafi görüşmelerle zaman kazanıldı. Asıl amaç, halkın en az yüzde 10’unun tercihini değiştirmesiydi. Haziran sonunda başlayan korkunç terör Türkiye’nin gündemini teslim aldı. Suruç’tan Ankara Garı katliamına kadar 500’e yakın yurttaşımız bombalı saldırılarla yaşamını yitirdi.

1 Kasım seçimleri bu ortamda yapıldı. CHP oyunu korudu. HDP’ye ve MHP’ye oy veren seçmenin dörtte biri AKP’yi tercih etti. 

***

İkinci seçim yenilemesi İstanbul’da yaşandı. Erdoğan, 2019’daki yerel seçim kampanyasına, “İstanbul’u alan Türkiye’yi alır” sözüyle başladı. AKP’nin adayı Binali Yıldırım’ın bütün posterleri Erdoğan’la birlikteydi. Seçime bir bakıma Erdoğan katılıyordu. Millet İttifakı’nın CHP’li adayı Ekrem İmamoğlu, Erdoğan ve onun şahsında devlete karşı seçime girdi.

İmamoğlu, belediye başkanlığı sürecinde hiç hikâye yazamasa bile 31 Mart gecesindeki duruşu başlı başına başarı hikâyesidir. Örgütlü mücadelenin, sandığa sahip çıkmanın, pes etmemenin, halka inanmanın karşılığıdır.

31 Mart’ta 10 bin olan oy farkının kolay kapatılacağını düşünen AKP, Yüksek Seçim Kurulu’ndan 23 Haziran’da yenileme kararı çıkarttı. O zaman diliminde CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu için yargı silahını daha derin kullanmaktan Öcalan’dan mektup getirtmeye kadar her şey denendi. En çarpıcı olanı kırmızı bültenle aranan Osman Öcalan’ın TRT’ye çıkarılıp İmamoğlu aleyhine konuşturulmasıydı. 

Erdoğan, “İstanbul seçimlerine gölge düşmüştür” diyor, başka bir şey demiyordu, diyemiyordu.  

24 Haziran sabahı İmamoğlu’nun 806 bin oyla, yüzde 54.22 ile seçilmesi kesinleşirken İstanbul’un tüm meydanlarında Erdoğan-Yıldırım posterleri ve “Teşekkürler İstanbul” yazıları vardı.

***

Halk sandığa üç duygu ile gider:

Umut, öfke, korku.

7 Haziran’da sandığa umutla gidildi. CHP’nin ürettiği projeler halkın ilgisini çekmişti. Konuşuluyordu. AKP’nin halka verecek bir şeyi kalmamıştı. 17-25 Aralık her ne kadar unutturulmaya çalışılsa da halkın belleğindeydi. 

1 Kasım’da ise bunlar geride kalmış, halkı korku sarmıştı. 

Korkunun gözleri çoktur. İnsan korkmaya başladı mı her şeyden korku üretir. Halk, güvenlik endişesiyle eğilimi gözden geçirdi. 

23 Haziran 2019’da ise öfkenin önde olduğu söylenebilir. İmamoğlu kıl payı da olsa seçimi kazanmıştı. Ama AKP bunu kabul etmiyordu. 

Yenilenen seçimde 31 Mart’ta AKP adayına oy verenlerin yüzde 5’i İmamoğlu’na oy verdi. 

İstanbul seçimleri ne olursa olsun millete, demokrasiye inanmak gerektiğini, baskıların bir noktadan sonra geri teptiğini gösterdi.

Önümüzdeki seçimlere halk hangi duyguyla gider?

AKP’nin artık umut üretmesi zor. Bunu Millet İttifakı yapabilir. Yapmak zorunda. 

Meydanı AKP’nin korku üretmesine bırakmamalı...


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Tayyiban... 25 Temmuz 2021