Vecide’nin ve Türkiye’nin Karneleri

25 Ocak 2012 Çarşamba
\n

Dün, Uğur Mumcunun katledilişinin 19. yıldönümüydü.

\n

Dostları ve meslektaşları olarak şu sorunun yanıtını arayalım:

\n

O menhus plan yürümeseydi; yani Uğurun otomobilinin altına konmuş olan bomba patlamasaydı da, araştırmacı gazeteciliğin ustası 24 Ocak 2012de de hayatta olsaydı, yaşamını Silvrideki cezaevleri kampusunun koğuşlarında mı yoksa Ankaradaki evinde mi sürdürüyor olacaktı?

\n

Yakından tanıdığım Uğur gibi gözü pek ve inançları doğrultusunda mücadeleden yılmayan bir gazetecinin, fincancı katırlarını ürkütmemesini düşünemediğim için aziz meslektaşımın da tıpkı Mustafa Balbay gibi, Ahmet Şık ve Nedim Şener gibi demir parmaklıklar arkasında şafak sayacağından kuşku duymuyorum.

\n

Balbay 1052 günden bu yana içeride. Ahmet ve Nedim, 6 Mart 2011de gözaltına alınmışlar ve o günden bu yana tutuklu olarak, 97 meslektaşımızın adlarının yazılı olduğu listedeler.

\n

Yalçın Küçükün, 28 Ağustos 2008de tutuklunmasına neden olan Odatv dosyasından ayrı olarak, yazdığı bir kitap yüzünden 7 yıl hapis cezasına çarptırıldığını da biliyoruz.

\n

Öteki tutuklu gazetecilerin durumlarına sıra gelmeden, hapisteki bir düşünce adamı olarak kızı Vecidenin karnesini merak ettiğini dün haberlerde okuduğum Nedim Şener’in, tıpkı Uğur gibi kalleşce öldürülen Agos yazarı Hrant Dink kararı için arkadaşımız Utku Çakıözere söylediklerini de büyüteç altına alacağım:

\n

Karar iyi ki ben tutukluyken çıktı. Herkes gördü. 11 aydır beni susturdular ama yine de gerçeği hapsedemediler. Ben 5 yıl önce bunları yazdım. Şimdi, kendileri örgüt diyor.”

\n

Nedimin de mutlaka bildiği, ancak söylemek istemediği şey siyasal iktidarın eşgüdümündeki yargınınkendilerini tutuklu olarak yargılarken bir hayli yorgun düşmüş olduğudur. Düşünce özgürlüğünü suç haline getirmek için, ifade özgürlüğünü terör amaçlı gösteren polis raporlarının cumhuriyet savcılarına gönderildiği, savcıların da o raporları fezleke haline sokup yargıçların değerlendirmelerine sunduğunu söyleyen de yine saygın bir savcımız değil midir?

\n

Kimse kusura bakmasın. Özellikle siyasi iktidarda olanlar hiç alınmasınlar.

\n

Düşünce özgürlüğümüz böylesine hırpalanırken, kendimize çekidüzen vermek için aynaya bakacağımıza, Fransadaki muhteris politikacının seçim hesabı ile aldığı kararları didiklemekle uğraşmanın bir yararı olduğuna inanmak; o kararlara kaç senatör oy verdi hesabı yapmak niye?

\n

Küçük Vecide Şenerin karnesinin iyi olduğunu tüm Türkiye öğrendi. Ya ülkenin düşünce ve anlatım özgürlüğü sınavından aldığı karne?

\n

Ondan ne haber?

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Rüzgâr Eken... 2 Ocak 2013
Rüzgâr Eken... 14 Aralık 2012