‘Yar bize bir darbemsi girişim, sözde değil özde’ rüyası

12 Nisan 2021 Pazartesi

Anket sonuçlarının ortalaması, yarın seçim olsa AKP’ye oy vereceğim diyenlerin oy yüzdesi 32 civarında; bu, yüzde 29 - yüzde 34 arasında değişiyor. Eğilim düşme yönünde.

2015’te AKP yüzde 42 küsur oy almıştı ve Meclis’te hükümet kuramamıştı. Ama bizlere yaşatılan beş aylık o karanlık dönemin sonunda, seçim tekrarlanarak oyunu yüzde 49.5’e çıkarmıştı.

2018 seçimlerinde ise AKP, 2015 Haziran seçimleri sonuçlarına geri döndü: Yüzde 42.56..

2018 seçimlerinde de ekonomi kötüydü: İşsizlik yüzde 11’in, enflasyon yüzde 16’nın üzerinde. Yüzde 42 oya ulaşması, 2016 FETÖ darbe girişiminin yarattığı büyük destekle oldu.

Bugünkü koşullarda AKP’yi yukarıya taşıyacak hiçbir durum yoktur. İktidar büyük yolsuzluklar içinde çürümüş, RTE büyük itibar kaybetmiş ve yıpranmıştır. Yarın seçim olsa gümbür gümbür gidecektir.

Nemalanan büyük çoğunluk

Yarın seçim olsa anketlerinin sonuçları, yanılma paylarını dikkate alırsanız en çok yüzde 35-36 olur. En azından 8 puanlık bir düşüş. Türkiye’yi ekonomik ve toplumsal olarak çökertmiş bir parti için az bile.

Gerçeği tam bilmiyoruz ama AKP, rant ve ihale ile para dağıttığı ve varlığını bunun üzerine kurduğu için, belki de AKP yönetiminden nemalanan ve iktidarda kalmasını isteyen, ilave olarak dinci ideolojik politikalarını her şeyin üzerinde tutan bir seçmen kitlesi ile birlikte, yüzde 30’a yakın oy potansiyeli arkasında duruyor gibi.

Ama bu, iktidardan düşüş demek.

AKP, kendisini yeniden yüzde 40’lara taşıyacak olay arayışı içinde. Yazmıştım: Dış konularda milliyetçi şahlanış arayışları olasılığı sepette tutuluyor. İçeride neler yaratılır bilemem..

Ama rahatça şunu söyleyebilirim: İktidarın politika oluşturucularında, mesela “Ah bize yönelik şöyle bir darbe heveslisi ciddi olay çıksa da tepelesek ve büyük bir mağduriyet ile seçmeni safımıza çeksek” arayışı çok güçlüdür.

Rüyada durmadan darbe görmek

İçinde bulunduğumuz seçim sürecinde böyle bir durum asla olmayacağı için, kendilerine darbe yapılıyor arayışı içindeler.

Neler oldu anımsayalım: Can Ataklı, iktidarın düşmesine yol açabilecek olasılıkları sayarken “askeri darbe”yi eklemiş ama bunun mümkün olmadığını söylemişti. Kıyamet koptu! Askeri darbeye mi çağırıyorsun, darbeci zihniyet, vesayet rejimi istiyorsun diye.

İlker Başbuğ, “Türkiye Cumhuriyeti’nde 1961-1980 Güç Odaklarının Mücadelesi” kitabı üzerine İpek Özbey ile röportajında “Menderes erken seçim tarihini açıklasaydı 27 Mayıs önlenebilirdi” sözünü kullandı. Bu söz, kitapta ve kitabın arka tanıtım yazısında da vardı.

Darbe istiyor Başbuğ diye yine kıyameti kopardılar ve suç duyurusunda bulunup dava açtılar.

Canan Kaftancıoğlu, “Bir iktidar değişikliğine hatta bir sistem değişikliğine gidişatı görüyorum ve böyle olacağını da düşünüyorum” diyor. Darbecilik Canan Hanım’a yapıştı. HalkTV de, “Milli iradeyi yok sayarak demokrasi dışı yöntemlerle halkın seçmiş olduğu hükümeti ve yine halkın oylarıyla hayata geçirilen yeni yönetim sistemini hedef alan ifadeler” ucubeliğinden ceza aldı.

Özgür Özel, “Saray rejiminin sonu geliyor” dedi ve ensesinde boza pişirildi, darbe çağırdı diye.

Son hikâye amiraller

Şimdi de emekli amiral yurttaşlar, tamamen uzmanlık alanları içinde Boğazlar ve Montrö tartışması üzerine bir duyuru yayımladıkları için “darbe hazırlığı çağrısı yapıyorlar” diye ortalığı yıkıyorlar 8 gündür ve bir kısmı içeride sorguda..

Tüm bunları değerlendirdiğimizde AKP, “Bizi darbe ile yıkmak istiyorlar” diye seçmende bir mağduriyet yaratma peşinde. Ama lafla bunun olmayacağının bilincindeler. “Keşke bize karşı hemen tepeleyebileceğimiz bir darbemsi iş yapsalar da seçmeni kandırsak…” hayali içindeler!

Böyle bir şey olmayacağına göre, eğer Türkiye’yi sarsacak daha ciddi bir mağduriyet konusu bulamazlarsa, gittiler demektir.. 


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları