Ah Şu Densiz "Belediye"ler!..

15 Ocak 2009 Perşembe

Hükümetin belediyeleri kapatması yüksek yargıdan dönünce demokrasi adına sevindik; yerel yönetimlerin dünyada demokrasinin kaleleri sayıldığını anımsatarak ekledik: Çünkü halkın kendi yönetimlerini seçimle belirlemeleri, toplumsal yaşamda demokrasinin temeli kabul ediliyor...

Nitekim bir ülkenin demok- ratiklik düzeyi belediye adediyle ölçülüyor. Örneğin Fransada 36 bin belediye varken, bizdeki 3 bin belediyeden 3te birini kapatmayı öngören kanun ise hazırlayanların ve onaylayanların demok- ratiklik düzeyini de gösteriyor.

Neyse ki şimdi yerel seçimlere demokrasimizi kurtararak gidiyoruz. Bunu, parlamentoya ve Çankayaya değil de yargıya borçlu olmamızdan ise ders almış görünmüyoruz. Başbakanın, demokrasiyi anımsatan yargıya kızması, hukuk tarihine nasıl geçecek; keşke bilebilsek...

Sevinenler de oldu!

Ne var ki kamuoyu bu sürecin demokrasi boyutunu pek de önemsemedi. Belediyelere güvensizlik öylesine yaygın ki özellikle imar rezaletlerinden ötürü kapanmalarına sevinenler az değil.

Belediyelere sahip çıkarak, Demokrasinin kalelerini kapatmak yerine yağmayı körükleyen keyfi imar yetkilerini sınırlamak gerekir... dememize ise aylardır ses veren yok...

Belli ki bu çözüm kimsenin işine gelmiyor; çünkü kapanmayan belediyelerdeki aynı imar keyfiliğinden sadece iktidardakiler değil, muhalefettekiler de memnun görünüyor. Şehirciliği ve toplum yararını hiçe sayan onca imar değişikliği, farklı partilerden meclis üyelerinin oybirliğiyle yapıldığına göre, sağcısı da solcusu da rant belediyeciliğine teşne...

Kuşkusuz bu değerlendirmeleri hak etmeyen; belediyeyi emlak komisyoncusu gibi görmeyen kent ve demokrasi sevdalısı yerel yöneticilerimiz de var; ancak sorun o yüz akımız belediyecilerin azınlıkta kalmaları. Ülkedeki yerel yönetim düzeninin ve siyasal tercihlerin ise hep çoğunluğu yaratması

Bu nedenle bir yandan kurtulduklarınademokrasi adına sevinirken; belediyelere karşı toplumdaki güvensizliği yaratanların yaptıklarını da tartışmak gerekiyorİşte iki örnek:

Allianoi’nin başkanı...

İlkel bir baraj projesinde suya gömülmek istenen antik Allianoi, kapatılacak belediyeler arasındaki Ayaskent beldesinde...

Belediye yönetimi, tarihin boğulmaması için sürdürülen çalışmalara katılmak yerine, barajdan yana militanca tavır aldı. Tarlalara birkaç on yıllığına su sağlanması uğruna, binyılların kültür mirasını korumak isteyen arkeologlarla çatıştı...

Şimdi ise Bize dokunmayın, antik kente gelen turistlere hizmet veriyoruz diyorlarmış. Anayasa Mahkemesi de haklısınız deyip, Allianoinin hatırına kapanmalarını önleyince, Belediye Başkanı İbrahim Özdemir bu başarısıyla(!) yeniden AKPden aday olmuş..

Belediyeleri kapatma yasası karşısında kamuoyunda gözlenen umursamazlık, işte bu türden takıyyelerin de ürünü değil midir?

Esenyurt ve Nâzım

İstanbulun Esenyurt Belediyesi, herkes biliyor ki Dr. Gürbüz Çapanın başkanlığındaki kuruluş ve gelişme döneminde yoktan var oldu... İlçe merkezine dönüşmesini de aynı dönemlerde başlatılan planlı kentleşmesine borçlu...

Belediyenin 2004te seçilen AKPli başkanı Necmi Kadıoğlu ise yine Çapanın armağanı olan Nâzım Hikmet Kültür Merkezinin adını değiştirmekle kalmamış; ulusal şairimizin heykelini de kaldırtmış. Biraz daha sabretseydi, belki de hükümetin Nâzımı yeniden vatandaşımız yapmasından etkilenir, vazgeçerdi!

Şimdi acaba, AKPnin adayı olurken partisiyle bile ters düşmesine aldıran olacak mı? Soruya gülümseyenler ne kadar haklıysa, bu gibi tutumlar nedeniyle belediyedenince dudak bükenler de o kadar haklılar...

Sözün kısası, yönetenleri yüzünden örselemeyelim. Seçimlerde bu soylu kurumların tarihsel ve yaşamsal değerini bilerek oy verirsek, demokrasimizi de korumuş oluruz, kentlerimizi de...

 

[email protected]

 

 

Yazarın Son Yazıları

Gürhan Tümer... 3 Ekim 2013
Bugün Barış Günü 1 Eylül 2013
En Gencimiz Oktay Akbal 28 Ağustos 2013
Kıyılarda Teftiş! 25 Ağustos 2013
Ahmet Eyüce 21 Ağustos 2013
Eskişehir'deki 'Ergenekon' 14 Ağustos 2013