Sürat köprüsü!

28 Mayıs 2015 Perşembe

Diyanet İşleri Başkanlığı hiç bugünkü kadar siyasetin malzemesi olmamıştı. Koltuğa oturanlar, hangi iktidar döneminde olursa olsun toplumda genel kabul gören kişiler olmuştur. Ancak AKP iktidarının bütün makamları kendine benzetme, devlete değil kendine ait bir kurum haline getirme huyundan bu kurum da etkilendi.
Eskiden Diyanet İşleri Başkanlığı bütçe döneminde biraz kabarık rakamları nedeniyle gündeme gelirdi. Biraz da değişik konularda fetva verdiğinde...
Bugün ise doğrudan Diyanet İşleri Başkanı’nın makamı, makam aracı, harcamaları ve AKP politikalarının yanındaki tutumu ile haber oluyor.
Pek çok dinde olduğu gibi İslamiyette de başlıca kurallardan biri şudur:
İsraf haramdır!
Diyanet İşleri Başkanı’na trilyonluk makam aracının verilmesinin ardından konunun kamuoyunun ağzında sakız, Maliye Bakanı’nın avucunda çerez haline gelmesiyle birlikte uygun olan, aracın iade edilmesiydi. Öyle anlaşılıyor ki Görmez de bu eğilimdeydi. Ancak kendisini oraya atayan tersini düşünüyordu. Büyük bir projenin eseri olarak Görmez’in hizmetine trilyonluk zırhlı araç sunuldu. Tartışma büyüyünce doğal olarak araç da büyüdü. Yanına bir de uçak verilecek.

***

Erdoğan yaptığının ne kadar doğru olduğunu anlatmak için Papa’yı örnek verdi. Papa’nın da uçağı vardı, zırhlı araçları vardı. Diyanet İşleri Başkanı’nın neden olmasındı.
Etrafındakiler Erdoğan’a söylemez, söylese de dinlemez, ama biz kamuoyuna aktaralım... Papa her şeyden önce o koltuğa seçimle geliyor. Seçim bazen haftalar sürüyor. Herkes seçimin tamamlandığı haberini almak için bacadan yükselecek dumanı bekliyor. Son Papa 1. Franciscus öncekilere oranla kısa sürede iki günde seçildi. 115 kardinalin oyuyla 266. Papa oldu. Böylece 1.5 milyarlık Hıristiyan âleminin ruhani liderliğini üstlendi.
Papa aynı zamanda devlet başkanı statüsünde. Roma’nın ortasındaki 44 kilometrekarelik Vatikan devletinin başı.
Papa ve maddi olanaklarının ayrıntılarına girersek hem sütun yetmez hem Erdoğan’ın ağzı fazlasıyla sulanır. Girmeyelim.

***

Erdoğan ufuk tanımadığı için Papalıkla Diyanet İşleri’ni karşılaştırıp, Görmez’i uçağa bindiriyor ama Papalığın genel anlamda bütün Katolik dünyasını birleştirme gücüne ulaştığı ortada. Oysa İslam dünyasında sınırları yan yana olup, iyi geçinen üç ülke bulmak olanaksız. Kaderin cilvesine bakın ki, İslam ülkeleriyle en kötü ilişkimiz kendisine dini referanslar atfeden AKP döneminde. Zira AKP için din de tıpkı demokrasi gibi amaç değil araç.
Her şeyi araç olarak görürseniz doğal olarak aklınız fikriniz araçta olur. Bu kadar hırsa zırhlı Mercedes yetmez, uçak havuzu da gerekir.
Erdoğan’ın bütün sülalesiyle birlikte Diyanet İşleri’nden, Yüksek Seçim Kurulu’na kadar etrafındaki kadroların sırat köprüsünden nasıl geçeceği de tartışma konusu.
Ancak bu tartışma Erdoğan’ın kendisi için geçerli değil...
Zira onun için sırat köprüsü değil sürat köprüsü var. Bakalım bu hızla nereye çarpacak!


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Tayyiban... 25 Temmuz 2021