Olaylar Ve Görüşler

Boğaziçi: Tarlakuşu Şarkı Söylemek İsterse… Oğuz Kaan SALICI

17 Şubat 2021 Çarşamba

Bir bilgeye Bazıları hayata bir kaya, kurallara da o kayayı oymak için ihtiyaç duydukları keski gibi bakıyor. Onlar için ne dersin” diye sormuşlar.

Onların” diye yanıtlamış bilge, Güneşin ışığından yararlandıkları halde gördükleri tek şey kendi gölgeleridir. Onlar için kural, gölgelerinden; güneş ise sadece gölge yaratıcısı olmaktan ibarettir. Ama bu doğanın da evrenin de kurallarına aykırı. Her ne kadar bazıları, başını yere eğip kendi gölgesini izlemeyi kural sanıyorsa da o gölgeyi yapanın güneş olduğunu unutmamak lazım. Bu nedenle güneş sayesinde yere yansıyan imaj, yüzünü güneşe çevirmiş olanları durduramaz.”

Tarihin cilvesine bakın; Halil Cibran’dan özetleyerek aktardığım bu meselin yazılmasından yaklaşık yüz yıl sonra yere bakılmasından medet uman” bir iktidarla karşı karşıyayız.

GÜNEŞ YOKSA GÖLGE YOKTUR!

Geleneğe aykırı bir biçimde Boğaziçi’ne atanan ve kayyım” olarak tanımlanan rektöre yönelik protestolar sırasında görevleri güvenlik önlemi almaktan ibaret olan polislerin, öğrencilere Yere bakın” diyerek şiddet uygulaması, imaj”ın kendisini gerçek”ten üstün görmek istemesinden başka nedir ki?

Oysa üniversite, imaj” ile gerçek” arasındaki farkın bütün çıplaklığıyla ortaya konulduğu bir mekândır.

Bu anlamıyla üniversite, bilim yuvası demektir ve bilim, ancak farklı olanın bir arada olduğu ortamlarda yeşerebilir. Üniversitenin geleneği de farklılığın kabulü üzerine inşa edilmiştir.

Mezunu olmaktan onur duyduğum Boğaziçi Üniversitesi’ni benzerlerinden farklı bir konuma taşıyan da bu geleneğe sıkı sıkıya bağlı olmasıdır. Kurulduğu günden beri öğrencisini, çalışanını ve elbette bilim üreticisi konumundaki hocalarını hep dikkate almış; onların iradeleri doğrultusunda bir yönetsel mekanizma oluşmasına özen göstermişti.

Bugünkü iktidar ise bile isteye bu “özen”e karşı nobran davranıyor.

BİLİM BOYUN EĞMEZ!

Üniversitenin demokratik geleneğine aykırı bir biçimde, üstelik göstermelik de olsa seçim yapılmasına bile gerek duymadan rektör atanıyor.

Neden?

Çünkü “imajları”nın gerçek karşısında bir hiç olduğunun farkındalar. Güneş sayesinde ortaya çıkmış gölgelerinin, ne kadar büyük olursa olsun, bir hiçten ibaret olduğunu biliyorlar.

Gölgeden ibaret imajlarının ilanihaye sürüp gitmesini sağlamak için provokatör” silahını kullanıyorlar.

Neymiş?

Provokatörler, ortamı “kaşıyorlar”mış!

Genel kuraldır; hukuka ve gelenekselleşerek toplumsal meşruiyet kazanmış kurallara uymayan iktidar protesto edilir.

Protesto bir haktır ve hiç kimsenin iznine bağlı değildir. Anayasa gereği, Herkes, önceden izin almadan, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir”.

Demokratik devlet olmanın koşuluysa protesto hakkının kullanılmasını güvence altına almaktır.

Ama bunlar öyle mi?

Bunların tek kaygıları, kendi iktidarlarının ilanihaye sürüp gitmesini sağlamak. Bunu sağlamak için maişet” derdine düşmüş yoksullarla derece yaparak” Boğaziçi’ne giren gençlerimizin aynı dili konuşmasını önlemek için barikatlar oluşturmak” istiyorlar.

GERÇEK, İMAJDAN GÜÇLÜDÜR!

Hiçlik”ten ibaret olan durumlarının fark edilmesini önlemek için toplumun vicdanı” olan üniversiteleri teslim almak istiyorlar.

Bu vicdanı köreltmek için öğrencilerden aşağı” bakmaları isteniyor.

İstedikleri şey, toplumun teslim olmasıdır”.

Teslim olup aşağı” baktığımızda “ışık oyunları” ile büyüttükleri yapay gölge”nin iktidarını koruyacaklarını sanıyorlar.

Farkındayım; maişet” derdine düşmüş bu halk, henüz kralın çıplak” olduğunu fark edememiş olabilir; ancak 31 Mart’ta atılan adımlardan da gördük ki güneş, gölgeden, gerçek, imajdan güçlüdür”.

Her biri gözbebeklerimizden daha kıymetli Boğaziçili çocuklarımızı kapı demirlerine kilitleseniz de gözaltına aldırıp hakaretler etseniz de durum budur!

İyisi mi yol yakınken geri dönün, kayyım” rektörü geri çekin.

Yazının başlığına gelince…

Halil Cibran, yukarıdaki meselinin devamında şöyle demiş:

Bir tarlakuşuna şarkı söylememesi için kim emir verebilir ki?” 

OĞUZ KAAN SALICI

CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI


Yazarın Son Yazıları