Türküleri yakanlar yasaları yapanlardan güçlüdür!

20 Ocak 2022 Perşembe

Sanatçılar yetiştiren sanatçı Sezen Aksu’ya beş yıl önceki bir şarkısı nedeniyle başlatılan linç girişimi iktidar kültürsüzlüğünün geldiği noktayı özetliyor. Görülüyor ki bu düzeye kadar indiler.

Bu girişimi başlatanların, destekleyenlerin ya halktan hiç haberi yok ya da gündem değiştirip iktidara yaranmada sınır tanımıyorlar. 

Tartışma konusu o kadar akıldışı ki! Özü şu:

Sezen Aksu Adem’le Havva’ya cahil dedi! Böylece hem dine hakaret etti hem halkı kışkırttı!

Eğer şarkılarımızdan, türkülerimizden olmadık anlamlar çıkarmaya kalkarsan...

Şu türküyü nereye koyacaksın:

“Minareden at beni / İn aşağı tut beni...”

“Burada ezanın okunduğu yer, oynaş yeri gibi gösterilmiş, hakaret var” mı diyeceksin?

Şu şarkıyı nereye koyacaksın:

“Seninle cehennem ödüldür bana / Sensiz cennet bile sürgün sayılır...”

“Burada cennet, cehennem kavramları kişisel tercih haline getirilmiş, aşka alet edilmiş, hakaret var” mı diyeceksin?

Ya “Kahpe felek sana nettim neyledim” türküsünü  nasıl yorumlayacaksın?

Sezen Aksu’nun şarkı sözlerini iki kez okudum, acaba zorlanarak çıkarılacak bir anlam var mı diye... Niyet suç üretmek olduktan sonra iş değişir tabii! O zaman bir şarkı sözleri mahkemesi kurun, orada aklanmayan şarkıyı çıkarın!

***

İngilizler geçen yıllarda şöyle bir tartışma açmışlar:

Bizim son 500 yılda ortaya koyduğumuz en büyük değer nedir?

Kimi üzerinde güneş batmayan imparatorluk demiş... Kimi sanayi devrimini göstermiş...

Sonuçta kazanan şu olmuş:

Shakespeare...

Bir edebiyat sanatçılarını “en büyük” olarak seçmişler.

Bunu ilk okuduğumda o ünlü Çin sözü aklıma gelmişti:

Bir yıl sonrasını düşünüyorsan, bir tohum ek.

On yıl sonrasını düşünüyorsan, ağaç dik.

Yüz yıl sonrasını düşünüyorsan, toplumu eğit.

Bu söze bizim bir eklememiz var:

Bin yıl sonrasını düşünüyorsan, sanatçı yetiştir.

Sezen Aksu hem kendi sanat gücüyle ayakta kalmış hem de Sertap Erener’den Levent Yüksel’e, Emre Altuğ’dan Aşkın Nur Yengi’ye, Yıldız Tilbe’den Hande Yener’e kadar onlarca sanatçının önünü açarak katkıda bulunmuş bir kişi. 

Sezen Aksu’nun insanın neredeyse bütün duygularına seslenen şarkıları var. Böylesi sanatçılar kolay yetişmiyor. Yetişse de ayakta durmaları kolay olmuyor. Sanatçıların düşünceleri, davranışları zaman zaman iktidarlarla ters düşebilir ya da çakışabilir. Onları olduğu gibi kabul etmek, edebilmek toplumsal gelişmişliğin, genel hoşgörünün bir göstergesidir. Azra Erhat’ın, Can Yücel’in mezarına yapılanlar bu konudaki negatif örnekler...

***

Sezen Aksu’ya yönelik saldırılara daha geniş ölçekten bakınca tablo şu:

İktidar her alanda olduğu gibi sanatta da, “Ben varsam vardır, yoksam yoktur” diyor. Zaman zaman ödüller verirken çerçeveyi azıcık genişletiyorlar, o kadar!

Siyasette kara mizahın kalkması da bunun sonucu. Her eleştiri, terör faaliyeti olunca geriye ne kalır ki?

Oysa sanat gelişmişliğin, uygarlığın hem sonucu hem kökü.

Her şey bir yana bizim topraklarımızda gerçek şudur:

Türküleri yakanlar, yasaları yapanlardan güçlüdür!

Tarih boyunca böyle oldu, bugün de böyle olacak.

Enseyi karartmayalım... Sanata, sanatçılara dinleyerek, izleyerek, etkinliklerine katılarak destek verelim... 


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları