Kılıçdaroğlu ile sohbet…

13 Temmuz 2021 Salı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile kahve içimi sohbet edip önemli bir bölümü kendisi etrafında dönen gündem konuları üzerine konuştuk. 

Önce 51. kitabımız, “Son Başkent Ankara”yı takdim ettik. Ankara’nın üç bin yıllık tarihini Kızılırmak’la Sakarya Irmağı’nın dilinden anlatmaya çalışmak benim için de öğretici oldu. 1930’lu yıllarda Avusturya’nın Ankara Büyükelçiliğini yapan Norbert von Bischof’un şu sözü iyi bir özet:

Atatürk’ün en büyük eseri Ankara’dır. Çünkü bütün eserlerini Ankara’da verdi.”

Kılıçdaroğlu, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin alınmasına ayrı bir önem veriyor. Başkan Mansur Yavaş’a ilettiği Ankara üzerine kitaplardan örnekler verdi. Ankaralıların başkan değişimini günlük yaşamlarında da hissetmelerinin önemini vurguladı.

***

Kemal Bey, cumhurbaşkanı adaylığı ile ilgili tartışmadan rahatsız değil. Ancak “Kim aday olacak” sorusundan çok, seçimleri Millet İttifakı ile kazanmanın inşasına önem veriyor. 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel 1993’te Özal’ın ölümünün ardından aday olup olmayacağı sorulduğunda şu yanıtı vermişti:

“Kimse o makamı reddedemez!”

Elbet Kemal Bey de ortak bir iklim oluşursa reddetmeyecek. Siyasi gelişmeleri, “iktidara geliyoruz, her şey tamam” yaklaşımıyla izlemiyor. İktidarın değişeceğini, bunun artık Erdoğan’ın da gündeminde olduğunu vurguluyor. 

Değerlendirmelerini satırbaşlarıyla aktaralım:

- AKP’ye oy veren kesimde çok ciddi bir kırılma var. Ancak bu kırılma tümüyle herhangi bir partiye yönelmiyor.

- AKP’den kopan seçmenin bir bölümü sesini yükseltiyor. Ancak hâlâ orada kalanlar sessiz. Bir karar verecek. Bütün mesele onlara güven ve umut vermemiz. 

- Önümüzdeki seçimde CHP olarak Güneydoğu’dan da milletvekili çıkaracağız.

- Millet İttifakı kendini korumak bir yana genişleyecek. İttifakta kalan kazanacak. Bunu herkes görüyor.

- HDP, Türkiye partisi olma iddiasında. Bu herkes için çok önemli. Gördüğüm kadarıyla HDP’nin Millet İttifakı içinde yer almak gibi bir gündemi yok. Belki de Türkiye İşçi Partisi’yle, EMEP’le ayrı bir birliktelik hedefleyecekler.

- Öteden beri dile getirdiğim bir iddia vardı. CHP, ülkeyi kurdu, çok partili yaşama geçişi sağladı, sosyal devlet kavramını tüm partilerin gündemine soktu. Şimdi demokrasiyi kurma sorumluluğu var. Buna dördüncü devrim diyorum. Bu hedef daha güncel hale geldi.

- İktidarda devri sabık yaratmak, kin ve nefretle hareket etmek gibi bir düşüncemiz yok. Hukuk işleyecek, o kadar.

- Hiç olmadığı kadar halkın içindeyiz.

- Bir medet umuyor demesinler diye, yurtdışı davetleri kabul etmiyorum. Her şeyi milletimizle yapacağız.

- Sedat Peker’in iddialarının çoğu bizim de yakın geçmişte dile getirdiklerimiz. Örneğin Sezgin Baran Korkmaz olayında fotoğrafın büyüğü şudur. Mal varlığı üzerindeki ipoteği kaldıran Adalet Bakanı yardımcısı, yurtdışı yasağını kaldıran da Anayasa Mahkemesi üyesi yapıldı.

- Geçenlerde 30 kadar ülkücü kökenli geldi. “Koşulsuz destekliyoruz” dediler. CHP’ye yönelik olumsuz algıları kırıyoruz.

***

Kılıçdaroğlu’nun genel değerlendirmeleri böyle. 

Erdoğan, Diyarbakır gezisinde dedi ki:

“Bütün günahların anası CHP…”

Bunun Türkçesi şu:

“Bütün kurumları bitirdik, teslim aldık, etkisiz hale getirdik. CHP’yi de bitirdik mi, iş tamamdır!”

2023’e giderken CHP’ye çok büyük bir sorumluluk düşüyor. 

Bu, muhalefet değil, iktidar sorumluluğu.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Senin gibisi gelmedi! 24 Ekim 2021
Bürokrasi sendeliyor! 20 Ekim 2021