Olaylar Ve Görüşler

Yunanistan yine gündemde - Taner BAYTOK

28 Haziran 2022 Salı

Türkiye Cumhuriyeti; geçen yüzyılın ikinci çeyreğine doğru, kaos coğrafyasının tam ortasında kurulmuştur. Çevresindeki Yunanistan, Güney Kıbrıs, Bulgaristan, Romanya, Rusya, Ermenistan, İran, Irak ve Suriye’nin, ülkemize karşı olumlu tavrına veya niyetine rastlanmamıştır. Çevremizde, bizimle birlikte NATO üyesi olan Yunanistan dahil, bize dostluk eli uzatmış bir devlet yoktur. Bu ülkelerde Türkiye’ye karşı düşmanlık, okullarda, kiliselerde öğretilir. Ülkemize karşı gerçekleşmesi olanaksız hayaller peşinde koşarlar. Anadolu’yu adeta babalarından kalma topraklar olarak görür, kendilerini sütten çıkmış ak kaşık sanırlar. Bu devletlerin, ülkemize karşı yanlış politikaları, onları her zaman Türkiye karşısında kaybeden taraf yapmıştır. Bu devletlerin, bu amansız ve olumsuz politikalara girişmeden önce, bir kez daha düşünmeleri, bunların arkasındaki büyük devletlerin de bundan vazgeçmeleri akılcı yol olacak ise de yaşadığımız yüzyılın ekonomik ve politik şartlarında, bu mümkün görünmemektedir. 

Türkiye ve bu ülkeler arasında yaşanabilecek silahlı çatışmalar, hiçbir tarafın yararına olmaz. Türkiye, bu komşu ülkelerin olumsuz davranışlarına karşı soğukkanlı davranmalıdır. Çünkü böyle bir tutum, başarının ilk adımıdır. Türkiye’nin bu ülkelere karşı saptayacağı politikalar, barışa ve olumlu adımlara dayanmalıdır. Türkiye bu politikayı izlerken, hesapsız sözler etmekten, bu ülkeleri ümitlendirecek, onlara moral verecek hareketlerden kaçınmalıdır. Türkiye topraklarını savunurken bu amaçla genel ve ortak önlemler saptarken çevresindeki her bir devletin özel durumunu hedef alan caydırıcılık kavramını ön planda tutmalıdır.

CAYDIRICILIĞIN ÖNEMİ

Caydırıcılık, inandırıcı olabildiği kadar değer taşır. Caydırıcılığın arkasında elbette ülkelerin heveslerini, ümitlerini kıracak ekonomik politikalar, sağlam ve tasarruflu savunma önlemleri bulunmalıdır. Caydırıcılığın en önemli öğesi ise ülke insanlarının birlik, beraberlik içinde olması ve karşı tarafı buna inandırmalarıdır. İktidarların gücünün ölçülmesinde, siyaset, ekonomi ve kültürün önemi büyüktür. Ama içerideki birliği çatlatarak, dış politikayı iç çekişmenin esiri yaparak, bunu yaparken bir de ülkemizin güzide kurumu olan Dışişleri Bakanlığımızın kurumsal kimliğine ve mensuplarına hoş karşılanmayacak ifadelerle saldırmak, yakışık almaz.

TANER BAYTOK

EMEKLİ BÜYÜKELÇİ


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları