Kişiye özgü anayasa elbisesi dikerseniz, şimdi eyvah ne yaptık dersiniz..

18 Kasım 2021 Perşembe

Tek adam rejimi anayasası, ülkeyi soktuğu büyük çıkmazlarla birlikte bitmiştir. Geçmiş olsun!

AKP döndü dolaştı tüm eleştirilere rağmen kabul ettirdiği tek adam rejimi anayasasını bizzat kendisi delmek, değiştirmek durumuna düştü. Şikâyet ediyorlar, 50+1 yanlıştı diyorlar. Neredeyse muhalefete çağrı yapacaklar: Gelin şu 50+1’i değiştirelim! Ama buna cesaretleri yok, zaten muhalefetin de buna kulakları tıkalı.. En çok söyleyebildikleri: Ortak bir anayasa yapalım... Bundan amaçları da sağına soluna ufak düzeltmeler yapmak ama başkanlık sistemini korumak, Meclis’e mesela bakanlara soru sormak gibi esasla zerre ilgisi olmayan sıradan yetkiler vermek, ama şu 50+1’i mutlaka anayasadan çıkarmak.

Neden? Çünkü Cumhurbaşkanı’nın yeniden 50+1 ile seçilmesi olanak dışı. O zaman ne yapmalı? “RTE’nin yeniden seçilme olasılığını gündeme getirecek bir oy oranı üzerinde anlaşalım.” En iyisi, Cumhurbaşkanlığı adayları arasında en çok kim oy alırsa o seçilsin... diye düşünüyorlar.

Nasıl başkanlık - tek adam anayasasını RTE için tasarladılarsa, şimdi de bu anayasanın salt 50+1’ini kaldırarak RTE’yi ve sistemi sürdürmenin bence boşuna arayışı içinde girdiler.

Bu girişimlerden hiçbir şey çıkmaz. Muhalefet, 50+1’in kendilerine yaradığını görüyor. Ayrıca hedefleri güçlendirilmiş bir parlamenter sistem. Bu sistemi gerçekleştirmek için gerekli seçmen desteğini sağlama stratejisiyle ilerliyorlar.

Ülkeyi, orta ve uzak geleceği düşünmeden hareket eden, ülke gerçeklerini dikkate almayan, kişiye uygun elbise diken, dar bakışlı ve çıkar odaklı bir anayasanın duvara toslayacağı açık ve seçikti.

BU YANLIŞTIR, SESLERİNİ DUYMADILAR

Anayasa referandumundan önce yeni anayasa taslağı üzerine tüm tartışmalarda bu sistemin ülkeye uygun olmadığını, tek bir insana bu kadar büyük yetkiler tanınmasının ülkeyi zora sokacağını, tek adamın mutlak hâkimiyetini getireceğini, Meclis’in göstermelik bir duruma düşürüleceğini çok söyleyen oldu.  

Ayrıca bu Türk tipi diye tanıtılan sistemin yürümeyeceği, AKP’ye de ileride yaramayacağı ve değiştirilmesinin gündeme geleceği de söylendi. Ama AKP için o sırada seçilmesine kesin gözüyle baktıkları RTE’yi tek adam koltuğuna oturtmak önemliydi, sonrası değil.

Tek adam sistemi ülkeyi her bakımdan üstesinden zor gelinebilecek dar boğazlara soktu, ekonomiyi çökertti, dış ilişkilerde açmazlar içinde boğuşuyoruz. 

RTE dönemi, anayasası ile birlikte bitti bitiyor

Eğer bu iktidar bir çılgınlık yapmazsa, mutlaka iktidarda kalmak için olağanüstü, rejim - yasa - kural dışı, sistemi de ortadan kaldıracak düşünceler içinde değilse, 2023 Haziranı’nda iktidar el değiştirir.

AKP politikacıları için de nerede yanlış yaptık konusunda düşünme fırsatı çıkar.

Bu tür çılgınlıklar ancak iktidarla devrilecek uşak-besleme yazarların aklına geliyordur umarım. Bu kapsamda “CHP kapatılırsa halk sokağa çıkmaz, halk tepki koymaz, zaten ulusalcı olmayan CHP’li liderler tutuklanır” diye, abuk sabuk zevzeklik yaparak, perde arkasından AKP’ye “Gerçi böyle olursa diktatörlüğe geçilmiş olur, ayıp olur ama zor durumdaysanız bunu deneyebilirsiniz” biçiminde yazıların gazına gelecek AKP yöneticisi yoktur.

Yoksa AKP için de bu bir son olur. 

TEK SAHİBİ MHP

50+1’e MHP sahip çıkıyor, çünkü AKP’ye (veya öne çıkacak başka bir partiye) destek olarak vitrinde etkili kalabilecek, yönlendirici güç olabilecek bir pozisyon yaratıyor.

Bahçeli, 50+1’in değişmesini isteyen Cemil Çiçek’i ağır eleştirirken aslında bu sözlerin esas sahibinin Cumhurbaşkanı olduğunu biliyordu. AKP ile aralarındaki tartışma ve anlaşmazlık bu noktada ayyuka çıkarken sorunun esas muhatabı Cumhurbaşkanlığı ile dün görüştü.

Zaten sistemin seçimlerden önce değişebilirliği olmadığı için tartışmanın tatlıya bağlanacağını söyleyebiliriz, her ne kadar bu yazıyı, yapılacak açıklamadan önce gazeteye göndermiş olsam bile.

AKP, Bahçeli’ye mecburdur 1.5 yıl boyunca ama 50+1’in değişmesi gerektiği düşüncesini de saklı tutacaktır.

Fakat her durumda, artık geçmiş olsun.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Sezen Aksu’nun dili 23 Ocak 2022