Oyların dansı

18 Mayıs 2015 Pazartesi

Türkiye’de her genel seçimin kendince özel anlamı olur. Sürekli virajlardan geçen bir ülke olarak her seçimde görünen virajın sonrası tartışılır.
7 Haziran seçimleri son birkaç seçimden daha farklı bir anlam taşıyor. HDP çizgisi, seçimlere ilk kez bağımsız adaylarla değil, kendi tabelası altında katılıyor.
Saadet Partisi ve Büyük Birlik Partisi, akıllı bir beraberlik oluşturdu.
Bu iki yeni durum, seçimlerin kaderini etkileyecek.
Genel bir gözlem olarak paylaşmak gerekirse, 2002’den bu yana oylarını AKP’ye veren kesimde ciddi bir gevşeme var.Özellikle merkez sağ kökeninden gelip AKP’ye oy veren kesimler bu kez vermeme eğiliminde. Bunu birebir sahada gördüğümüz bir gerçek olarak paylaşıyoruz. Bu oyların nereye gideceği konusunda ise blok bir saptama yapmak zor.
AKP’den çekilen kesim, şunu yüksek sesle söylüyor:
“Artık bunlar gitmeli...”
Peki kim gelmeli sorusuna ise çok net yanıt vermiyorlar. Ama gitmesi gerektiği konusunda kafalar net.

***

HDP’nin barajı aşıp aşamayacağı bu seçimlerin başlıca sorusu. Genel görünüm aşacağını gösteriyor. Çünkü yakın geçmişten farklı olarak büyüklükleri değişen üç oy kaynağı var.
Birinci ve en büyük dilim, geçmişte AKP’ye oy vermiş batıdaki Kürt seçmen. Buradaki akışkanlık kentlerin arka sokaklarında hemen seziliyor.
İkincisi, yine batıda olup HDP çizgisinin bağımsız aday çıkarmaması nedeniyle oy verecek kişi bulamadığı için sandığa gitmeyen Kürt seçmen.
Üçüncüsü ise CHP ve CHP’nin solundaki partilere oy veren, bu kez HDP’nin barajı geçmesini isteyen dilim. Buradan HDP’ye çok oy gitmeyeceği görülüyor. Asıl kaynak geçmişte AKP’ye oy veren Kürt seçmen. Ancak burada da özellikle son 15 gün içinde oluşacak iklim büyük önem taşıyacak.
CHP seçmeni partisinin bildirgesinden memnun, “Kapıları çaldığımızda söyleyecek çok sözümüz var” diyor. Bu durum CHP kadrolarının özgüvenini de yükseltmiş. Kimi CHP’liler, “Önceki seçimlerde seçmen bize partiniz ne vaat ediyor diye sorduğunda onların birebir günlük yaşamlarına hitap eden sözlerimiz az olurdu” diyor.

***

7 Haziran’dan sonrasına ilişkin iki yeni soru var:
1. Koalisyon olur mu?
2. Seçim, hemen yeni seçim doğurur mu?
Koalisyon tartışmasının yükselmesi AKP’nin zayıfladığının göstergelerinden biri. Bunu belirleyecek olan elbette Meclis’teki sandalye dağılımıdır. Seçimlerden önce sanki AKP ile HDP arasında çok bir farklılık varmış gibi gösterilse de aritmetiğin el vermesi durumunda en kolay koalisyonu bu iki parti kurar. Seçim öncesi aralarındaki gerilim biraz kayıkçı kavgası, biraz da seçimin iki ana aktörü AKP ile HDP imiş gibi gösterip CHP’yi gri noktaya çekme çabası.
Seçimin hemen yeni bir seçim doğurması olasılığına gelince...
Bizce çok zor. En erken 2 yıl sonra olur. Zira onca çabanın ardından milletvekili seçilen kişiler yeniden bir seçim olmasını pek istemezler. Bunu kişisel düşüncelerimizin yansıması olarak değil, geçmişte de gözlemlediğimiz milletvekillerinin davranış gerçeği olarak paylaşıyoruz.
7 Haziran’ın şimdiden görünen birinci gerçeği AKP’deki erozyondur. AKP gibi salt iktidar amaçlı toplama partiler ilk erozyonda dağılma sürecine girerler.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Kıbrıs defteri... 21 Temmuz 2021