Vicdan Sorunların Çözümüdür, Ama Ara ki Bulasın

02 Ağustos 2011 Salı
\n\n\n

Son günlerde yaşanan olaylar ve ekonomide görülen olumsuz gelişmeler karşısında söylenenler, analizler ve değerlendirmeler, vicdanve gerçek adalet kavramlarını yeniden tartışmak gereğini ortaya koyuyor.

\n

Askerlerin son durumuyla ilgili söylenenler, hele Batıdan özellikle ABDden gelen değerlendirmeler insanın içini acıtıyor. ABD diyor ki: Ordu gücünü ve itibarını kaybetti.Oysa meşru güç ve itibarı kaybedilmemesi gereken önemli değerlerdir. Hele jeopolitik yönden çok önemli koridor ülke durumunda iseniz, ekonominiz bağımlı bir ekonomiyse, üreten ekonomiye geçiş için önünüzde engeller var ise bor madeninizi çıkaramıyorsanız, içinizde onlarca sorun varsa ve bu sorunlar da zaman itibarıyla büyütülüyorsa, vatan hainleri çoğalmışsa, milletimiz hâlâ durumun vahametinin farkında değilse bu durumda askerimizin gücü ve itibarının kaybedilmesi, azalması bir yana arttırılması gereken bir milli payda değil midir?

\n

Ülkelerin esas güçleri ekonomisi ve ulaştığı uygarlık seviyesi ile ölçülür. Ama tüm büyük ve güçlü devletler ekonomi ve diğer güçleriyle yapamadığını askeri güçle yapar. İşte Irak, Libya, Afganistan. Dolayısıyla en güçlü devlette bile askeri güç itibarsızlaştırılacak ve kaybettirilecek bir güç değildir. Hele bizim gibi hassas toplum yapısı, konumu ve tarihsel dokusu herkesi rahatsız eden ülkeler için askeri güç ekonomik güç kadar önemlidir. Ordunun gücü ve itibarı biterse 1 trilyon dolar milli geliriniz de olsa önem arz etmez.

\n

İşte burada vicdan devreye giriyor. Vicdanı olan siyasetçi, askeri için böyle değerlendirme yapar mı? Vicdanı olan savcı Allahın başka gününde yakalama emri çıkarmaz mı? Vicdanı olan hâkim bir fakülte bitirme süresi kadar güneş yüzü görmeyenleri hâlâ suçlu oldukları kesinleşmeden içeride tutar mı? Vicdanı olan ekonomi profesörü ekonomik göstergeleri vatandaşa aktarırken hassasiyetleri, kötü giden bir şeyleri, dikkat çekici olumsuz gelişmeleri vurgulamaz mı? Vicdanı olan insan haksız kazanç elde ederken kimlerin hakkını yediğini düşünmez mi? Vicdanı olan vatandaş, dünyadaki ve ülkemizdeki baş döndürücü gelişmelere keyif ve zevklerinden biraz ödün vererek kafa yormaz mı?

\n

Vicdanı olan bir başbakan, bakanıUmuyoruz ki Avrupada doğru kararlar alınır. Umuyoruz ki ABDde bu borçlanma limitiyle ilgili siyasi sorun aşılır. Bunlar çözülürse sorun yok, ama sorunlar çözülemediği takdirde olumsuz senaryolara hazır olmamız gerekir, diğer bir bakanı Avrupa’daki kriz ile ilgili olumsuz senaryolara hazırlıklı olun! Fazla harcamayın! derken kendisi ekonomik kriz olsa bile bize artık teğet bile geçmez, ekonomimiz sağlam yere basıyor, der mi? İşadamı, tüccar, esnaf, işçi, memur bu değerlendirmeye güvenerek gerekli tedbirleri almaz da ciddi zararlara uğrarsa günah olmaz mı?

\n

Vicdanı olan AB Bakanı,AKP olarak 9 yıldan bu yana, geçmişte Türkiyeden kaynaklanan bütün bu hataları telafi edip bunun üzerine koyarak ülkemizin ileri demokrasi yolculuğunu en gelişmiş standartlara ulaştırmanın gayreti içerisindeyizderken geçmiş dönemde yapılan tüm katkıları ve önemli çabaları görmezden gelir mi, her şeyi partisine yontar mı?

\n

Elbette vicdanlı olan haksızlık yapmaz, hukuk kurallarından öte ahlak sisteminin en önemli unsuru olan vicdanı kendine terazi yapar.

\n

Ben vicdan suçu işleyenlerin vicdansızca davrandıklarının farkında olup olmadıklarından da şüpheliyim. Ama zararın neresinden dönsek kârdır diyerek Allaha inanıyorlarsa bu kutsal ayda bir muhasebe yapmalarında yarar görüyorum. Çünkü dinimizde kul hakkı yemek en büyük suçtur. Kul hakkının yenmesinde de en önemli nokta vicdansız olmaktır. Ya hakkı yenenlerin içlerinden bile geçirecekleri ahlar büyük bir enerjiye (buna dinimizde beddua diyoruz) dönüşüp vicdan suçunu işleyenleri sararsa ne olur? Düşünmek bile istemiyorum.

\n

Allah ülkemizi vicdansız davranmak isteyenlerden korusun. Bu kutsal ayda onların kendine gelmesine yardımcı olsun. Güneş yüzüne hasret, haksızlığa uğrayanlara acısın. Vahşi Batının fitnesinden, içimizi yakan düşüncelerinden korusun. Bize uyanık olma iradesi versin. Çılgınca tüketme zevkinden mahrum bıraksın.

\n\n

Yazarın Son Yazıları

İnsan Olmak! 4 Mart 2014
Bir Umrenin Ardından 25 Şubat 2014