Olaylar Ve Görüşler

Kaçırılan tarihi fırsat

14 Ağustos 2015 Cuma

Terörü Araştırma Komisyonu’nu reddeden AKP, ayağına gelen “tarihi fırsatı” kaçırmıştır.

Terörü Araştırma Komisyonu kurulması önerisini görüşmek üzere toplanan TBMM Genel Kurulu, AKP ve MHP’nin oylarıyla öneriyi reddetti.
Meclis oturumunda konuşan parti sözcülerinin kabul ve red gerekçeleri medyada tartışmaya açıldı.
Terör olaylarının yayılmasına paralel olarak bu tartışmaların yoğunlaşarak sürmesi beklenebilir. Tartışmalara katılmak yerine, öneriyi reddetmekle “kaçırılan tarihi bir fırsat” üzerinde yazıyorum.

Genel seçim mesajı
7 Haziran genel seçimlerinin, TBMM’ye ve siyasi partilere verdiği mesaj:
1- Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ ın Başkanlık Sistemi’ne kesin bir “hayır” olarak ve.
2- Tek parti iktidarı yerine AKP’yi dışlamayan bir koalisyon hükümeti tercihi gibi yorumlandı.
Yeni hükümeti kurmakla görevlendirilen AKP Genel Başkanı Davutoğlu, hiçbir koalisyona katılmayacağını açıklayan MHP’den önce, CHP ile koalisyon şartlarını görüşürken, parti kulislerinde ve medyada, olası bir koalisyona karşı en ciddi engelin, erken bir seçimde kararlı görünen Sayın Cumhurbaşkanı’ndan geldiği konuşuluyor.
Öyle ki, Cumhurbaşkanı anayasal yetkilerini kullanarak, koalisyonu geciktirebilir; kısa süreli bir seçim hükümeti bile kurdurabilir.
Bu arada, AKP-CHP çalışma grubundan sızan haberlere göre, CHP’nin 14 ilkeyi 5’e indirdiği koalisyon maddelerinde, RTE’yi rahatsız eden 17-25 Aralık dosyaları bulunmadığı anlaşılıyor.
Eğer doğruysa, CHP’nin bu özverisi, tek başına iktidar olamayan AKP Başkanı Davutoğlu’na sunulmuş tarihi bir fırsattı.
Zira, terör olaylarını geçmişini ve gelişmesini araştıran Meclis Komisyonu’nun bazı bulguları Cumhurbaşkanı’nın AKP üzerindeki süregelen fiili vesayetine son verebilirdi.
Sanımca, araştırma komisyonunu reddetmekle AKP ayağına gelen “tarihi fırsatı” kaçırmıştır.

Gerçekçi değil
Yıllarca “Çözüm Süreci” söylemiyle oyalanan terörün, İç Güvenlik Yasası ile bitirilmesi gerçekçi görünmüyor. Kamuoyu yoklamaları, yeni veya erken bir seçimin çok farklı olmayacağını işaret ediyor. Fazla değişmeyen seçim sonuçları, olsa olsa Ak Saray’ın alaturka Başkanlık modelini yeniden gündeme taşıyabilir.
Buna karşılık, HDP’nin varlığını yok sayan MHP’nin erken seçimden nasıl bir çözüm beklediği yeterince anlaşılmış değildir. Kuran’a el basarak kurulacak ortaklık çağ dışı bir sultanlık (halifelik) olur.

Çoğulcu demokrasi
Çoğulcu demokrasi için vazgeçilmez görülen bir siyasi partinin kendi varlık gerekçesini dikkate almayan bu tür önerileri ciddiye alınabilir mi? Demokrasilerde çare tükenmez ama, siyasal partilerin asıl görev ve sorumluluğu, olası çözüm ve çareleri bulmak, önermek ve uygulamaktır.
Cumhuriyetimizi koruyucu vesayetlerden yakınan partilerin kişisel veya kurumsal vesayetlere başkaldırması, siyaset sanatı kadar, kamuoyunun, sağduyunun ve sağlıklı düşüncenin de bir gereğidir.
Türkiye Cumhuriyeti kuruluşundan günümüze, “Yurtta Barış Dünyada Barış” politikasına sadık kalmaya çalıştı. “Kültür Devrimi”ni ihraç etmedi. Bu ulusal ülkü, güncel sorunlarımızın da çözüm anahtarı olabilir.
Bireyler ve liderler tutuklanabilir ama seçilmiş vekillerin temsil ettiği milyonlarca seçmenin fikirleri, özlemleri ve talepleri İç Güvenlik Yasası’yla bastırılamaz.
Modern Zamanlar’ın barış bilgesi Mahatma Gandhi özdeyişleri:
* Bencillik, en büyük sorundur;
* Güç, şiddete boyun eğmeyen iradedir;
* En etkili güç, şiddete karşı direnmektir;
* Kadın, erkeğin kulu-kölesi değil ortağıdır;
* Basit yaşa ki, ötekiler de var olabilsin;
* Dünya, ihtirasları değil, ihtiyaçları karşılar;
* Barış, bir yol değil, çözümün kendisidir!

* Melek Tezer Ertuna’ nın yayımı süren Gandhi çevirilerinden.  

Bozkurt Güvenç


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları