Söz Ayırır Eylem Birleştirir!

16 Aralık 2012 Pazar

13 Aralık Silivri buluşması, halkla birlikte adalet arayışının meşalesini yaktı.

\n

Latin Amerikada belli bir hedefe dönük toplumsal hareketlerin atasözü haline gelmiş bir deyim vardır:\n

\n

Söz ayırır eylem birleştirir!\n

\n

Bu söylemin Türkiyede de haklılık kazandığı bir dönemden geçiyoruz.\n

\n

2012’nin ülke çapında ses getiren, geniş kesimlerin katıldığı buluşmaları anımsayalım.\n

\n

1 Mayıs, başta Taksim Meydanı olmak üzere Türkiyenin dört bir yanında kutlandı. Katılımın yoğunluğunun yanı sıra yelpazenin genişliği de dikkat çekiciydi.\n

\n

19 Mayıs, her yaştan gencin buluştuğu büyük bir Samsuna çıkış oldu. Kutlamalar farklı mekânlarda olsa bile zemin ortaktı.\n

\n

9 Eylülün 90. yılı bayrak yasağı tartışmasına sahne oldu. İzmirliler, 9 Eylüllerde bayrak çekilir deyip tavrını koydu. Buradaki yasağa toplumsal karşı çıkış 29 Ekimin de habercisiydi.\n

\n

29 Ekim Ulus kutlaması, Cumhuriyetin değerlerinin aşağıdan yukarıya korunacağını ortaya koydu. Ulustan Anıtkabire yürüyüş, korku çemberinin kırılmakta olduğunun habercisiydi.\n

\n

10 Kasım, 29 Ekimin sadece bir tepki gösterme refleksinden ibaret olmadığının kanıtıydı. Anmadan öte, Anıtkabir sözcüğün tam anlamıyla Y-Anıtkabirdi.\n

\n

***\n

\n

Yıl içindeki bu yükselişin ardından 13 Aralık Silivri buluşması geldi.\n

\n

Aslında Silivri, 1 Mayısta, 19 Mayısta, 9 Eylülde, 29 Ekimde, 10 Kasımda da vardı. Bu anmalara ve kutlamalara katılanların önemli bir kesiminin kalbi Silivride atıyordu. Bunu sadece medyaya yansıyan haberlerden değil, bize ulaşan mektuplardan, toplumsal iletilerden hissediyorduk.\n

\n

Silivri buluşması, yıl boyunca bir bayrak gibi yükselen kutlama ve anmaların devamında bir talep haykırışıdır.\n

\n

Silivri buluşması, yükselen bir dalganın uç noktası değil, bir başlangıçtır. Gerçek anlamda adalet arayışının başlangıcıdır.\n

\n

Silivri buluşması, büyük bir vicdan mahkemesidir.\n

\n

Silivri buluşması, aynı yöne bakan insanların hedef ortaklığıdır.\n

\n

Silivri buluşması, gelecek arayışının pusulasıdır. Pusula, hiçbir koşulda karamsarlığa kapılmadan, omuz omuza dinlenmemek üzere yürümeyi göstermektedir.\n

\n

Silivri buluşması, bundan böyle Türkiyenin nabzıdır.\n

\n

***\n

\n

Bu buluşmanın sahibi tüm Türkiyedir. Yukarıda vurguladığımız gibi, bunun bir başlangıç olduğunu unutmamak gerek.\n

\n

Toplumsal meşruiyet zemininde yükselen eylemlerin başarılı olabilmesi için sürdürülebilir olması birinci koşuldur. Bunun için de CHPye büyük sorumluluk düşüyor. Zira CHPnin içinde yer aldığı her toplumsal çıkışın, Mecliste de yankı bulması, korku çemberini kırmada en etkili unsurdur. Aldığım pek çok mektup CHPnin öncülüğünü arıyordu.\n

\n

CHP Genel Başkan Yardımcıları Adnan Keskin ve Bülent Tezcan imzalı, 4 Aralık tarihli, halkı, CHP örgütlerini 13 Aralıkta Silivriye çağıran genelgenin iki cümlesini paylaşalım:\n

\n

Adalet duygusunun olmadığı, hukukun ayaklar altına alındığı bu sürece sessiz kalmayacağız.\n

\n

Silivri Toplama Kampındaki engizisyon intikamcılığına seyirci olmayacağız.\n

\n

Bu iki cümle aynı zamanda hukukun, yargının geldiği noktanın özetidir.\n

\n

Bir konu, sorun olarak masaya konduğunda çözüm başlamış demektir. Sadece gelinen noktanın değil, yapılması gerekenin özeti de bu iki cümledir.\n

\n

Gün, geç oldu güç oldu tartışmasını yapma günü değildir.\n

\n

Silivri buluşmasının mayası tuttuysa, tam zamanında olmuş demektir.\n

\n

Maya tutmuştur.\n

\n

Artık karanlığa karşı, adalet arayışının ateşini söndürmeyeceğiz. Çünkü bu arayıştaki herkes birleşti.

\n

Yazarın Son Yazıları

Sırıtıyor... 22 Ekim 2020
Hukuksal soykırım! 18 Ekim 2020
Bütöv Azerbaycan! 30 Eylül 2020