Cumhurbaşkanı, Azerbaycan, Ermenistan ve İran

13 Aralık 2020 Pazar

Ön not: Konuya girmeden önce koronavirüs üzerine. Günlük vaka sayısını açıklamaya başlayan iktidar/Sağlık Bakanlığı, açık ve net olarak gerçek ölüm sayılarını baskılıyor.  

Sadece karşılaştırma yaparak bir denklem kuracağım. 11 Aralık’ta Almanya’da 32 bin 734 vaka ve 604 ölüm gerçekleşti. Türkiye’de ise 32 bin 106 vaka ve 220 ölüm açıklandı. Yani aynı vaka sayısı ama bizde ölümler Almanya’nın üçte biri... Denklemi kurarsanız bizde ölüm sayısı 560 olmalı. Bu şüphesiz yaklaşık bir hesap. 560 ölüm de Türkiye’de tedavi olanaklarının en az Almanya kadar iyi olduğu varsayımına dayanıyor. Eğer Almanya’nın koşullarının çok daha iyi olduğunu söyleyecek olursanız, günlük ölümleri 600’lerin üzerine çıkarmanız gerekir.

Şimdi ana konumuza girelim.

Önce iyi haber:

Cumhurbaşkanı, Azerbaycan’da zafer gününe katıldı, yaptığı konuşmada bir iyi vardı bir de kötü... Bugün iyi üzerinde yorum yapacağım: Ermenistan! 

Azerbaycan haklı bir zafer elde etti ve Ermenistan’ın hangi akılla işgal ettiği sorgulanacak Azeri toprağı Dağlık Karabağ’ı kurtardı. Tabii Dağlık Karabağ’da azınlık bir Ermeni nüfusu olması, Erivan’ın bahanesiydi. Önceki gün İlker Başbuğ Cumhuriyet’te bu konuyu yazdı, özellikle de Atatürk’ün o zamanki Nahçıvan ile ilgili öngörüsüne vurgu yaptı. 

Azerbaycan’ın haklı ve önemli zaferinde şüphesiz ki Türkiye’nin katkısı büyük. Hem Azeri ordusunun baştan sonra yenilenmesinde hem de savaşta silah desteğiyle. Ama başarı şüphesiz 2 binden fazla şehit veren Azeri ordusuna ait. Ayrıca Türkiye’de hangi siyaset iktidarda olsa Azerbaycan’a destek verirdi. Nitekim, Azeri ordusunun inşasına destek bu iktidardan önce başladı.

Mesele kim kazandı -kaybetti değil

Bu savaşın kaybedeni kazananı üzerine herkes yazıp çiziyor. Bol laf.

Bu savaş bence iki şeyi gösterdi: 

En önemlisi: Günümüzde artık bir ülkenin topraklarını işgal ve ilhak edemezsiniz. Bahaneniz ne olursa olsun. Eninde sonunda yüzyıl bile geçse işgal topraklarını kaybedersiniz. 

İkinci en önemli nokta: Böyle işgaller ve yarattığı savaşlar büyük yıkım getirir. Hem ülke insanı için hem de zenginlikleri ve refahı için. Acı, gözyaşı, insani ve büyük maddi kayıplar.

Üçüncü nokta da şu: Özellikle komşular arasında bu tür savaşlar, sadece uzun süreli düşmanlıklar eker. Nesiller, milliyetçi veya ırkçı zehirli söylemlerle büyür. Dostlukları ve işbirliklerini uzun vadeli baltalar; yüzyıllarca bir arada yaşamış, benzer uygarlıkları paylaşmış ve birbirlerine katkılarda bulunmuş topluluklar arasına kan girer, bin yılda inşa edilen iyi niyet ve uygarlık ölçütleri, yüzlerce yıl süren büyük yıkımlara uğrar.

Bu nedenle savaşa kimse evet dememeli. İnsanlığın barışa, iyi niyete ihtiyacı vardır; iktidarların milliyetçi söylemlerle iç kamuoyunu kışkırtmaya ve böylece iktidarını sürdürme payandaları elde etmesine hiç fırsat verilmemelidir ve karşı çıkılmalıdır. Ermenistan’ın en büyük hatası budur. Fakat bu hatadan ve savaştan ders alacak çok ülke ve kimse vardır.

Doğru konuşma

Gelelim Cumhurbaşkanı’nın konuşmasına: Ermenistan’a el uzatması iyidir. Bölge ülkeleri arasında geniş işbirliği çağrısı yapmıştır. Ermenistan’a kapıların açılabileceğini gündeme getirmiştir.

Evet, yeni bir fırsat doğdu Türkiye ile Ermenistan arasında. Düne kadar Ermenistan’ın Azerbaycan topraklarını işgalde tutması, iki ülke arasındaki ilişkileri de zehirliyordu. Tabii sadece bu değil, Ermeni diyasporasının Türkiye aleyhine küresel kışkırtmaları da Türkiye- Ermenistan arasındaki ilişkilerin düzelmesine büyük engeldi. Çünkü Ermenistan, diyasporanın etkisi ve baskısı altında, kendi çıkarlarını izleyemiyordu. Üstüne bir de Azerbaycan işgali bindi.

Şimdi normale dönmenin yolu açıldı bölge ülkeleri arasında.

Paşinyan doğrusunu yaptı

Ermenistan Başbakanı Paşinyan, halk hareketinin desteğiyle iktidara gelen bir lider. Ama ülkeye mutluluk ve yenilik getiremedi. İç zorluklarını aşmak için yeniden Azerbaycan’a saldırıp kışkırtmalar yapınca, Azerbaycan’a topraklarını kurtarması için iyi bir fırsat yarattı.

Sonuçta, büyük kayıplarla yenilgiye uğrayacağını anlayınca, Fransa ve Rusya’dan savaş desteği talepleri de karşılık bulmayınca, Rusya el uzattı ve savaşı bitirici anlaşmaya imza atmak zorunda kaldı. Çok iyi yaptı. Gerekçesi de çok haklıydı: Askerlerimizi ve ordumuzu tamamen kaybedecektik! Haksız savaş yenilgiyle sonuçlanır.

Fakat ülkede milliyetçiliğin gözü dönmüş bir noktaya geldiği de ortaya çıktı. Umarım Ermeni halkı gerçeği görür.

Yarın, Cumhurbaşkanı ve İran.


Yazarın Son Yazıları