İtalya’da Neler Oluyor?

28 Şubat 2013 Perşembe

ROMA - On beş gün önce Papa Benediktus kilisenin skandalları yüzünden istifa ettiğinde, bir meteor düşmüş gibi hayrete kapılan İtalyanlar; “Başımıza bu da mı gelecekti?” dediler...
Umulmadık kaosla sonuçlanan seçimlerde
Grillo tsunamisi”ne tutulan siyasi sınıfta şimdi benzer bir afallama yaşanıyor:
“Önce nasıl uyanamadık? Kamuoyu yoklamaları nasıl bu kadar yanıldı? Yoktan yaratılan bir parti nasıl oldu da oyların dörtte birini aldı? Şimdi ne olacak” sorularını soruyorlar.
İtalya’da, son on beş günde
“olmaz” denen her şey oldu.
600 yılda bir rastlanan
“şok” istifayla, Vatikan “Papa”sını kaybetti…
Yerleşik düzenin siyasetçileri de sandıkta evire çevire dayak yediler. Ve komedyen Grillo liderliğinde siyaset sahnesine hızlı giriş yapan
“5 Yıldız Hareketi” (5*H) ile yıldızları gördüler.

\n

Bir ‘sansür duvarı’ yıkıldı

\n

Ülke on beş günde hem “müesses nizam istikrarı” vaat eden sürprizsiz hükümete kavuşmak şansını, hem muhafazakâr Roma siyasetini şartlayan “Papa”yı yitirdi.
Papa’nın istifasına yol açan sebeplerden biri olarak anılan
“sübyancılık krizinin” su yüzüne çıkma nedeni, Vatikan sansürcülüğünü devre dışı bırakan “internet” olmuştu.
Sübyancı din adamları kilise olduğundan beri var. Ancak bu ağır suç, şimdiye dek
“düzen” tarafından hep korunagelmişti.
“İnternet”, Vatikan’ın delinmez olduğu varsayılan aşılmaz “sansür duvarını” yıktı.
5*H’yi de siyasette benzer bir şey yaptı.
Katılımcılığı, şeffaflığı, iletişimciliği hızlandıran
“internet”in gücüyle; “yerleşik düzen siyasetini” zırhlandıran bir duvar yıkıldı.

\n

‘Üçüncü Cumhuriyet’e geçiş

\n

Siyaset kurumu ve Papalığı kökünden sarsan internet dinamikleri, başka deyişle çakışıyor.
İtalya tamamen internet ürünü olan
“Grillo tsunamisi”yle; 21. yüzyıl “yeni siyaset” modellerine sancılı bir giriş yapıyor.
Bunu, Soğuk Savaş sonrası
Berlusconi İtalyası’nı tanımlamak için kullanılan “İkinci Cumhuriyet” döneminden, “Üçüncü Cumhuriyet”e geçiş olarak adlandıranlar da var.
İtalya’da her halükârda bir dönemin bittiği; yeni bir dönemin başladığı hissediliyor.
“Faşizm”den “Berlusconizm”e dek; yeni dalgaların ve siyasi akımların yükselişinde hep öncü konumda bulunmuş ve belirleyici rol oynamış bir ülke için aslında, bu şaşırtıcı değil.
“Wall Street” eylemcilerinden, İspanya’nın “Puerta del Sol” meydanı protestocularına dek öfkeliler hareketi dünyada şimdiye dek yalnız “gösteri” düzeyinde kalırken, İtalya’da “162” temsilciyle ilk defa parlamentoya giriyor!

\n

‘Antipolitika’dan ‘yeni politika’ya

\n

Klasik sol-sağ siyaset ezberlerini yıkan, müesses nizam şablonlarını silkeleyen bu yeni dalgaya Çizme’de “antipolitika” diyorlar.
“Antipolitika”; yurttaşla aralarında aşılmaz duvarlar oluşturdukları için “kast” olarak anılan “eski siyasi sınıfı” politikadan dışlamayı amaçlıyor.
“Tsunami” yaratan komedyen Grillo’nun; yüz binler toplayan mitinglerinde kullandığı en yaygın sloganı bu yüzden “Politikacıların hepsini eve göndereceğiz!” cümlesiydi.
Pazar günkü
“Sağnak”ta anlattığım son Roma mitinginde eski, yoz siyasi sınıfa hitaben Grillo; “5*H tarafından kuşatıldınız!” diyor; dış dünyayla teması kesilmiş, içine hiç hava geçirmeyen bir “konserve” mecazı kullanıyordu:
“İşiniz bitti. Yüz tane 5* vekilini aranıza sokup, meclisi bir konserve kutusu gibi açacağız!”
İnternetten çıkıp, İtalyan parlamentosunu
“tuna konservesi” gibi açacak 5*H vekilllerinin, medyada yer alan profillerini izledim dün.
Hepsi de
“kentli”. Memur, doktor, avukat, danışman, grafiker, fizikçi, araştırmacı, biyolog, öğrenci, çok sayıda öğretmen/eğitimci var aralarında.
“Kriz” nedeniyle bazısı işsiz olan üst düzey “eğitimli” insanlar bunlar.
Yaş ortalamaları Çizme şartları için hayli genç, 40-50 civarı. Yüzde 38’i de kadın.
5* sayesinde parlamento, ilk günden kısaca fizyonomi değiştirdi.
İtalyan siyaseti, böylelikle tarihinin en genç ve her üç parlamenterden birinin kadın olduğu bir meclise kavuştu.
“Antipolitika”, parlamentoya girdiği andan itibaren, artık bir “yeni politika” çehresi kazandı.

\n

Eski Kıta’da ‘Grillo korkusu’

\n

Sağdan ve de soldan gelen baskılar acaba şimdi bu “yeni politika”nın yeşermesine izin verecek mi?
Grillo yoksa,
“sistem” tarafından “evcilleştirilecek” mi?
En çok sorulan sorular bunlar şimdi.
İtalya’nın komedyen siyasetçisine baskı, yalnız iç politikadan gelmiyor.
Eski Kıta’nın tüm büyük başkentleri,
“Grillo etkisinin” yayılmasından korkuyor.
İlk günden daha Grillo’ya
“popülist” damgası vuran büyük Avrupa medyasında, “İtalya tsunamisi” ile mesafe koymak çabasını şimdiden görmemek ve sezmemek mümkün değil.

\n

Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Koronayla dans 18 Haziran 2020