Kişi ‘Laik’ Olduğunda...

20 Eylül 2011 Salı
\n

\n\n\n

Başbakan laiklik üzerin de ne zaman ağzını açsa -malum- Kişi laik olmaz, devlet laik olur!diyor. Arap ülkelerine de bu nevi şahsına münhasır laik bireylerden arındırılmış devlet laikliğiniihraç etmek peşinde. Arap Baharı gezisiningazıyla şimdi orda burada bu yeni laiklik tanımı sorgulanmaksızın baş tacı edilip, dolaşıma sokuluyor.

\n

En son anayasa hukukçusu Prof. Ergun Özbudundan okudum

\n

Yeni anayasa sürecine RTEnin Araplara yaptığı laiklik yorumunun ışık tutacağına işaret eden gazetelerde; kişi laik olmaz, devlet laik olur!ifadesini yorumlayan Prof. Özbudun:Bunun adı pasif laikliktirdiyor:

\n

Başbakanın tarif ettiği laiklik tam işte evrensel laikliğin tarifidir…”

\n

Sokaktaki adam hadi neyse de... koskoca bir anayasa hukuku profösörü; “evrensel laikliğin tarifi budur!filan demiyor mu, hasta oluyorum

\n

‘İnsan’sız dünyevileşme olabilir mi?

\n

İsterseniz yakından tanıdığım İtalya dan örnek vereyim

\n

Laiklikle sürekli savaş halinde yaşayan Vatikana ev sahipliği yapan Çizmede Ben laik bir insanım”; “Falanca laik bir politikacıdır”; “Filan gazeteci laik görüşlüdür!ifadelerine çok rastlarsınız.

\n

İtalyada devlet laikliğinden ziyade, konu hatta hep böyle, daha çokinsantemeli üzerinden tartışılır.

\n

Eski Yunandan gelen kavramın kökeninde de zaten insan var: laikos=halk”…

\n

Sözcük kökenindeki laicos”; bir devlet aygıtıya da devlet bürokrasisianlamına gelmiyor.

\n

Ayos/agiosolarak ifade edilen kutsaldan ayrışan, gereğinde ondan mesafe alan/alabilenhalka ait olananlamını içeriyor. Yanikutsala ait olmayan”, “insana ait olandemek oluyor. Özetledünyevileşeni”, “dünyevi olanıifade ediyor.

\n

Zaten başka türlüsü düşünülebilir mi?

\n

Kişi/insan içermeyen birdünyevileşmemümkün olabilir mi?

\n

Papa ve kilisenin-boşanma, kürtaj, ötanazi, kök hücre araştırmaları, tedavileri gibi konularda ısrarla süregiden- baskılarına karşı, laiklik mücadelesini günlük yaşam içinden sürdürmek zorunda kalan bir İtalyan; Ben laik bir insanım!dediğinde peki neyi ifade ediyor?

\n

Şunu:Özel hayat alanım içersinde ben, dinvedinleilgili hiçbir kuralın sızmasını/bunun bana dayatılmasını istemiyorum. Ve dini siyasetten tümüyle bağımsız olmak istiyorum. Kilise; ne benim özelime, ne devlet işlerinin alanına karışsın!

\n

Laiklik”; İtalyada işte budini kurallardan tam bağımsızlıktalebini böyle uluorta ileri sürebilmektir.

\n

Demokrasi de buna olanak veren rejimin adıdır.

\n

Özgürlüğün diğer adı

\n

Peki Bunları söyleyen, bunları ileri süren bir insan, illa dinsiz mi demektir?

\n

Hayır.

\n

İtalyan örneğinden devam edecek olursak

\n

Dinsiz ya da dine kayıtsız kalan/agnostikçok insan tanıdığım gibi, dini inançları güçlü ama sapına dek laikpek çok kişi de tanıdım İtalya da

\n

İnançlı laikler”, “din ile aralarına, kiliseyi, din adamlarını, dini siyasileştiren ya da dini kendi emellerine alet eden siyasetçileri sokmak istemiyorlar.

\n

Dini, yalnızca kendi anladıkları gibi, kendi inançları doğrultusunda bildikleri gibi yaşayabilmek için her çeşit manipülasyonya da araçsallaştırmadanarındırılmış bir ortam yaratılmasını talep ediyor; laik değerleriböyle nötrbir alanın yaratılabilmesi için savunuyorlar.

\n

Dinle, cemaat yasalarına boyun eğen bir ilişki değil, özgürbir ilişki kurmak/kurabilmek istiyorlar

\n

Laikliğin özünde kısacası -yerleşmiş hiyerarşinin her türlüsünü red eden- özgür bireyvar.

\n

Laiklik, başka deyişle özgürlüğündiğer adı oluyor.

\n

Laikliğin yeşermesi ve yaşayabilmesi için öncelikle birey özerkliklerinin korunabilmesişart.

\n

Ne var kibireysel özgürlükler/özgürlük”; bizde hiçbir dönemde önemsenen, benimsenen, tartışılan kavramlar olmadı.

\n

Bizim toplumumuzda bireykendi başına değer ifade etmiyor.

\n

Laiklikbaştan beri Türkiyede, bireyyerine;din devlet işlerini birbirinden ayırmakve son kertede sadece devletüzerinden tanımlanmış olduğu için; şimdi devleti ele geçiren sözümona kendi laikliğini en ufak bir engelle karşılaşmaksızın sonuna dek empoze ediyor/edebiliyor

\n

Laiklik konusunda artık Başbakan ne derse o!

\n

Majestelerinin hukukçuları da -Ergun Özbudun gibi- çıkıp, şak, şak!”; “Budur! Evrensel norm bu!diye alkış tuttular mı tamamdır.

\n

Bize ağzımız açık yalnız seyretmek düşüyor.

\n

Elimizden ne yazık ki hiçbir şey gelmiyor. Hiçbir şey.

\n

\n

BAŞSAĞLIĞI: Doğan Yurdakul ve ailesine en derin başsağlığı dileklerimi iletmek isterim. Hastalığının en ağır günlerinde eşinin yanında yüreğini hafifletemeyen; yaşam arkadaşının yakınlığından, sıcaklığından mahrum bırakılan Güngör Yurdakul, ışıklar içinde yatsın.

\n

\n\n


Yazarın Son Yazıları

Koronayla dans 18 Haziran 2020
Roma açık şehir 28 Mayıs 2020
Umut, korku ve öfke 21 Mayıs 2020
Nefretin zaferi 17 Mayıs 2020
Yeni virüs sarışın 14 Mayıs 2020
Şalom aleykem 10 Mayıs 2020
Yarın korkusu 3 Mayıs 2020