Olaylar Ve Görüşler

Marmara Denizi Çok Havalı Olacak(!).. - O. Bülent ARTÜZ

30 Haziran 2021 Çarşamba

Halk arasında, dalgıçların denize dalarken sırtlarına oksijen tüpü taktıkları yönünde yanlış bir bilgi vardır. O tüp, oksijen tüpü değildir, hava tüpüdür. Bir regülatör yani basınç düzenleyicidir. Dalgıç derinlere indikçe dış basıncı karşılayacak kadar hava verir bu düzenek.

İnsanın soluduğu atmosfer sadece oksijenden oluşmaz. Hatta oksijenin, bu hava içindeki oranı yüzde 21’dir. Havanın en büyük kısmı yüzde 78’le azot gazıdır. Yani derin derin nefes alırken esasında ciğerlerimize ağırlıkla azot çekiyoruz. Elbette nefes aldığımızda ciğerlerimize yüzde 21 oranında oksijen de girer. Bu oksijen havada serbest olarak dolaşan bir oksijenken sucul ortamlarda suda çözünmüş oksijen” diye bir olguyla karşılaşırız.

Suyu (H2O) oluşturan O” ile hiç ilgisi olmayan bu oksijen, sanki havanın içindeki gibi solunum başta olmak üzere, diğer oksidasyon işlemleri için kullanılan, aerobik yani oksijene bağlı yaşamı destekleyen unsurdur. Suda yaşayan canlılar da nefes almak için bu oksijeni kullanırlar.

Peki oksijenin suda çözünebilmesi, canlıların nefes alabilmeleri için ne gerekir? Öyle suyun içine oksijen basıversek, pompalasak, suda çözünmüş oksijen haline gelir mi? Hayır. Çözünebilmek için bazı doğal şartlar, daha doğrusu fiziksel şartlar gerekir.

Bu şartlar başta sıcaklık ve basınçken eğer su tuzlu ise tuzluluk şartı ile de bağlantılı ve ters orantılıdır. Hem de bu üçü ayrı ayrı öyle seviyelere gelmelidirler ki oksijen suda istenilen oranda çözünebilsin. Denize oksijen basıyorum” diye o oksijeni çözündüremezsiniz ancak suyun yüzeyine çıkan kabarcıklar görürsünüz!

MÜSİLAJ SORUNU BÖYLE ÇÖZÜLEMEZ

Deniz gibi derinlikleri olan bir su kütlesine, bir noktadan bile olsa herhangi bir şey basabilmek için müthiş bir enerji gerekir. Çünkü derinlere indikçe artan basıncı yenmek şarttır.

Bu bağlamda müsilaj” sorununu gidermek için bir alet vasıtasıyla denize hava basıldığını”, bu işlemin oksijen basılıyor” şeklinde sunulduğunu görmekteyiz. Söz konusu aletin fotoğrafları basına yansıdı. Oysa 20 cm2 güneş panellerinin ürettiği elektrik enerjisiyle, değil 30 metreye, 30 santimetreye bile hava basılamaz.

Suda çözünmüş oksijen, mg/L birimiyle gösterilir. Anlamı, elinizde olan 1 L suyun içinde çözünmüş oksijenin mg cinsinden miktarıdır. Yani 5mg/L diye bir değer okursanız her 1 L suyun içinde çözünmüş 5 mg oksijen var demektir. 5mg/L deniz canlıları için önemlidir. Suyun altındaki canlıların yaşamlarını sürdürüp, üreyip barınabilmeleri için alt eşik değer kabul edilir.

Doğa, karası olsun, denizi olsun, kendisi de bir canlı gibi davranır. İçinde yaşayan canlıların gözünün yaşına bakmaz. Önce kendini korur. O canlıların nefes alacağı oksijen var ya eğer deniz kendini rahatsız eden bir atık varsa önce o atığı oksitlemek için kullanır. Bu işlem sonucu, canlılara oksijen kalmayabilir, yaşam tehlikeye girebilir!

ESAS İHTİYAÇ DERİNLERDE

Son günlerde denize oksijen, yani hava basmak” için bir seferberlik, bir moda başladı. Anlattığım nedenlerden dolayı olamayacağını bile bile, Marmara Denizi’nde, her bir litreyi 1 mg oksijenle beslemek için toplam ne kadar oksijen gerektiğini hesapladım. Uzun ve ayrıntılı hesaplardan sonra şunu gördüm:

Çözünmüş oksijen miktarını sadece 1 mg/L artırmak için 3.080.781.000 m3 hava gerekiyor. Yani 3 milyar m3! Daha yüksek ve gerekli çözünmüş oksijen miktarı için bu sayıyı istediğiniz sayıyla varın siz çarpın! Marmara Denizi’nin üç boyutlu yapısı göz öne alındığında, bu miktar havayı basmak için ne enerji ne ömür yetecektir!

Derlerse ki Biz sadece yüzeye basacağız”, bilin ki bu denizimizde esas oksijen ihtiyacı derinlerdedir. Zira çözünmüş oksijeni bitiren uygulamanın adı bile derin deniz deşarjı”dır.

O. BÜLENT ARTÜZ

ELEKTRİK-ELEKTRONİK MÜHENDİSİ / MAREM PROJESİ KOORDİNATÖRÜ


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları