Terör, RTE’yi başkan yaptırmanın altyapısı

28 Aralık 2015 Pazartesi

Cumhurbaşkanı’nın Başkanlık Sistemi’ne geçiş stratejisinin en önemli ayağını PKK oluşturuyor. 1 Kasım seçimlerinden önce yazmıştım: PKK/HDP strateji değiştirdi, şimdiki politikalarıyla seni başkan yapacağıza geçtiler!
Bunun ilk aşaması 1 Kasım seçim sonuçlarıyla gerçekleşti. Şimdi ikinci aşamadayız, Demirtaş RTE’yi başkan yaptırmanın perdesini sonuna kadar açtı. Devlet kuracağız, özyönetim konusunda direneceğiz, direnişi destekleyeceğiz, demokratik özerklik ilanına geçeceğiz...

Barzani devleti iyi mi kötü mü?
Kürtlerin gelecekte nasıl bir ortamda yaşayacakları üzerine kestirimler alır başını gider. Barzani bağımsız devlet kurma aşamasında. ABD kurduracak da, diğer iki parçasından biri İran’a kaçacak endişesi içinde. Kurulsa, aslında herkesi rahat ettirecek bir yeni durum ortaya çıkabilir; ben emekli subayların yaptıkları “Türkiye aleyhine olacak” biçimindeki yorumlarına katılmıyorum.
Kürtler tarihsel devletlerine kavuşacaklar. Bu onların hakkı. Böylece diğer ülkeler de daha rahat edecekler. Biz örneğin Bulgaristan’daki, Yunanistan’daki Türklerin oralarda ayrı devletler kurmalarını istiyor muyuz? İsterlerse Türkiye’ye gelirler, istemezlerse orada yaşarlar.
Kürtlerin her yaşadıkları ülkede Kürt devleti kurma düşünceleri gerçekleşebilecek bir düşünce değildir. Her Kürt fraksiyonuna, ideolojisine bir Kürt devleti isteniyor ki, olay, bugünkü Güneydoğu’daki felakete yol açıyor.

RTE başkan olmuş umurlarında değil
Durum daha da kötüleşebilir. Şimdi HDP’liler de, bu köşede öteden beri tehlikesine işaret ettiğim gibi, bir Türkiye partisi değil, baştan beri Kürtlerin en azından özerklik, federasyon ve bir adım ötesi devlet kurmaya yönelik stratejilerin partisi olduğunu net olarak ortaya koydu.
Cumhurbaşkanı’nın en büyük hayalini gerçekleştirmesine yardımcı olacak zamanlara giriyoruz.
Kürt silahlı ve siyasi hareketinin artık zerre kadar umurunda değil, RTE başkan olmuş olmamış.
İzledikleri strateji, Türkiye’ye karşı savaş stratejisine dönüşmüş durumda. TAK denilen örgütleri yeniden ortaya çıktı, Sabiha Gökçen’e havan topu atmışlar. Sabotajlarını yaygınlaştıracaklarını açıklıyorlar.
HDP’nin açıkça “direnişe desteğe” geçmesiyle, anlaşılan “direniş” dedikleri olayların kentlere sıçratılmasına neden olacak.
Terör cephesini yaygınlaştıracaklarına ilişkin işaretler belirginleşiyor.

Özgürlüklerin baskılanması ‘Türklerin sorunu’
Bu terör politikalarının yol açacağı tek şey, içeride demokratik hak ve özgürlüklerin daha fazla baskı altına alınmasıdır.
Bakıyorum, bazı ideolojik davranan gazeteci-yazarlar, yetmez ama evetçiler, her zamanki ebleh politikalarıyla, PKK’nin Güneydoğu politikasına, “direniş” diye nitelendirdikleri “terör faaliyetlerini” olumlayarak, ülkenin daha fazla güvenlikçi politikaların içine gömülmesine de arka planda destek veriyorlar.
PKK ve HDP, demokratik hak ve özgürlüklere saldırı politikalarını azdırıyor.
Kitlelerin bu durumlarda iktidarın etrafında toplanmasına yardımcı oluyor.
1 Kasım seçimleri sonuçları tamamen bundan kaynaklanıyor.
RTE’yi başkan yaptırma politikaları hızla tırmanıyor.
Başkanlık Sistemi’ne geçişin altyapısının hazırlanmasına yardımcı oluyorlar.
İlk seçimlerde, üçüncü baskın seçimde, bu gerçekleşir.
Eylemlerinin tüm ülkenin baskı altında yaşamasına yol açmasına yaklaşımları da şu sonuca yol açıyor:
“Bu da Türklerin sorunu.”  


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları