Temizleyici kiri!

20 Mayıs 2021 Perşembe

Türkiye’de güncel yazı yazmanın başlıca sıkıntısı şu:

Hangi konuyu yazacağınıza karar vermekte zorlanıyorsunuz. Yazı aramızda önceki akşamdan dün sabaha bugün için yazılabilecekleri sıralarken beşi geçince durduk! 

Bu kadar yeter, bunlardan birini seçmek gerek!

Yazıya geçelim...

Önceki akşam TBMM’de bir oylama yapıldı. Ticaret Bakanlığı’ndan alınan Ruhsar Pekcan’la ilgili iddiaların araştırılması için muhalefetin verdiği önerge, AKP ve MHP’nin oylarıyla reddedildi. 

Aslında böyle bir araştırmayı Pekcan’ın kendisinin istemesi gerekirdi. Ancak bunu istemesi zor değil, olanaksız. Zira buna ilişkin kararı kendisi veremez! Çünkü hakkındaki iddiaların bir ucu Cumhurbaşkanlığı kararına dayanıyor!

Ruhsar Pekcan olayı tarihe şöyle geçecek:

Temizleyici ticaretindeki kirliliğin gizlenmesi!

***

Devlet kurumları Ruhsar Pekcan’la 2016 yılından beri tanışıyor. 4 Kasım 2016’da Gümrükler Genel Müdürlüğü alt birimlere şu yazıyı gönderiyor:

“Ruhsar Pekcan isimli şahıs Emine Erdoğan hanımefendinin adını kullanarak gümrüksüz eşya ithal edebilir. Teyakkuzda olunuz.”

Bu bilgi devletin ilgili birimlerine gittikten sonra iktidar şu kararı vermiş görünüyor:

Tam bakan yapılacak insan!

Öyle ya, medeni cesaret var, nüfuz kullanma var, yasaları aşma isteği ve yeteneği var, devlet büyüklerine yakın durma eğilimi var...

Daha ne olsun!

Pekcan, bu yazıdan yaklaşık iki yıl sonra Ticaret Bakanı oluyor. Aradaki başarılarını bilmiyoruz. Zaten araştırma izni de verilmedi. Ancak 11 Mart 2020’de resmen ilan edilen pandemiyle mücadele Pekcan’ın sadece şahsını değil, tüm aileyi heyecanlandırdı. 

Kural neydi? Maske, mesafe, temizlik.

Temizlik için temel şart ne? 

Temizlik malzemeleri.

İşte bu işe giriyorlar ailecek. 

İlk satışı nereye yapmalı?

Bu da soru mu; elbette Ticaret Bakanlığı’na. 

Sadece bu bakanlığa satış yapmak yeter mi?

Elbette yetmez. Başka bakanlıklara, AKP’li belediyelere, okullara da vermek gerekli.

Bunun için bu sektördeki 20 büyük firmadan daha ucuz fiyat verilmeli ki kimse bir şey diyemesin.

Ne yapmalı? 

Dezenfektan maddesi ithalatındaki yüzde 18’lik KDV’yi indirmeli. İndirmeli ama bundan öteki firmalar yararlanmamalı. Sadece Pekcan ailesinin ithal ettiği orandaki maddeye yüzde 8 KDV, ötekilere yüzde 18. Tam adrese teslim indirim.

Bu KDV değişikliği nasıl yayımlanıyor?

Elbette Cumhurbaşkanlığı kararıyla!

Ticaretin maddi boyutu ne kadar? 

Sadece Ticaret Bakanlığı ile 9 milyon lirayı bulduğu söyleniyor. Öteki kurumlara ne kadar satıldı bilinmiyor.

Soralım:

Ticaret Bakanı kendi firmasıyla bir devlet kurumuna dezenfektan satmak istiyor. Buna hayır diyecek, sizden değil öteki firmadan alacağım diyecek bir kurum temsilcisi çıkar mı?

Çıkmaz...

Bilinen kısmı bu kadar olan bir olay hakkında TBMM, soruşturmama, konuyu kapatma kararı aldı.

***

Pekcan olayında yeni sistemin kopukluklarını ve denetim olanaksızlıklarını da görmüş olduk.

Bakanlar milletvekili olmadığı için Meclis’le de hiç bağı olmuyor. Önceki gece Meclis’teki oylama Pekcan’ın umurunda bile olmadı!

Önceden Meclis’in onda biri imza ile bir bakan hakkında Meclis Araştırması istenebiliyordu. Bugünkü tabloda 60 imza yeterliydi. Şimdi salt çoğunluk, yani 301!

Yüce Divan için ise 401 gerekiyor.

Hal böyle olunca Pekcan olayı ile ilgili Meclis’e dilekçe vermek bile mevcut aritmetikle olanaksız.

Dezenfektan olayının arkası hayli kirli görünüyor ama Meclis iyi bir temizleyici!

Bir de Meclis işlevsiz diyorlar!


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Devr-i sadık yaratıldı! 10 Haziran 2021
Saray - Soylu - sürgün! 9 Haziran 2021
Akbabalar iktidarı! 6 Haziran 2021