Korona KHK ile durdurulur mu?

28 Nisan 2020 Salı

Erdoğan, 20 Nisan günü kabine toplantısından sonra dedi ki:

“Bayrama kadar normalleşme sürecine girmek istiyoruz. Bayram öncesi bazı adımlar atabiliriz...”

Bu mesaj ilgili her yerde alındı. Ertesi günden itibaren damat, AVM’lerin mayıs ortası açılabileceğini söyledi... Turizm Bakanı, mayıs sonunda otellerin yarısı dolabilir, dedi... Futbolda Kulüpler Birliği haziranda lig müjdesi verdi... 

Hafta sonunda da AKP yayın organları koronayı yenme destanını yazdılar!

Erdoğan’ın sözleri, Sağlık Bakanlığı verilerini de etkiledi. 21 Nisan’dan itibaren veriler birden ters dönmeye başladı. Rakamlar koronayı yendiğimizi, güzel günlere doğru adeta saatte 150 km. hızla ilerlediğimizi gösteriyordu. Bakanlık sitesindeki veriler gün gün şöyle (ilk rakam vaka sayısı, ikincisi iyileşen, üçüncüsü ölüm):

20 Nisan: 4674, 1454, 123

21 Nisan: 4611, 1488, 119

22 Nisan: 3088, 1559, 117

23 Nisan: 3116, 2014, 115

24 Nisan: 3122, 3246, 109

25 Nisan: 2861, 3845, 106

26 Nisan: 2357, 3558, 99

İyileşen sayısı yakalanan sayısının üçte biri iken, birkaç gün içinde tablo tersine dönüyor.

***

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Saltık’ın değerlendirmesi şöyle:

“Politik beklentilere uygun bir salgın eğrisi düzenlemesi yapılıyor. Bu alanda yetkili ve sorumlu kişilerin yayımladığı istatistiki veriler sorunlu. Bilim Kurulu’nu uyarıyorum; aklın ve bilimin dışına çıkmayın. Aldığınız sorumluluk çıkılmasına da izin verilmemesini gerektiriyor.”

Normal bir ülkede doğruları söylemek bilgi ve anlatım gücü ister. Bizde bunun yanına bir de cesaret istiyor!

Temel işlerinden biri rakamların dilini çözmek olan Polimetre’nin kurucusu Mehmet Günal Ölçer, “Bu rakamlar doğruysa yaşadık” deyip ekliyor:

“Ama istatistik bilimi öyle söylemiyor. Çok yalın bir sağlama yapma yöntemi var. Demokratik gelişmişlik düzeyinin sıralandığı güvenilir sitelerde otoriter ülkelerde salgın etkisiz! Kiminde ölüm bile yok. Virüsün adını yazmak bile yasak. Rakamları genel anlamda gizlemeyen demokrasisi gelişmiş ülkelerde bir milyon kişi başına ölüm 80-120 arası, bizde 30 civarı!”

Göğüs ve solunum hastalıkları uzmanlarının kurduğu Türk Toraks Derneği İstanbul ve Trabzon’da son beş yılın mart, nisan ölümlerini çıkardı. İstanbul’da 6-12 Nisan arasında 2016’da 1389, 2017’de 1464, 2018’de 1460, 2019’da 1425 kişi ölmüş. 2020’de ise 2222!

Bu yıl olağanüstü artış var. Bu rakamlardan sonra TÜİK herkese açık olan ölüm istatistiklerini kapattı. Özel izinle alınabiliyor.

Pandemi hastanesi olarak hizmet veren bir kurumda görevli doktor dün şu bilgiyi verdi:

“Sağlık Bakanlığı ‘şüpheli bulaşıcı hastalık’ diye yeni bir kod gönderdi. Pek çok hastanın ölüm nedeni olarak o kodu yazıyoruz!”

***

Tablo böyle... He konu siyasete alet edilebilir ama sakın sağlıkta yapmayın. 

Aslında bu bakışın küresel olarak öne çıktığı söylenebilir. Salgın, her şey bir yana sağlık sisteminin bugünkü gibi gidemeyeceğini gösterdi. 

Türkiye’deki başarı şu:

AKP’nin sağlıkta tam dönüşümü, yani tümüyle liberalleşmeyi başaramamasının getirdiği bir başarı yaşıyoruz!

İşte Cerrahpaşa... Üniversite hastanelerini etkisizleştirmek için her şeyi yaptılar. Daha iki yıl önce Cerrahpaşa’yı böldüler... Öğretim üyesinden çaycısına Cerrahpaşa çırpındı, direndi... İktidar bana mısın demedi... Tıp fakültesi hastaneleri üvey evlat muamelesine rağmen ayakta kalmak için direndi. Şimdi başlıca başarı haberleri buralardan geliyor.

Elbette bütün dileğimiz hayatın bir an önce normale dönmesi... Ama Bilim Kurulu’nun onayıyla!

Ancak görüyoruz ki, yazılı olmayan bir kanun hükmünde kararname ile korona mayıs ayından itibaren geriletiliyor.

Haziranda ölen ölür, kalan sağlar bizimdir!


Yazarın Son Yazıları

Siyasette bu yaz tufan… 27 Mayıs 2020
Yalnız milyonlar! 17 Mayıs 2020
Silahlar konuşurken... 12 Mayıs 2020
Öyle bir Cumhuriyet ki! 7 Mayıs 2020
Koronadan sonra tufan! 5 Mayıs 2020