Türkan Saylan’ı Anarken...

19 Mayıs 2011 Perşembe
\n

DünCumhuriyetin Ankara binasında, okurlar ve ÇYDD üyeleriyle birlikte Türkan Saylanı hatırladık...

\n

Saylanın anısına düzenlenen toplantı için konuşmamı hazırlarken; Türkan Hocanın ölümünün hemen ardından yazmış olduğum aşağıdaki yazıyı, buldum. İki yıl önce yazdığım yazıyı okurken, Türkan Hanımı çok yoğun biçimde yeniden yaşadım.

\n

Siz de belki onu benimle birlikte tekrar yaşamak istersiniz diye; aynı yazıyıSağnakta bir kez daha yayımlıyorum

\n

Bana düşen tüm görevleri yerine getirdim, ölüme hazırım!

\n

Türkan Saylan en son bunu dedi ölmeden önce.

\n

Kaç insan yaşam serüveninin son durağına böylesi bir iç huzuruylaerişebilir? Kaç kişi bu kadar dingin, bilinçli ve huzurlu gözlerini kapayabilir?

\n

Ancakermişlerenasip olabilecek bir duygu bu.

\n

Bir de Türkan Saylan gibibilge; bilgeolmanın yanı sıra yaşamı dolu dolu, doludizgin yaşayanlara

\n

Hallaç pamuğu gibi atılan evinden burs alan çocukların evrakları dahil, torbalarla belge toparlanıp götürüldüğünde; Umarım aşk mektuplarımı da almadılar!diyecek denli yaşamla iç içe ve gerektiğinde şartların üzerine çıkarakyaşama çentik atmayı bilenlerdendi Türkan Hanım.

\n

Can derdinde; ağır bir hastalık ve ağır bir tedaviyle cebelleşirken, sabahın bir kör vakti karşısına dikilen bir Kafka kâbusu karşısında bunu da söyleyebilmişti:

\n

Umarım aşk mektuplarımı da almamışlardır!

\n

Bu kadar zorlu, dramatik bir anda kaç kişi kendisini toparlayıp, sevenlerini gülümseten bu tatlı espriyi patlatabilir?

\n

Bunu yapabilmek için insanın yaşamın içinden süzülerek geçmesi, mihengi taşlarını bir bir yerli yerine oturtmuş olması, dünya ve kendisiyle alabildiğine barışık olması lazım.

\n

Ölüm karşısında ‘zerafet!’

\n

Türkan Hoca, Hemingwayinbaskı altında zerafet” –“grace under pressure”- sözleriyle tanımladığı, az insanda rastlanan bir haslete sahipti.

\n

Baskı altında zerafet, ölümün soluğunu hissettikleri an dahi, zerafeti elden bırakmayan ve ölümün soğuk teması karşısında” “gururlu ve vakur duruşlarından taviz vermeyen boğa güreşçileri için söylenmiş bir söz

\n

Baskı altında zerafet”, “cesarettençok daha fazlasını gerektiren, -boğa güreşçilerinin yaptığı gibi tıpkı- gerektiğinde ölümle iddialaşmaya, şakalaşmaya varan bir tavır ya da duruş

\n

Kaçınılmaz sonkarşısında; kuyruğu dik tutmak, soğukkanlılığı korumakla özdeşleşen bu soğukkanlı tavırla anılan Hemingwayin giderek yaşam düsturu”, “yaşam ideali”, “alameti farikasıolmuştu bu sözler.

\n

Girizgâhı biraz fazla uzattım ama her gün gördüğümüz bir şey değil.

\n

Türkiye bana kalırsa; Hemingwayinbaskı altında zerafetsözleriyle anlattığı bu olağanüstü yaşam dersiyle ilk kez Türkan Saylanla tanıştı.

\n

Bu Ergenekonun filan çok ötesine giden bir şey

\n

Türkan Saylanı marjinalleştirmeye, karalamaya, köşeye sıkıştırmaya çalışanlar, beklenmedik bir sert taşa çarptıkları için; kati surette hesapta olmayan aksi yönde bir sonuç elde etmiş oldular.

\n

Türkan Saylan eksilmedi hiç, çoğaldı

\n

Çoğaldıkça da büyüdü.

\n

Ergenekon arama-taramasınınardından, Arnavutköydeki evinin penceresinden sevenlerini selamlayan o güler yüzlü yumuşak çehresi.

\n

En ödün vermez cümleleri telaffuz ederken dahi asla yükselmeyen o ses tonunu

\n

Tekerlekli iskemlede kemoterapiye girerken; kırmızı bandanailefularınıdenkleştiren sevecen koketliği

\n

Ve nihayet ölüm döşeğinde -palyaço burnuyla!- çekilen son fotoğraflardaki benzersiz yaşam sevincini

\n

Kim unutabilir?

\n

Hangi Ergenekon savcısı bu görüntüleri belleğimizden silebilir?

\n

Yaşamını vakf ettiği laiklik mücadelesinin fersah fersah ötesinde; Türkan Saylan dan hayata dairçok şey öğrendik...

\n

Asla kaderci olmamayı, sonuna dek dayanmayı, pes etmemeyi, tevekküle pabuç bırakmamayı, soğukkanlılığı hiç yitirmeden ayakta kalmayı ve çoğalmayı, çoğalırken de bireykalmayı öğrendik ondan.

\n

Bu yazıya Hemingwayle başladık, Nâzım Hikmetle bitirelim:

\n

Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür

\n

Ve bir orman gibi kardeşçesine,

\n

Bu hasret bizim…”

\n

Türkan Hocamız ışıklar içinde yatsın.

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Koronayla dans 18 Haziran 2020
Roma açık şehir 28 Mayıs 2020
Umut, korku ve öfke 21 Mayıs 2020
Nefretin zaferi 17 Mayıs 2020
Yeni virüs sarışın 14 Mayıs 2020
Şalom aleykem 10 Mayıs 2020
Yarın korkusu 3 Mayıs 2020