Kendine Demokrat Ülkeler...

14 Kasım 2011 Pazartesi
\n

Anlaşılıyor ki laik Cumhuriyet karşıtlarının Atatürke olan kızgınlıkları, aradan geçen 73 yılda törpülenmek bir yana, daha da artmış durumda.

\n

Son 10 Kasımı da fırsat bilerek Atatürkün diktatörlüğünden girip demokrat olmamasından çıkarak görevlerini yerine getirmek konusundaki çabalarını gazetelerinde ve televizyon ekranlarında, ortamdan da yararlanarak sürdürdüler.

\n

Cumhuriyetin gerek sürekli, gerek konuk yazarları haksız iddiaları, dayanaklarını da anımsatarak gündeme getirdiler. Bana da bir başka açıdan anımsatma yapma görevi düştü.

\n

***

\n

1933 yılı Atatürk Cumhuriyetinin 10uncu kuruluş yıldönümü.

\n

İtalyada faşizmin kurucusu Mussolininin iyice palazlandığı, Nazizmin kurucusu Hitlerin de anayasayı bile değiştirecek güce ulaştığı yıl. Meclisi yakarak gücünü katmerleştiren Hitlere karşı, gücünü Türkiye Büyük Millet Meclisinden alan Atatürkü eleştirmek akıllara durgunluk verecek bir yaklaşım oluşturuyor.

\n

Peki İtalya ve Almanya bu durumda da öteki Avrupa ülkeleri nasıl?

\n

Sorunun yanıtını Matbuat Cemiyetinin 1933te yayımladığı Almanakın Avrupa Devletleri ve Müstemlekeleri başlıklı bölümünden aktaralım...

\n

Belçika: Meşruti krallık. Müstemlekeleri: Belçika Kongosu, Ruanda.

\n

Britanya İmparatorluğu: Hindistan dahil beş kıtada, tabi ülke, dominyon manda, sömürge olarak sınıflandırılmış 56 ülkenin 480 milyon insanını egemenliği altında bulunduruyor.

\n

Danimarka: Meşruti krallık. İki müstemlekesi ve bir serbest bölgesi var.

\n

Fransa: Cumhuriyet. 53 milyon insanın yaşadığı 18 ülkeyle o ülkelerin bölündüğü çok sayıda yönetim biriminden oluşan sömürgelere söz geçiriyor.

\n

Hollanda: Meşruti krallık. Asya ve okyanusta 54 milyon insan barındıran dört müstemlekesi var.

\n

Portekiz: Cumhuriyet. 9 milyon nüfuslu 10 müstemlekeyi yönetiyor.

\n

***

\n

İşte size 1933 yılının, daha doğrusu 1930ların Avrupasının görünümü.

\n

Kendilerine demokrat, ama sömürgelerini demir yumruklu genel valileri aracılığıyla baskı ve işkence altında yöneten ülkeler ve demokrat vatandaşları!

\n

Onları demokrat sayıp Atatürke çatanlara ne demek gerektiğine siz karar verin.

\n

***

\n

Silah ve politika arkadaşlarından Kılıç Ali de İstiklal Mahkemesi Hatıraları adlı yapıtında, Menteşe Milletvekili Halil Beyden (sonra Menteşe soyadını aldı. O.E.) İsmet Paşa ve Recep Beyin (Peker) bize ot yolduruyor şikâyetlerine Atatürkün verdiği yanıtı şöyle anlatıyor:

\n

Davalarınızı, yapacağınız işleri, Mecliste müdafaa edemeyecek vaziyette misiniz ki Halil Beyin itirazlarından bana şikâyet ediyorsunuz. Mecliste böyle doğruyu söyleyen ve yolsuzlukları telaffuz eden birkaç arkadaş da olmazsa ben söylediklerinizin hakikatini nasıl anlayayım?

\n

Halil Bey, kendisinden yakınmalar nedeniyle yenilenecek seçimlere katılmamaya karar vermiş ve Atatürke bir veda mektubu göndermişti. Mektubu okuyan Atatürk, Genel Sekreter Hasan Rıza Soyaka Halil Beye telefon ediniz. Kendilerinin Meclisteki mesaisinden çok memnunum. Behemahal yine aramızda bulunacaklar ve kıymetli mütalaalarından istifade edeceğiz demişti.

\n

Kılıç Ali, diktatör(!) Atatürk için anılarının bu bölümünde şöyle anlatıyor:

\n

Tenkitlerden, itirazlardan, muhalefetten hoşlanır, bunlardan istifade etmesini bilirdi.

\n

73 yıl sonraki eksikliklerimizden biri de bu yaklaşımın yokluğudur desek yanlış olmaz diye düşünüyorum.

\n\n

Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları