Van’da 5 Korku

05 Aralık 2011 Pazartesi
\n

\n

Anadolunun tarihinde onlarca büyük deprem var. Her biri ciddi yıkımlara neden olmuş, can ve mal kayıpları yaşanmış.

\n\n\n

Depremlerin ardından yöre halkı devletin de desteğiyle yeniden toparlanmış, yıkılan kentini yeniden kurmuş. Yaşadığı topraklarla bağını kesmemiş.

\n

Van depremi sonrasında 1.5 aydır olanlara baktığımızda şöyle bir yorum yapabiliriz:

\n

Çağın olanaklarına göre en başarısız afet yönetimlerinden biri.

\n

***

\n

Vanda bugün 5 korku birden yaşanıyor.

\n

Sayalım...

\n

Deprem korkusu: Yöneticiler fay hatlarına talimat verdiler; Bir kez sarstınız, bir daha kırılmayındiye! Bunun sonucunda da herkese evlerine gitmelerini, bir daha şiddetli deprem olmayacağını söylediler. Ama fay hattı dinlemedi! Zaten çok az olan güven iyice sarsıldı. Yeni bir deprem olur mu sorusu akıllardan gitmiyor.

\n

Yangın korkusu: Vandan neredeyse her gün bir yangın haberi geliyor. Çadırlar yanıyor, depremden kurtulan, yangından kaçamıyor. Zira çadırlar 2. Dünya Savaşındaki yöntemlerden kalma, içine konan ısıtıcı, teknolojinin son harikası. Traktöre uçak motoru takıp yürüdiyorsunuz!

\n

Açlık korkusu: Japonlar tüm dünyaya öğrettiler ki; büyük felaketlerde en önemli şey organizasyon. Ne kadar çok yardım gelirse gelsin onu düzenli ve dengeli dağıtamazsanız, sorun çözümlenmemiş oluyor. Çocukların ellerinde kovalarla yemek dağıtım aracının ardından koşturması yürek yaralayıcıydı.

\n

Soğuk korkusu: Haberlere yansıyan o ki; prefabrik konutların her tarafı kapalı, havalandırma sorunu var; çadırların da neredeyse her tarafı açık, korunma sorunu var.

\n

Çözüm ne?

\n

Mayısa kadar idare edin!

\n

Hırsızlık korkusu: Büyük bir acıyı birlikte yaşayan Vanlılar, her şeye karşın birbirlerine konduramıyorlar, ama canı yananlar feryat ediyor; Evimiz az hasarlıydı, güvenemedik çadıra gittik. Gece evimizi soymuşlar. Dışarıdan organize olup gelenler olmuş.”

\n

Haberlere göre, aileler birleşip nöbetleşe, evlerini, sokaklarını korumaya çalışıyor.

\n

***

\n

Türkiye Van gibi orta büyüklükte bir kentinin deprem yarasını saramayacak bir ülke değil.

\n

Sorun şu:

\n

Devlet kurumları arasındaki uyum ve ortak işleyiş büyük ölçüde erozyona uğradı.

\n

Buna bir de denetim mekanizmalarınınişlevsizleşmesi eklenince ortaya hâlâ kanamakta olan Van yarası çıkıyor.

\n

Depremin ilk 1-2 gününde demeçlerle, zorlama görüntülerle estirilmeye çalışılan hava şuydu:

\n

Vana hükümetimiz anında müdahale etmiştir. Devlet kurumlarımız derhal harekete geçmiştir. Tüm yurttaşlarımıza ulaşılmıştır. Çadır, battaniye, yiyecek, her türlü ihtiyaç karşılanmıştır. Hiçbir ülkenin yardımına ihtiyaç duyulmayacak ölçüde hızlı ve organize hareket edilmiştir.

\n

Birinci hafta dolmadan görüldü ki bunların hiçbiri gerçek değil. Başlangıçta olumsuz haber vermekten kaçınan yayın organları bile gerçekleri gizleyemez hale geldiler.

\n

Geçmişteki hiçbir depremde olmayan bir şey yaşanıyor; bir kent göçüyor.

\n

Demokrasinin denetim mekanizmalarının iyi işlediği bir ülke olsaydık, Van depreminden en büyük hasarı hükümetin, hükümet etme anlayışının gördüğü ortaya çıkardı.

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Ş-ahlanış! 17 Ocak 2021
Demoktatörlük! 13 Ocak 2021
AİHM’den Uludere’ye! 27 Aralık 2020