2012 Dünyada Küçülme Yılı…

28 Aralık 2011 Çarşamba
\n

\n

2011’i geride bırakmaya hazırlanan dünya, 2012ye, ABDnin konut balonu krizinin kalıntıları, Avrupada kamu borç krizi, yükselen ülkelerde sıcak para dalgalanmalarının yarattığı şoklar ve dünya genelinde finansallaşmayı terbiye edememenin sıkıntıları ile girecek.

\n

IMF, 2011in nasıl bitebileceğine, 2012 ve sonraki yıllar neler yaşanacağına ilişkin tahminlerini, öngörülerini eylül ayı raporunda açıklamıştı. O öngörülerin bile iyimserolduğu kısa sürede ortaya çıkınca, tek tek, beklentiler aşağı doğru revize edilmeye başlandı. Dünya ekonomisinin 2011de yüzde 4 büyümeden sonra 2012de de aynı tempoyu koruyacağını öne süren IMFnin, 2011in ikinci yarısında yaşananlardan sonra, Ocak 2012 sonlarında açıklayacağıOutlook Reportunda, öngörülerini aşağı doğru değiştireceği muhakkak. ABD için beklenen 2011 performansı umulduğu gibi gerçekleşmezken özellikle Avro alanı hayal kırıklığını arttırdı.

\n

Kaynak: IMF World Economic Outlook (WEO), September 2011

\n

\n

2012’de gözler yine ağırlıkla Avrupada olacak. Bir yandan Avrupa Merkez Bankasının (ECB) fonlamasıyla, değerlendirme kuruluşlarının şamar oğlanına dönmüş bankalar hızla mali bünyelerini güçlendirmeye çalışacaklar. Bunun için ECBden ilk ağızda talep 500 milyar Avroyu buldu. Bu, bilançoları sıkılaştırmak, sıkı bir rejime girmek demek. Türkiye gibi ülkeler için de fon kanallarının daralması demek.

\n

Özellikle Güney Avrupa ülkelerinin kamu maliyelerinin ortaya çıkardığı çöküntüyü onarmak için dünyanın gözü IMFde, IMFnin gözü de 200 milyar Avro taahhüt etmiş Avro hükümetlerinde olacak. Şimdiye kadar ancak 150 milyar Avro taahhüt etmiş ülkelerden bu sözün yerine getirilmesini istemek, IMFnin en acil işlerinin başında. Bu para gelecek ki, IMF de başta İtalya ve İspanya olmak üzere, kamu borç yüklerini çevirmekte zorlanan ülkelere fon aktarsın ama karşılığında malum reçetelerini yürürlüğe soksun

\n

***

\n

Avro alanında 2012de iyileşme beklentisi ABDnin de temel beklentisi. Avrupa finansal sistemindeki sıkıntılar, ABDdeki toparlanma çabasını tersine çevirme riskine de sahip. Eylül ayındaki toplantı sonrasında Fed, yeni bir parasal genişlemeye gitmeyeceğini açıklamıştı. Devamında, bu duruşun devam edeceği anlaşıldı. ABD, yüzde 10 bandından inmeyen işsizlikle 2012de daha çok uğraşacağa, sokağı ile daha çok didişeceğe benzer.

\n

Ya Çin? Çinde yüzde 9luk büyüme temposu sürecek mi? Burada da ciddi soru işaretleri oluşmaya başladı. Çin, dış talebe dönük büyürken iç talep cılız kalıyor. Çin, ihracat ve ihracata dönük yatırımlarla büyüyor. Ancak Avrupa yeni bir küçülmeye giderken ve bu durum ABDyi de olumsuz etkileyecekse, Çin, ihracatı nereye yapacak? İç talep ve alım gücü düşük tutulmuş bu dev ülkede, ihracat düşünce, iç pazarın hemen devreye girmesi kolay değil. Çin için ikinci endişe kaynağı inşaat balonu. Ucuz ve ehven kredilerle beslenen inşaat balonunun Çinde olası bir patlamayla sonuçlanmasının sonuçlarını düşünmek bile istemez kimse. Ama akacak kan da damarda durmuyor işte. Çinin, böyle bir yere doğru gittiğine doğru çok belirti var. Sonuçta, Çinin istemeden de olsa, büyüme temposuna gem vurmak zorunda kalması, tökezlemesi, 2012 için kaçınılmaz görünen dünya durgunluğunu biraz daha arttırabilir.

\n

Dünyanın iki büyük merkezi AB ve ABDde yaşanması muhtemel küçülmenin Çin gibi önemli bir başka merkezi de etkisi altına almasıyla, dünyanın diğer bölgelerinin, Türkiyenin de içinde yer aldığı yükselen ülkelerde daraltıcı sonuçlar yaratması da kaçınılmaz. Özellikle Avro alanındaki restorasyonun çekeceği fonlar, Türkiye gibi ülkelere fon akışını olumsuz etkileyecek. Avrupadaki daralmanın yine Türkiye gibi ülkelerin ihracatlarını daha çok olumsuz etkileyerek küçülmelerine neden olması kaçınılmaz.

\n\n

Yazarın Son Yazıları

27 Şubat 2013