CHP’nin 2011 Enflasyon Değerlendirmesi

10 Ocak 2012 Salı
\n\n\n

Faik Öztrak 2011 yılı enflasyon rakamlarını değerlendirirken önemli analizler ve tespitler yapmış. Bunları sizinle paylaşmak istiyoruz.

\n

Enflasyonun gidişatı \tiyi değil

\n

4 2011’in Aralık ayında TÜFE, 2003 yılından bu yana yayımlanan mevcut seride, en yüksek aralık enflasyonunu kaydederek yüzde 0.58 artış göstermiştir. 2003 yılında enflasyon rakamı 0.43’tü.

\n

4 İkinci rekor ise 12 aylık enflasyonda yaşandı. Mevcut seride son sekiz yılın en yüksek enflasyonu 2011de gerçekleşti. 2011’de enflasyon, bir önceki yıla göre, 4 puanın üzerinde artarak yüzde 10.45e yükseldi. 2011 enflasyon hedefi yüzde 5.5ti.

\n

4 2011’de üretici fiyatları ise yüzde 13.3 artarak 2004ten bu yana en yüksek artışını göstermiş oldu.

\n

Bunun sebeplerini Faik Öztrak şöyle sıralıyor:

\n

4 Enflasyondaki rekorların gerisinde büyük ölçüde döviz kurunda yaşanan gelişmeler var. Merkez Bankası, geçen yıl, yaptığı değerlendirmelerde kurdan enflasyona geçişkenliğin Türkiyede azaldığını söylese de döviz kurundaki gelişmeler enflasyonu halen yakından ilgilendiriyor.

\n

4 Son bir yılda TL, kur sepeti (0.5 $+0.5 ) karşısında yüzde 22 değer kaybetti. Değer kaybının 2011 yılı boyunca sürdüğü dikkate alındığında TLdeki değer kaybının enflasyona etkisinin ilerleyen aylara da yansıması olası. Nitekim bu kaygı, geçen yılki söyleminin aksine, Merkez Bankasının döviz kuruna müdahalelerinin gerekçesine de yansıyor. Merkez Bankası 2 Ocak 2012 tarihinde yayımladığı İstisnai Günlerde Uygulanacak Para Politikası duyurusunda dövize doğrudan müdahalelerin gerekçesi olarak döviz kurundaki iktisadi temellerden kopuk hareketlerin enflasyon beklentilerini bozmasına izin vermemek olarak açıkladı.

\n

4 Döviz kurunda iktisadi temellerden kopuk hareketlergerekçesi, yaşananlar dikkate alındığında tartışmalı olduğu kadar gerçekçi de görünmüyor.

\n

4 TLde yaşanan değer kaybının sürekliliği, cari açık nedeniyle döviz talebinin sürmesi, kısa vadeli dış borç ödemelerinin büyüklüğü, 2011in son işlem günü başlayan ve 2012nin ilk işlem günlerinde devam eden yoğun müdahaleye karşın döviz kurunun bir türlü gevşememesi gibi hususlar müdahalenin gerekçesini büyük ölçüde zayıflatıyor.

\n

4 Gerekçedeki zayıflığa rağmen, enflasyonun geldiği yüksek düzey, bu konuda asli görevli Merkez Bankasını da nihayet rahatsız etmeye başlamış görünüyor. Bu rahatsızlıkla Merkez Bankası döviz kurunu yeniden çapa yapmaya çalışıyor. En azından verdiği görüntü bu...

\n

4 Enflasyon tutmaz ise yazarsın bir mektup olur biteryaklaşımından bu noktaya gelmek de önemli...

\n

4 Ancak izlenen bu politikanın iç ve dış olmak üzere iki temel kısıtı mevcut. Dışarıda işler kısa vadede çok yatışacak gibi görünmüyor. Bazı ülke borçlarının iskonto edilmesi ve Avrupa bankalarının yeni sermaye ihtiyacı, bizim gibi ülkelere akacak fonları büyük ölçüde sınırlandırıyor. Dolayısıyla daha önceden alışılan kura yaslanarak enflasyonu kontrol etme politikası uluslararası likiditedeki daralma nedeniyle artık mümkün değil.

\n

4 İç kısıt ise Merkez Bankası rezervlerinin düzeyi. Rezervler benzer ekonomilerle kıyaslandığında oldukça düşük düzeylerde.

\n

4 Merkez Bankası net rezervleri halen yüksek sayılmakla birlikte; rakamlar bankanın manevra alanının giderek daraldığını gösteriyor.

\n

4 Merkez Bankası söz konusu iç ve dış kısıtları kısa vadede TL likiditeyi sıkılaştırmak suretiyle aşmaya çalışıyor. Böylece dövize talebin TL maliyetini arttıracağını düşünüyor. Nitekim kâğıt üstünde yüzde 5.75 olan politika faizi, uygulamada yüzde 12.5e geldi. İkincil piyasada referans borçlanma kâğıdının faizi de yüzde 11.8e kadar çıktı.

\n

4 Merkez Bankasının bu fiili faiz hamlesi Hazinenin borç dinamiklerini de yakından ilgilendiriyor.

\n

CHP bu rakamlardan \t kaygı duyuyor

\n

Faik Öztrak, 2011’i enflasyonda rekorlarla kapadık. Yeni yıla ise enflasyonu yeniden hatırlayan veya en azından öyle görüntü veren, bir Merkez Bankası ile girdik ve dışarıda haberler nispeten yumuşamakla beraber işler halen karışık. Ekonomik sorunlara, sınırlarımızda yeni siyasi belirsizlikler de ekleniyor. İran ve Hürmüz Boğazı üzerinde başlayan belirsizlikler petrol fiyatları başta olmak üzere emtia fiyatlarını olumsuz etkileyecektirdiyerek kaygılarını ortaya koyuyor.

\n

2012 ekonomisinin sıkıntılı geçeceğini düşünerek tedbirli olmakta yarar var...

\n\n

Yazarın Son Yazıları

İnsan Olmak! 4 Mart 2014
Bir Umrenin Ardından 25 Şubat 2014