Ve nihayet Soylu yargıyı harekete geçirdi!

07 Temmuz 2021 Çarşamba

2 Mayıs’tan beri Türkiye gündeminin bir parçası da suç örgütü lideri Sedat Peker’in videoları ve mesajları oldu. O gün başlayan açıklamalar serisinde Türkiye’nin yakın geçmişinde yaşanan kimi olaylarla ilgili bilinen bilinemeyen pek çok boyut, “kaynağından” kamuoyuna aktarıldı.

Her video Troya’nın katmanları gibi öncekinin üstüne çöktü. Ne yazık ki kamuoyunda yankı bulan olaylar yargıda karşılık bulmadı.

Yargı tarafına bakınca söylenmemek elde değil:

Bağır bağır, herkes sağır!

Mübarek, s-ağır ceza mahkemesi!

Peker diyor ki:

- Faili meçhul cinayetlerin odağındaki isimler bu iktidar tarafından kollanıyor!

Yargıda ses yok!

Peker diyor ki:

- Sezgin Baran Korkmaz’ın tüm mal varlığı iade edildi. Yurtdışı yasağı kalktı. İçişleri Bakanı’yla görüştüğü günün ertesinde yurtdışına kaçtı. 

Baran’ı Amerika, Avusturya’da yargılatıyor. Bizim yargıda ses yok. İçişleri Bakanı Soylu’dan hiç yok.

Peker diyor ki:

- Uyuşturucu ticaretinin trafiğinde eski başbakan, AKP Genel Başkanı Binali Yıldırım’ın oğlu Erkam devrede.

Yargıdan ses yok! İktidardan ve Soylu’dan hiç yok!

***

Benzer onlarca örnek var. Hiçbirinde ne yargıyı harekete geçiren var ne yargının resen harekete geçtiği var ne de Soylu gibi hakkında iddialar bulunan kişilerin yargıya başvurduğu var.

Önceki güne kadar böyle geldi. Ama böyle devam etmedi.

Soylu, nihayet suç duyurusunda bulundu.

Yok yok iddialarla ilgili değil, bunları haber yapan, olayların perde arkasını araştıran, yeni gelişmeleri haberleştiren, yorumlayan Cumhuriyet gazetesiyle ilgili.

Soylu, Cumhuriyet’ten 1 milyon lira istiyor.

Cumhuriyet için iyi para. Ama orta büyüklükte, kamu-özel pek çok kuruma hizmeti olan bir sigorta şirketi için para değil!

Meslek yaşamımda aldığım ilk derslerden biri şuydu:

Genç bir gazeteci olarak bir kurumda yaşanan yolsuzluğu haberleştirmiştim. Gazete manşetten vermişti. Kurumun tepesindeki yönetici beni aradı, “Bunun üstüne gideceğiz” dedi. Ben de haberimiz ses getirdi diye içten içe sevinirken şöyle devam etti:

“Sana bu haberin belgesini kim verdi, mutlaka bulacağız!”

O günden bugüne demokrasi daha da gelişti, basın özgürlüğü ilerledi. Her gerçeği yazabilirsin, cezasını çekmek şartıyla!

MHP destekli Soylu, AKP içinde yalnız kalınca taktik değiştirmiş görünüyor. Peker, Erdoğan’a yönelse hemen öne atılıp “Reisimizi kimseye yedirmeyiz” diyerek kalkan olacak, yer edinecekti. Peker, “Tayyip Abi”den beklentisini sürdürdüğü için bu plan işlemedi.

Şimdi AKP’de de taraftar bulacak bir karşıt üretmek gerek.

***

Suçlu bulundu:

Cumhuriyet gazetesi!

Soylu, “Cumhuriyet’in şu haberi gerçek değil” deme hakkına elbette sahiptir. Biz de çıkar haberimizi anlatırız. Bunun yerine 313 haber ve köşe yazısını toplayıp “Burada hakaret var” diyor!

Cumhuriyet’i baskıyla, hapisle korkutamayacaklarını biliyorlar.

Cumhuriyet’in ölümle bile susmayacağını biliyorlar.

Uğur Mumcu hâlâ haykırıyor:

Benden daha çok çekeceksiniz!

Bir gün o tuğlayı çekeceksiniz!


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları