Tunç Soyer ile ‘İzmir modeli’ üzerine

13 Haziran 2021 Pazar

Geçen hafta sonu İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı, 1980’lerden bugüne kardeşliği paylaştığımız sevgili Tunç Soyer’le çay-kahve içimi sohbet ettik. Sabahtan Ödemiş’e gideceğini, öğleden sonra görüşebileceğimizi söyleyince, “Görüşme saati sarkar” diye düşündüm. Yanılmadım. Ödemiş, Küçük Menderes geleni hemen bırakmaz. 

Tavuk bir yumurtlar yedi mahalle duyar, balık binlerce yumurta bırakır, sessizce yoluna devam eder. 

Soyer’in Seferihisar’dan sonra Büyükşehir’de yaptıklarından genel olarak haberdardık ama pek çok alanda “İzmir modeli” başlığıyla anlatılabilecek adımlarını dinlemek umut vericiydi. 

Her şeyden önce koltuğun insanı değiştirmemesi, bugünkü Türkiye’de önemli bir irade. Soyer, her zamanki nezaketi, güler yüzü, enerjisi ve heyecanıyla koşturuyor. 

***

İzmir Türkiye ortalamasının üzerinde göç alıyor. Bunu karşılayacak kentsel büyümenin planlanmasını, deprem ve sel gerçeğini göz ardı etmeden yapmak kaçınılmaz. Bunun için ilk iki şart, akıl ve bilim. Soyer, bunlarla yürüyor.

İzmir’in etrafında Bakırçay’dan Küçük Menderes’e ondan fazla irili ufaklı ova var. İzmir’in il nüfusunun 1.5 milyonu kırsal kesimde yaşıyor. “Başka bir tarım mümkün” stratejisiyle atılan adımlar meyvelerini çoktan vermiş. Tarımın öteden beri dillendirilen genel sorunlarına İzmir ölçeğini de aşan çözümler başlamış. 

Türkiye’de tüm su kaynaklarının yüzde 75’i tarımda, yüzde 10’u içme suyunda kullanılıyor. Bilinçsiz su kullanımı beraberinde hem kuraklığı hem de verim düşüklüğü getiriyor. İzmir, verimi daha da artırarak tarımdaki su kullanımını yüzde 50’ye varan oranda azaltma yolunda. Örneğin, kimi yerde hiç su istemeyen çavdar üretimi, kimi makilik alanda keçi besleme öne çıkmış. Yılın 12 ayı üretim yapılabilecek alanlarda su kaynağına göre ürün desenleri oluşturulmuş. 

Tohumda çağdaş gelişimi göz ardı etmeksizin ata tohumlarına öncelik verilmiş. 

Üreticinin kooperatifleşmesi, tüketici için de büyük avantaj. İzmir bunu sağlamış. Sadece kooperatif ürünü satan şu aşamada 8 merkez açılmış. Burada 17’si İzmir’in, 10’u başka illerin kooperatifinde üretilen 300’den fazla ürün satılıyor. Bu anlamda İzmir modeli öteki illere de açılmış. 2020 başında “Halkın Bakkalı” adıyla başlayan proje şimdi adrese teslim satışa da geçmiş.

İzmir’de belediye meclisi, İstanbul ve Ankara’dan farklı olarak başkanın elini güçlü kılan bir yelpazeye sahip. Ancak Soyer, kararların oybirliği ile geçmesine öncelik veriyor. Çoğunda başarıyor da. 

İlk aşamada Almanya’nın beş kentinde açılan İzmir ofislerine yenileri de eklenerek dünyaya daha fazla açılma hedefleniyor. 

***

31 Mart 2019 yerel seçimlerinden sonra İzmir, Aydın, Muğla, Eskişehir, Hatay, Tekirdağ’ın yanı sıra İstanbul, Ankara, Adana, Mersin, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Millet İttifakı’nın desteklediği CHP’li başkanlarca yönetilmeye başlaması, bir algıyı da kırdı. 

Baskı kurmaktan yardım dağıtmaya iktidarın her türlü yöntemi kullanmasına karşın seçmenin bu tercihi genel seçimler için de önemli. 

CHP’li başkanlar iktidarın, “Onlar halktan, hizmetten anlamaz” propagandasını kırdı. 

Şimdi tablo tam tersi. Artık AKP mutlu azınlık hükümeti.

CHP’nin yereldeki başarıyı büyütüp, iyi anlatıp, sahiplenip, genel iktidara ulaşma yolu açık. 


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları