Olaylar Ve Görüşler

Uzaktan Eğitim, Eğitim Midir? - Prof. Dr. Ece KORKUT

07 Temmuz 2020 Salı

Yoksa sadece bilgi aktarımı mıdır? İdeal ve kabul gören anlamda eğitim-öğretim insanlar arasında doğrudan, aracısız bir iletişimle gerçekleşir ve öğretenle öğrenenler arasında kurulan bağ ile her iki tarafın da ilgisi ve motivasyonu oranında kalıcı olabilir.

Yüz yüze eğitim tiyatro gibidir, başka insanlarla paylaştığınız özel bir mekânda nefesinizi tutup her ayrıntıyı yakalamaya çalışır, dikkatinizi sahnede olan bitene odaklar, dış dünyadan bir süreliğine ayrılırsınız; aynı anda sanatçıların sözlerini duyar, beden ve yüz hareketlerini görür ve bunlarla anlatılan hikâye arasında bağ kurmaya çalışırsınız.

Uzaktan eğitim ise sinemaya daha yakındır, ama sinema salonunda fiziksel olarak diğer izleyicilerle birlikte, karanlıkta izlenen bir filmden ziyade, bilgisayarda izlenen bir filme benzer:

EKRAN, EĞİTİM, MESAFE...

Çevrenizde dikkatinizi dağıtacak pek çok unsur vardır, arada bir filmi durdurup size zorunlu gibi görünen başka işlere dalar, sonra tekrar dönersiniz, ama filmin bütünlüğü de sanatın büyüsü de bozulmuştur bir kere. Dikkatinizi yeniden toplamak güçleşir.

Aynı biçimde ekran”, öğrenenle öğreten arasına bir mesafe” koyar, paravan gibi bir engel oluşturur. Fransızcada ekran” sözcüğünün ilk anlamlarından biri koruyan, diğeri gizleyendir. Örneğin “écran solaire” (güneş kremi) güneşle tenimiz arasında geçişi önler, ikisi arasına bir engel koyarak tenimizi korur; société-écran” ise paravan şirket anlamına gelir, gerçeği gizler, hayalidir.

Yüz yüze eğitimin yapılma olanağı bulunmayan ve içinde yaşadığımıza benzer olağandışı durumlarda ve alternatif olarak elbette uzaktan eğitimin belli bir katkısı vardır, ancak bunun sürekli, tercih edilebilir ve yüz yüze eğitimin yerine konabilir bir eğitim olduğunu ileri sürmek doğru olmaz. Öyle olsaydı, yakınlarımızla, arkadaşlarımızla vs. evimizden hiç çıkmadan sadece ekranda görüşmek” yeterli olurdu.

SOMUT VERİLERİN GÖSTERDİĞİ

Bu dönemde zorunlu olarak eğitimin tüm basamaklarında uzaktan eğitim yürütülmüş ve sonuçlar yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlamıştır. Aslında yukarıda benzetme ve karşılaştırmalarla açıklamaya çalıştığım uzaktan eğitim türü yalnızca eşzamanlı (senkron), görüntülü uzaktan eğitimle ilgiliydi.

Bir de her hafta yalnızca ders malzemelerinin paylaşıldığı” (yani bilgisayara yüklendiği”) eşzamanlı olmayan (asenkron) uzaktan eğitim uygulanıyor, ki bu şekliyle eğitim tanımı ve kavramından iyice uzaklaşılmış olduğuna kuşku yok. Göreceli olarak daha etkili olan eşzamanlı ve görüntülü uzaktan eğitimi üniversite düzeyinde somut veriler ve deneyimlerle kısaca desteklemek isterim:

1) Genel koşullar: Ülkemiz koşullarında birçok bakımdan fırsat eşitliği olmadığı anlaşılmıştır. Bazı öğrencilerin internet bağlantısı, bazılarınınsa GB kapasitesi canlı ders izlemeye uygun değildir. 

Öğrencilerin bir kısmı “dersleri” telefon ekranlarından izlemek zorunda kalmışlardır. Olanların çoğunun bilgisayarı ise eski ve kamerasızdır. Bu durumda öğreten ile öğrenenlerin ekrandan bile birbirlerini görme olanağı kısıtlanmaktadır. Diğer yandan

2) Ders sırasındaki koşullar: Öğretmen de öğrenciler de evlerinde ve hareketsiz durumdadır. Oysa ev ortamı dikkat dağıtıcıdır ve sınıf ortamının gerektirdiği kurallardan yoksundur. Tüm öğrencilerin kameralı bilgisayarları olsa dahi öğretmenin bir yandan ekranda ders malzemesi paylaşıp aynı anda derse katılan 30-40 öğrenciyle göz teması kurması olanaksızdır.

Öte yandan öğrenciler ekran karşısında söz almakta çekingen davranmakta ya da aynı anda verilen cevaplar, sorulan sorular birbirine karışmaktadır.


3) Ölçme-değerlendirme koşulları: Ders dönemi sonunda yapılan uzaktan sınav türleri çok çeşitli olmakta birlikte, sınav ortamı oluşturmanın güçlükleri nedeniyle hiçbirinin bilgiyi ve/veya beceriyi ölçme ve değerlendirme anlamında tam olarak güvenilir ve adil olmadığı anlaşılmıştır.

Bütün bu koşullar eğitimde insan ilişkilerinin önemi, kurumsal bir ortamda birlikte öğrenmenin” etkililiği, ölçme ve değerlendirmede eşitlik ve adalet gibi konular açısından uzaktan eğitimin yüz yüze eğitimle karşılaştırılamayacağı sonucunu ortaya koymaktadır.

Sonuç olarak uzaktan eğitime yalnızca özel koşullarda başvurulması, normal koşullarda ise ancak tamamlayıcı bir eğitim olarak düşünülmesi doğru bir yaklaşım olacaktır. Bu yazı, eğitim konusuna ve uygulama sürecinde yaşananlara uzaktan” bakan bazı mecraların uzaktan eğitimi çağdaşlık gibi göstermesi üzerine yazılmıştır.

PROF. DR. ECE KORKUT
HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ, EĞİTİM FAKÜLTESİ


Yazarın Son Yazıları