Ponzi hareketi ve tüketim toplumu iflası: AKP

27 Temmuz 2021 Salı

Ponzi hareketini bilen bilir, bu hareketi, saadet zincirinin öyküsünü sonra yazacağım, Türkiye’de kripto paralardan tutun, ÇiftlikBank’lara (reklamında ineklerin olması rastlantı mı, yoksa bul karayı al parayı kumarına para yatıranları mı temsil ediyordu her bir inek?!), eminevlere kadar, kopacağı garanti bir dizi saadet zinciri konusuna gireceğim...

Ama birden düşündüm ki acaba AKP iktidarı “Tüketim toplumu” inşa ederken ülkede bir Ponzi hareketi mi kurmuştu da ne o fark etti ne de biz bildik?

Kaçıncı yazım, sanırım 4’üncü. Temel soru, AKP neden yüzde 30-35’lerde idi?

BANKALAR KİŞİLERİN PEŞİNDE

Yıllar içinde çok yazdık tüketim toplumu inşa etti, AKP diye... Ve seçimleri kazanmasının temel nedeni olarak da bunu gösterdik. Para oluk gibi akıyordu, herkesin cebinde 4-5 kredi kartı, bankalar üç beş kuruşu olan ve olmayanların bile peşinde koşuyordu kart ve kredi vermek ve paradan para kazanmak için...

CHP’ye “11 seçim kaybetti” diye olur olmaz, salt düşmanlığından veya bilmezliğinden veya iktidar ve yandaşlarının da aşağılayıp gözden düşürmek için saldıranlar, yüzde 40-50 oylarında ardında ne yattığı sorusunu merak etmeyenler, unuttunuz mu tüketim toplumu inşasını? 50 iken 400’ü aşan AVM’nin nasıl ve neden inşa edildiğini, ülkede?

Gelen doğrudan yatırımları, 70 milyar dolar bu ülkenin mal satımını sıcak paraları toplasanız, sallıyorum şimdi (ama çıkaracağım hesabını!) 4 trilyon dolar girdi bu ülkeye, 20 yıl iktidarda kalmanın sırrı buradadır.

ZİNCİR KOPUNCA

Bu bir saadet zinciriydi ve 2017’de tam koptu!

Bir Ponzi olayı yaşadık! Saadet zinciri kopacaktı, çünkü bu kadar paranın arkasının gelmesi mümkün değildi, sonuç iflas, ekonomik çöküntü, büyük yoksulluk.

Ekonomi her şeydir, belirleyicidir, tabii ülke fiili olarak işgal edilmiyor, parçalanmıyor ve satılmıyorsa...

Para akıyorsa herkes kazanını doldurmaya bakar.

Şimdi şu olguya bakın ve ne demek istediğimi anlatıyor: Dünya Bankası’nın hesabına göre “2003 - 2018 arasında Türkiye’de yoksulluk oranı yüzde 77 gerileyerek yüzde 37.5’ten yüzde 8.5’e düşmüş”. Barış Soydan bir grafiği yazısına koymuş.

(https://t24.com.tr/yazarlar/baris-soydan/bunca-yoksulluga-ragmen-akp-nasil-hala-yuzde-35-aliyor-dunya-bankasi-nin-yaniti,31441) Burada hesap satın alma gücü paritesine göre yapılıyor, dolar üzerinden.

“Yoksulluktaki iyileşme 2018’e dek sürmüş. O yıl (Başkanlık seçiminden bir ay sonra) yaşanan kur kriziyle Türkiye yeniden yoksullaşmaya başladı. Yoksullaşma pandemide hızlanarak sürdü. Dünya Bankası’nın simülasyonuna göre yoksulluk oranı 2020’de yüzde 2.1 daha arttı, 1.6 milyon insan daha yoksullara eklendi, yoksul sayısı 10 milyona yükseldi...”

TÜİK de zaten bu yoksullaşmayı son raporunda vurguladı, ciddi maddi yoksulların oranı yüzde 27.4.

SON YÜKSELİŞ 2018

2018 AKP açısından son yükselişti, seçim öncesi anketler de Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerini Cumhur İttifakı’nın kazanacağını gösteriyordu. AKP yüzde 40 civarındaydı.

Dolar kuru 2018 ocakta ortalama 3.75, şubatta 3.80 iken, martta 3.90, nisanda 4 TL’lerde, mayısta 4.50’leri aşmış, haziran/temmuzda 4.90’lara dayanmış, ağustosta 6 dolarları aşmış, sonra yeniden 5’lere çekilerek yeni bir tırmanış için soluklanmıştı.

Bugün 8.60’larda.

Tabii milli gelir kişi başı 2017’de 10 bin 600, 2019’da 9 bin 600, 2019’da 9 bin 127, 2020’de 

8 bin 600 dolar.

2013’te 12 bin 616 dolardı!

AKP’nin düşüşü ekonominin düşüşü ile birlikte seyrediyor.

AKP bir Ponzi saadet zinciri yaratmıştı. Kopunca yüzde 30’ara geriledi. Kararsızlardan oy alırsa 35’lere tırmanabilir, bugünkü koşullarda.

Yani kaybı 10 (5) puan. 

BEKLEYİŞTE Mİ SEÇMEN?

Burada tutunmasının nedeni, saadet zincirini kurarsa yine bu adamlar kurar bekleyişidir esas olarak.

Yarattığı yeni orta sınıftır, hâlâ dağıttıklarıdır. Ayasofya, Karabağ, Karadeniz - Akdeniz petrol/doğalgaz vaatleri, çöküşe rağmen durmadan bir şey yapıyor duygusu-görüntüsü, Biden’la flört-dünya lideri havası...

Ben durmadan yaptığı sarayları, uçakları, lüks yaşamı, harcamaları, 3 bin otoluk gezileri vb. bile kendi büyüttüğü seçmeninin hoşuna gittiğini düşünüyorum. 

RTE, iktidara tutunduğu Ponzi saadet zincirini, seçimlere yaklaştıkça yeniden inşa etmekten başka bir şansı olduğunu düşünmüyorum. 

Nasılı, tartışma konusudur.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları