Guguk Nasıl Yürüyor...

11 Temmuz 2013 Perşembe

Polisin, emir tepeden geldiği için göz yumulan, bununla da yetinilmeyip parasal ödüllerle kutsanan kural dışı saldırılarıyla kaybettiklerimizin sayısı dörde yükseldi.

\n

Görev sırasında düşerek hayatını kaybeden rütbeli polisi de eklersek kayıp sayısı beşe ulaşıyor.
Mısır’daki gösteriler sırasında hayatlarını kaybedenler için tonlarca mürekkep ve milyonlarca laf harcayıp yas tutanların, kendi yurttaşlarını yok saymalarını dincilikle bağdaştırmak da havada kalıyor.
Pek çok inanç kuralına aykırılık kol gezerken insan sevgisine gerekçe gösterilen
“Yaratılanı Yaradan’dan ötürü severiz” açıklamalarının gerçeği yansıtmaktan uzak olduğu, yaratılanlar arasında da ayrımcılık yapmanın geçerli kabul edildiğini öğreniveriyoruz.

\n

***

\n

İşlerine gelmeyen olayların üzerini örtmekteki başarıların sonuna gelinmekte olduğunun somut örneklerinden biri de Gezi protestoları oldu.
Ve bir kez daha ortaya çıktı ki silahsız, saldırısız tepki haklarını kullananlara polis saldırtılmadığında hiçbir sıkıntı yaşanmıyor.
Göstericilere sorumluluk yüklemek için işleri bozulan esnafı kışkırtmak amacıyla AKP sözcülerinin ve yandaşlarının çabaları da fos çıkmaya başladı.
AKP’ye yakın olan esnaf dışındakiler hangi süreçte olası müşterilerinin kaçışmaya başladığını yaşayarak öğreniyorlar.

\n

***

\n

Elinde su tabancası olan çocuğu bile gözaltına alanların, ellerinde kesici aletlerle, uzun sopalarla meydanlara dökülüp terör estirmekten çekinmeyenlerin sırtını sıvazlamaları da ayrımcılığın yeni türevini gösteriyor.
Hele bir zırvalık var ki inanılır gibi değil.
Dükkânından kaptığı ve görüntülerden
“pala” olduğu sanılan kesici aletin, köfte yapmakta kullanılan bir tür büyük bıçak olduğunu ileri sürerek suç aleti sayılamayacağını söyleyenleri de gördük.
Elindeki kesici aletle sağa sola saldıran, tekmelerle genç kadınları sendeleten kişinin yargıç tarafından serbest bırakılması, polisin istediğinde istediği gibi tutanak tuttuğunun da yeni bir kanıtı oldu.
Polisin yakalamaktan kaçındığı, daha sonra telefonuna kadar kişisel bilgilerine sahip olduğu anlaşılan kişinin telefonla çağrıldığı, tutanakta ise elindeki kesici aletten hiç söz edilmediği ortaya çıktı.
Aslında şaşırmamak lazım. Fişekliğinin ön tarafındaki gaz fişekleri biten polisin, sırtındaki bölümden fişek alarak kendisine veren ve görüntüleri ekranlara yansıyan satırlıyla işbirliği, varılan düzeyi gözler önüne seriyor.

\n

***

\n

Sırası gelmişken polisin Silivri davaları kapsamındaki etkinliğini de anmadan geçmeyelim.
Savcıların, gözaltı isteklerine ilişkin belgelerin polisler tarafından yazılarak fakslandığı, polisin bununla da yetinmeyerek mahkemelere karar taslağı faksladığı kanıtlanıyor.
Hem de dava dosyalarındaki belgelerden.
Yasadışılıktan o kadar çekinilmemiş ki alınıp verilen fakslaşmalardaki numaraları da yok etmemişler.
Teknoloji bir yandan sahte belge hazırlamaya olanak sağlarken bir yandan da yasadışılıkları ortaya koyuyor.

\n

Yazarın Son Yazıları

Kurtarıcı... 14 Eylül 2017
Gazeteciyi Kim Öldürdü? 17 Haziran 2017