Bilmediğim bir konuda ahkâm kesiyorum

06 Ağustos 2015 Perşembe

Siyasette çözüm bekleyen sert problemler - 4...

Kürt meselesinin çözümü yeni bir aşamada. Silahlı mı yoksa siyasi mi? PKK, ver özerk bölgeyi al silahı politikasında. Türkiye’de partiler, “Silahlı özerk bölge”nin bir ön aşama olduğunu bilir. Suriye-Güneydoğu Kürt bölgelerinin “yeni devlet”ini aradığını görür. “Türkiye’yi böldün”, o siyaseti bitirir. Türkiye için böyle bir kilometre taşı, Türkiye siyasetinde ve seçmeninde bir “travma”yı anlatır. Ülkede nasıl yeni bir toplumsal düzen kurulur... Travmanın Kürtleri de ilgilendiren büyük boyutları ne olabilir... Anadolu uzak ve yakın tarihsel dramlarından birini daha yaşama tehlikesiyle karşı karşıya mı kalır...
Nerede Kürt var orada bir Kürt devleti kurulmalı gibi bir yaklaşımı ve tarihsel yanlışlığını tartışmıştım. (http://orhanbursali. blogspot.com.tr/2015/08/siyasette-cozumbekleyen- sert.html), bu nedenle burada üzerinde durmayacağım.

Kandil liderliğini anlamak
Bugün Kürt silahlı ve siyasi hareketi gelinen eşikte bir muhasebe yapma gereğini duyuyor mu, bunu merak ediyorum. 80’li yıllardan bu yana süregelen “savaş”ın, bir eşiğe geldiğini görüyorlar mı, veya bir muhasebe ihtiyacı hissediyorlar mı?
Bu önemli, çünkü her akıl, yaşananlardan bir deneyim ve sonuç çıkartır.
Hayatları dağlarda geçen bir liderler kadrosu, “ne yani şimdi, ilk aşamada özerklik - federasyon gibi bir sonuca ulaşmadan, silahı bırakıp siyaset mi yapacağız..” diyebilir...
Evet belki de öyle.
HDP liderliği ile Kandil liderliği tartışıyor mu: Geldiğimiz nokta gerçekten bir “aşama” oluşturuyor mu? Bugünkü durum, daha ötesine sıçrayamayacağımız bir eşik oluşturuyor olabilir mi?.. Anadolu, birlikte yaşamanın kaçınılmaz olduğu bir karmaşıklık ve bütünsellik içinde mi?..
Savaşı başlatanlar, yeni eşikte belki de geri çekilmeli. Yerlerini yeni sivil siyasi kadrolara bırakmalı... Farkındayım, Türkiye’de özellikle “sol” içinde kadro değişimi, liderlerin dönemlerinin artık bittiğini kavramaları pek de mümkün olmayan işlerdendir. Kuşaklar yeni durumu ve kendilerinin “eskidiğini” fark etmezler. Siyaset kendileri için “kişisel sorun”a dönüşmüştür, bilmezler.
Bunları yazdıkça, Kürtler sosyal medyadan yüklenip duruyor: İşine bak, sana mı kaldı Kürt meselesi üzerine ahkâm kesmek, hadi yürü git...
Bu ülkenin yurttaşı olarak bana da kaldı. Nasıl AKP üzerine yazıp çiziyorsam... Bu ülkeyi ilgilendiren her şey, herkese kalır.

“Sine-i Kürt’e dön..”
PKK liderleri ülkede sivil siyaset yapabilmelerinin zorluğunu görüyor olabilir. Ancak kendilerine özerk bir alan elde edebilirlerse siyasetlerini sürdürürler. Bunu da ancak silahla elde edebileceklerine inanırlar.. Oysa HDP kadroları için durum epey farklıdır.
PKK liderleri diyor ki, HDP sine-i millete (Kürt’e) dönsün, demokratik toplumu, kurumlarıyla inşa etmeye koyulsun. Bu amaçtır, bundan sapmasın.. Seçim, parlamento, milletvekili çıkarmak, Türkiye’nin sorunları üzerinde kafa yormak, bütün bunlar hava cıva. Bunlarla uğraşırsan ana amaçtan, Kürt ulusunu inşadan vazgeçmiş olursun.
PKK liderlerini, artık Türkiye ve devleti ile bir ilişkisi kalmamış “özerk yapıların inşası” ilgilendiriyor. Buna yoğunlaşırlarsa, Türk devletinin de giremeyeceği, siyaset yapabilecekleri bir alan oluşur. Bunu kısmen yapıyorlar zaten. Para topluyorlar, yargılıyorlar, perde arkasından belediyeleri yönetmeye çalışıyorlar...
PKK HDP’yi de resmen bu amaçlar doğrultusunda mücadeleye çağırıyor.
Şimdilik, devlet içinde “yavru devlet” inşası...

***

Kürt silahlı ve siyasi hareketi yeni bir aşamanın eşiğinde. Siyasal durum öyle gösteriyor. Bu aşama yeni ve büyük bir liderlik bekliyor...  


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları