Hayalet proje

28 Nisan 2011 Perşembe

Başbakan İstanbul için çılgın projesini açıklarken, arkasındaki fonda o pek sevdiği gökdelenlerin silüeti yoktu; kaderine terk edilen Tarihi Yarımada vardı. Konuşmasına ise tarihteki büyük hayallerle başladı. Mimar Sinan camilerini önce hayal etmiş; Fatih de İstanbulu almadan önce fethin hayalini kurmamış mıydı?

Kendi hayalindeki gemi kanalının ise İstanbul için ancak hayalet olabileceğini belli ki hiç düşünmemişti. Çünkü Kanal İstanbul, metropoliten planlardaki kentleşme dengelerini hiçe sayan, tüm şehircilik hedeflerini altüst eden, hayali bile korkunç bir imar darbesinden başka bir şey değil...

Proje aslında ilk kez de açıklanmıyor... AKP Kadıköy Belediye Başkan Adayı mimar Sinan Genimin aylar önce basına da yansıtılarak önerdiği bu plansız proje, Başbakanı çok etkilemiş ki şunu söylüyor: Dar kadroyla tasarladığımız kanalın 2 yıl sürecek etütlerinden sonra uzman kurumlardan, üniversitelerden katkı isteyeceğiz...

 

Ranta sevdalanma

Oysa, bırakın ileri demokrasiyi, normal demokrasilerde bile bu tür projeler için uzman çevrelerin katkıları karar verildikten sonra istenmez. Bu bilime saygısızlık ve ayıptır. Eğer İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi emir kulu değilse, önce bu meclisin kent planıyla ilişkisini değerlendirmesi gerekir. Kararın doğru üretilmesi için de uzman kuruluşların yaklaşımları istenir. Böylece kentin demokratik, akademik ve mesleki kurumlarının eğilimlerine göre hareket edilir...

Başbakanın ise Meclisi unutması bir yana, bilim yuvalarına İstanbula 2. Boğaz yapacağız; gelin desteğinizi verindemesine, yine o hayalini kurduğu Başkanlık sistemlerinde bile rastlanamaz...

Peki, kamuoyuna, bilgisayarlardaki çocuk oyunlarına benzer basit bir animasyonla tanıtılan Kanal İstanbulu proje müellifi AKPli Genimden başka savunan mimar var mı? Boğaziçinde asıl tehlikenin petrol tankerleri olduğu, bunun için de temel çözümün tankerlerin değil petrolün geçirilmesiyle, yani boru hatlarıyla sağlanabileceği neden anımsanmıyor? İstanbulun çılgınlıklar yerine aklı başında çözümler beklediği neden Başbakana anlatılamıyor?

Başbakanın hayalim dediği ve çevresinde yüksek yoğunluklu yeni emlak yatırım alanları yaratacağını açıkça belirttiği proje, kente değil, kentin rantına sevdalanmanın doruktaki göstergesi...

Böylesi bir hayaletle halktan oy istenmesinin nedeni ise toplumun gerçekleri düşünmesi yerine hayallerle oyalanmasını hedeflemekten başka nasıl açıklanabilir?


Yazarın Son Yazıları

Gürhan Tümer... 3 Ekim 2013
Bugün Barış Günü 1 Eylül 2013
En Gencimiz Oktay Akbal 28 Ağustos 2013
Kıyılarda Teftiş! 25 Ağustos 2013
Ahmet Eyüce 21 Ağustos 2013
Eskişehir'deki 'Ergenekon' 14 Ağustos 2013