Uğur Mumcu üretmeye devam ediyor hâlâ...

28 Ocak 2021 Perşembe

Salgının sosyal yaşamı etkilemesiyle dijital dünyanın uzaylaşması farklı birleşimler yarattı.

Uğur Mumcu’nun katledildiği 24 Ocak’la Muammer Aksoy’un katledildiği 31 Ocak arasında her yıl düzenlenen “Adalet ve Demokrasi Haftası” bu yıl dijital platformlarda sürdürülüyor. Etkinlik programlarında “Zoom üzerinden”, “YouTube hesabından”, “Skype bağlantısıyla” gibi katılım hatları var.

Uğur Mumcu’ya yakışır bir anma ortamı...

Uğur Mumcu, Türkiye’de bilgisayarı gazeteciliğe katan ilk kişi. “Tarayıcı” sistemlerini daha Türkiye’ye gelmeden kullanmaya başlamıştı. Konferans için ya da haber peşinde yurtdışına gittiğinde gazeteciliğe katkı sağlayacak yeni cihazlar arardı.

O dönem için çok yeni olan küçük ses alma cihazlarından getirdiğinde şaşırmıştık.

***

Dijital platformlarda anmaların bazılarında konuşmacıydım. Denizli ADD’den Berlin CHP Birliği’ne, Ankara CUMOK’tan CHP İstanbul Gençlik Kolları Uğur Mumcu Gazetecilik Atölyesi’ne kadar geniş bir yelpaze vardı. Özellikle gençlerin sorduğu sorular, “Uğur Mumcu yaşıyor” duygumuza güç kattı. Hepsi Uğur Mumcu öldürüldükten sonra doğmuştu. Onun nasıl gazetecilik yaptığını, konuları nasıl seçtiğini, korku duvarını nasıl aştığını, bugün yaşasaydı yazacaklarını sordular.

Sık sorulan soruların başında şu geliyordu:

O günlerden bu günleri nasıl gördü?

Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz” sözü Uğur Mumcu ile bütünleşti. Uğur Abi bunun yanında şu sözü de sık kullanırdı:

Gazeteci her şeyi bilen kişi değildir, hangi bilgiyi nerede bulacağını bilen kişidir.

Bu bağlamda Uğur Abi’nin haber kaynakları çok zengindi. Bunları kendi kimliği, kişiliği, çalışkanlığı, dürüstlüğüyle edindi. Böyle bir gazeteciye bir süre sonra elbet haber ve bilgi de akmaya başlar.

Uğur Abi sağlığında 24 kitap yazdı. Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı (um:ag) köşe yazılarını konularına, yıllarında göre derleyip bir araya getirdi. Sağlığının iki katını aşan kitap oldu.

Uğur Mumcu’nun üretimi bitmedi. Şimdi de um:ag Cumhuriyet Kitapları işbirliğiyle Cumhuriyet’teki yazılarından yeni kitaplar basılıyor. Sevr-Lozan ikileminden laiklik tartışmalarına kadar Uğur Mumcu üretmeye devam ediyor hâlâ. “Kalpaksız kuvvacı” karanlığa karşı aydınlık sayfalar açmaya deva ediyor hâlâ...

TRT de Uğur Mumcu’yu arşivden silmeye kalkmış. Horoz, ötmezse sabahın olmayacağını sanırmış. TRT bu yanlışı düzelteceğini açıkladı. İzleyeceğiz.

***

Uğur Mumcu’nun yaşamını yazarken konuştuğum arkadaşları onu öylesine gerçekçi anlattılar ki... Paylaşmak isterim.

Ali Sirmen:

Uğur bir Cumhuriyet ordusudur. Uğur, bir Kemalistti, kuvvacıydı, emekten yanaydı, sosyalistti. Bütün bunlar bir arada olur mu, sorusunun cevabı kendisiydi.

Altan Öymen:

Uğur müthiş çalışkan bir adamdı. 1900’lerde doğsa kesin Sivas Kongresi’nde olurdu. Uğur’un cenazesi bir başka doğumdur.

Emin Çölaşan:

Uğur gelmiş geçmiş en büyük gazetecidir. Gerçeği yazma konusunda hiç sansürü yoktu. Bilgili, yürekli, cesur, katıksız bir Atatürkçüydü.

Hasan Fehmi Güneş:

Uğur’un katli bir karşıdevrim hareketidir.

Rutkay Aziz:

Uğur Mumcu’nun içinde bir yanardağ coşkusu vardı.

Selda Bağcan:

Uğurlar Olsun türküsünü on dakikada besteledim. İçimden dökülüverdi. Keşke katletmeselerdi de bestelemeseydim.





Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları