Obama’nın ‘Kirli Savaş Doktrini’ ve İran

14 Ocak 2012 Cumartesi
\n

Yerkürede coşkulu bir bayram gibi karşılanan ilk karaderili Başkan, Beyaz Saraya yerleşirken dünyanın yeni birObama doktrininin şafağında olduğu söylenmişti

\n

Yenidoktrinegöre çiçeği burnunda ABD Başkanı; Bushun ya bizdensin ya bize karşı kovboyculuğunu bir yana bırakarak yeni sayfa açacak;ABDnin ahlaki üstünlüğünü yeniden tesis etmek amacıyla yalnız hukuk devleti enstrümanlarınabaşvuracak; Guantanamoyu kapatacak”, “işkenceyi sona erdirecek”, “askeri sert güç/hard powerkullanmak yerine, bundan böyle akıllı güç/smart poweradı verilen uzlaşmacı yaklaşımlar benimseyecekti

\n

Yeni doktrin uyarınca havuçile sopa, sonuç elde etmek için duruma göre değişik alaşımlarda kullanılacaktı. Önceden tanımlanan katı kurallar getirilmeyecek, pragmatik olunacaktı.Kılavuzolarak başvurulan tek kural;çatışmadançok, müzakerecilikve uzlaşmacılığıdevreye sokmaktı. Dayatmacı tek taraflılıkyerine uluslararası sorunları yönlendirmedeçok taraflılıkbenimsenecekti

\n

Genel hatları bu şekilde belirlenenObama doktrini, o gün bugün çok konuşuldu. Filin tarifigibi, herkes doktrininfarklı yanına asılıyordu.

\n

Namı diğer ‘sükût doktrini’

\n

Sonunda Roger Cohen New York Timesta (NYT) geçen güz tüyler ürpertici bir yazı döşendi.

\n

Sükût Doktrini/Doctrine of Silence(28 Kasım 2011) başlığını taşıyan yazı; ele avuca gelmeyen Obama doktrininin, hukuk devleti enstrümanlarını kullanmakşöyle dursun; kirli savaşınönde gidenini uyguladığını söylüyordu.

\n

Yeni kirli savaşya da kibar deyimle örtülü savaş doktrininegöre Washington, Bush gibi pahalı, gürültülü savaşlara girmek yerine; sessiz ve derinden, sinsi biçimde yeraltından götürülen kirli savaşları tercih ediyordu.

\n

Dünyanın en büyük istihbarat servislerinin -CIA, MOSSAD, MI6- işbirliği yaptığı bu savaşta; insansız hava uçaklarıyla gerçekleştirilen deklare edilmemiş askeri kampanyalar, suikastlar, siber sabotajlar kullanılıyordu

\n

Bushun terörle savaşkampanyasının yerini; Obamanın tilkiliklerialmıştı. Ve bu tilkilikler ABDnin resmi politikası olmuştu.

\n

Uluorta kullanılan bu yeni yöntemler hakkında Amerikan kamuoyunaen ufak bilgi verilmediğini söyleyen Roger Cohen; bu yoğun gizlilik ve sessizliğin kendisini tedirgin ettiğini söylüyor ve işte bu nedenle ABD dış politikasına yön veren doktrine sükût doktriniadını takıyor; sükût doktrininiözetle, ABD dış politikasının İsrailleşmesi(Likudization) olarak tanımlıyordu.

\n

İsrailleşmeden kasıt, İsrailin kuruluşundan bu yana efsane katmanına varan MOSSAD operasyonlarıydı: Düşmanı nerede olursa olsun, eline kan bulaştırmak pahasına öldürmekten çekinmeyen İsrail devleti gibidiyordu Cohen; ABD de hukuk dışı -‘extrajudicial- bir dış politikaya yöneliyor.

\n

Önceki gün Tahranın göbeğinde, yanından geçen motosikletli adamlar tarafından, arabasının kapısına takılan manyetik bir bombayla öldürülen nükleer fizikçi bilim adamı Mustafa Ahmedi Ruşenin haberini gördüğümde, Cohenin iki ay önce NYTde çıkan bu yazısını hatırladım

\n

Cohen; sükût doktrininizaten son aylarda Tahranda birbiri ardına gerçekleşen esrarengiz patlamalar, suikastlar ve nükleer tesislerin bilgisayarlarını çökerten Stuxnetvirüs saldırıları üzerine kaleme almıştı. NYT yazarı, yazının girişinde daha; Bunların, İranın nükleer kapasitesini geliştirmesini engellemek için yapıldığı ortada. Aksine inanmak için çok saf olmak gerekir!diyordu

\n

‘Valla biz yapmadık!’

\n

Süper gücünhukuk dışı dış politikasıböyle artık kabak gibi ortada konuşulduğu için, Hillary Clinton başta olmak üzere ABD yetkilileri bu defa -reçel kavanozu içinde eli yakalanan suçlu bir çocuk gibi!- derhal öne çıkıp; Biz yapmadık!deyip eklediler: Hâşâ! Bu olayla ilgimiz yoktur. Şiddeti biz lanetliyoruz!

\n

İsrail Savunma Bakanlığına bağlı kaynaklar da, Washingtonla yarış edercesine ardından hemen;İranlı bilim adamından kim intikam almak istemiş olabilir, tabii bilmiyoruz? Ama ölümüne de gözyaşı dökmüyoruzdemeçleri verdiler...

\n

Yerseniz...

\n

İrana karşı yaklaşık iki yıl öncesinde fitillenen bu amansız kirli savaşın nerede sonlanacağı, ne netice vereceği belli değil. ABD için bu malum bir seçim yılı. Yeniden seçilmeyi uman ABD Başkanı, kasımdaki sandık sınavına dek, sırtındaki nükleer tehdit İranyükünü atabilmek için; sükût doktrinininsağladığı her imkâna sarılacak

\n

Beri yandan -büyük rejim çekişmeleri yaşayan- İranda eli kolu bağlı kalmayacak

\n

Tahran da ABDye karşı kendi kirli savaşının olanaklarını araştırıyor

\n

Bunlardan biri örneğin; Hürmüz Boğazı-tüm dünyanın tepkisini alacak biçimde!- doğrudan doğruya kapatmak yerine, Somalileştirmek!”...

\n

İranlı muhaliflerin sitesi Tehran Burauda çıkan bir yazı da; İranın yanıtının Hürmüze Somali modeli uygulamakolabileceğini söylüyor.

\n

Somali korsanlarının hâkimiyetindeki hukuk dışı sular sayılan kuzeydoğu Afrika kıyıları gibi, Hürmüzden geçen gemiler, bu plan uyarınca her sabotaja maruz kalacak

\n

İranın gücü buna yeter mi bilmem ama, 2012yi bekleyen şu dünyaya bakın!

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Koronayla dans 18 Haziran 2020
Roma açık şehir 28 Mayıs 2020
Umut, korku ve öfke 21 Mayıs 2020
Nefretin zaferi 17 Mayıs 2020
Yeni virüs sarışın 14 Mayıs 2020
Şalom aleykem 10 Mayıs 2020
Yarın korkusu 3 Mayıs 2020