Yeni Dönemde Sert Rüzgârlar Eser

11 Ağustos 2014 Pazartesi

Evet, önce Çankaya tepelerinden esen sert siyaset rüzgârları... Oradan aşağıları, siyaseti, devleti ve her şeyi “tasarlayacak”; yani siyaset deyin, ister toplum ister Türkiye mühendisi.
Bu, bugüne kadar yaşadıklarımızı daha da aşacak dozda sarsıntılı olacaktır. Adeta yaşadığımız iklim değişikliğine, İstanbul’u ve Türkiye’yi basan tayfun ve sel baskınlarına benzetebiliriz.
Nedeni ise anayasal yetkilerini aşacak görünmesi... Bir anayasa depreminin hangi ölçekte yaşarız bilmiyoruz henüz. Alışılmadık bir Cumhurbaşkanlığı yönetimi göstereceğini zaten açıkladı. Hükümeti bizzat fiili olarak yönetmeye soyunacak...
Bağımsız bir başbakan istemiyor. Başbakanlığa, bizzat hükümeti yönetebileceği, cumhurbaşkanının icracısı (Siz buna çiftlik kâhyası da diyebilirsiniz...) birisini atayacak. İki üç aday var, kaderdaşı Davutoğlu önde gibi duruyor.
Hükümeti, yani bakanları bile bizzat seçeceği konusunda şüpheniz olmasın.
Şu aşamada, partisini ve hükümeti de belirleyecek bir konumda.
Yüzde 50’nin üzerinde aldığı oyu, partisinin üzerinde, “muhalif” sayabileceğimiz önde gelen kadroların üzerinde “sopa” olarak kullanmaya kalkışacağı beklenebilir.
Ama yüzde 60 kadar oy alma beklentisi çökünce, bu gücünden yitirmiştir. İlk turda seçilmesi, ağırlıklı olarak CHP+MHP seçmeninin belki de yüzde 4 oranında sandığa gitmemesiyle gerçekleşmektedir.

***

Önümüzdeki dönem, anayasa, hukuk tartışmalarıyla geçecek.
İlgiyle izleyeceğimiz konu, AKP’nin tepesindeki gelişmeler olacak. Bu gelişmeleri salt Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin hemen sonrasında kurulacak hükümetle ve anayasa tartışmalarıyla sınırlı görmeyin.
Tayin edici olan, 2015 Haziranı’nda yapılacak olan genel seçimlerdir. Esas kıyamet orada kopacak. Bunun tartışması sonraya... AKP’yi ve RTE’yi iktidarda tutan dinamik, ekonomidir
CHP içinde de sert rüzgârlar eser... Parti yönetiminde değişim beklemeliyiz. CHP’nin “milletin diniyle barışmadığı için” oy alamıyor söylemi bitmiştir...
400 milyar dolar dış borç, toplamda ve genelde, iç piyasada tüketici harcaması olarak canlı dönüyor. AKP kendine özgü ekonomik bağımlı bir sınıf yaratmıştır, bu sınıf kaç milyondur, ekonomistlere çağrı yapıyorum ama yanıt veren yok, 10 milyon mu? RTE’nin iktidar dinamiğini, ekonomiye bakmadan çözemezsiniz...
Bu dinamik, gerilimini düşürüyor.. Rüzgâr kesiliyor... Dıştan akan paraları, dış borcu, RTE, mirasyedi gibi har vurup harman savurdu, Türkiye’nin sanayileşme oranı düştü ve Türkiye’yi yeniden zora sokacak koşullar geri dönmeye başladı... Bu hepimiz için kötü sonuçlar doğuracaktır... Bunun sonuçları, Haziran 2015 seçimine kadar görülür mü bilemeyiz... Çünkü bu süreç birden gelişmiyor çoğu zaman. Fakat kırılgan ekonomiler arasında bulunması ülkenin, küresel rüzgârların tersine esmeye başladığı bugünlerde, etkisini hızlı da gösterebilir...

***

Şüphesiz, CHP ve MHP içinde tartışmalar başlayacaktır, çünkü başarısızlığa imza attılar.
2 milyonu aşan seçmenlerini sandığa götürememişler gözüküyor. Seçim öncesi en önemli sorun buydu ve bir çözüm getirememişler. Önceki seçimlere kıyasla 4 puan kaybetmişler.
Katılım oranı yüzde 85’e doğru çıkabilseydi, RTE yüzde 50’nin altında kalacaktı... Ve ikinci turu konuşuyor olacaktık.
Selahattin Demirtaş yüzde 9 civarındaki oyunu nerelerden aldı?
AKP’ye oy veren Kürt seçmenlerden yüzde kaç aldı?
Bir kısım CHP oylarını da almış olabilir.
Ama 2015 seçimlerinde Kürt siyasal hareketi bağımsız adaylarla değil de parti olarak katılırsa, epey bir kumar oynar ve Meclis dışı kalır gibi gözüküyor. Çünkü ödünç oylar geri dönecektir. O zaman AKP, bugünkü ekonomik süreç devam ederse 330 milletvekilini bulur.
Neler olacak neler...
Canlı bir siyasal döneme giriyoruz.
Yüksek gerilimli bir yıla yakın zaman geçireceğiz...  


Yazarın Son Yazıları

Dakika bir gol bir-iki 17 Kasım 2020