Örsan K. Öymen

Virüs

23 Mart 2020 Pazartesi

Milyonlarca yıllık insanlık tarihi boyunca, salgın hastalıklar, doğal afetler ve savaşlar var olmuştur. Kamuoyunda “Koronavirüs” olarak da anılan “Covid-19” adlı virüsün yol açtığı hastalıklardan ve ölümlerden, apokaliptik senaryolar üretmek saçmadır. Bunlar, her yüzyılda defalarca meydana gelen olaylardır. Önemli olan olağan durumu ciddiye alıp ona karşı önlem almaktır.

Bu tür olaylar ölümle yüzleşmemizi sağladığı için oldukça can sıkıcı olabilirler. İnsanlar genellikle ölmeyi arzu etmezler. Yaşama içgüdüsü genellikle ağır basar. Bu da insanların her şeye rağmen yaşama ne kadar bağlı olduklarının, yaşamla ilgili umutlarını yitirmediklerinin göstergesidir.

Ölümle yüzleşmenin bir yararı, bazı insanların, yaşamlarının anlamsızlığını sorgulamalarına yol açmasıdır. İktidar, para, mal, mülk, zenginlik, rekabet, kıskançlık, çıkarcılık, oportunizm, entrika, ikiyüzlülük, yalancılık, iftira, bencillik, sömürü, baskı, zulüm, adaletsizlik, nefret üzerine kurulmuş yaşamlar, ölümün karşısında buharlaşırlar. Böylece, öte dünyacı, metafizik ve dini akımların uyuşturucu etkisi altına da girmeden, anlamlı bir yaşamın kurulması olasılığı doğabilir.

***

İnsan ölümlerinin çoğunluğu, kalp krizi, kanser, diabet, trafik kazası gibi nedenlerden kaynaklanmaktadır. Bu nedenlerden ötürü her yıl onlarca milyon insan yaşamını yitirmektedir.

Yakın geçmişte ortaya çıkan ve “domuz gribine” yol açan “H1N1” virüsü, dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 20’sine, yani milyarlarca insana bulaşmıştır ve bunun sonucunda yüz binlerce kişi yaşamını yitirmiştir. “Covid-19” virusü ise şu ana kadar yaklaşık 300 bin insanda tespit edilmiştir ve yaklaşık 13 bin kişi bu virüsten dolayı yaşamını yitirmiştir. Virüs, genellikle bünyesi zayıf yaşlı insanları ve ciddi sağlık sorunları olanları etkilemektedir. Bugüne kadar, virüsü kaptığı tespit edilenlerin yaklaşık yüzde 4’ü yaşamını yitirmiştir.

Buna rağmen, “Covid-19” konusunda küresel medya alarm zillerini çalmıştır ve küresel bir panik havası oluşmuştur. İlk bakışta, insanların garip bir biçimde bulaşıcı hastalıklara yönelik daha tepkili olduğu, kalp krizi, kanser, diabet gibi komplikasyonların bulaşıcı olmamalarından dolayı bir alarm ve panik ortamına yol açmadıkları söylenebilir. Ancak “H1N1” de bulaşıcı bir virus olduğu halde, o dönemde bu çapta bir alarm ve panik havası ortaya çıkmamıştı.

Covid-19” virüsünün daha kolay bulaşması ve hızla yayılması, semptomlar ortaya çıkmadan da taşınması ve bulaşması, ölüm yüzdesinin “H1N1”e göre daha yüksek olması, bunun nedenlerinden birisidir. Yine de “Covid-19” virüsünün, küresel çapta bir ekonomik krize ve olası küresel siyasi krizlere, küresel çapta okulların kapatılmasına ve insanların evlerde karantinaya alınmasına yol açacak kadar büyük bir etki yaratması, tek başına bu nedenle açıklanamaz.

***

Covid-19” virüsü ayrıca, eğitim sistemi gibi, sağlık sisteminin de özel sektörün ve serbest piyasa ekonomisinin eline terk edilemeyeceğini, aslında kapitalizmin en tehlikeli virüslerden birisi olduğunu, bir kez daha göstermiştir. Halkçılığın, devletçiliğin, kamuculuğun ve sosyalizmin önemi, tarih önünde tekrar kanıtlanmıştır.

Önümüzdeki aylarda karşımıza çıkacak olan bir başka büyük sorun da ekonomik krize bağlı işsizliktir. Devletin yapması gereken en önemli şey, çalışanları patronların insafına terk etmemesi, devletin bu konuda ciddi önlemler alması, devletin özel sektöre müdahale ederek, işten çıkarmaları durdurmasıdır.

Yine bir başka büyük sorun eğitim alanında yaşanmaktadır. Lisede son sınıfta olup üniversite sınavına hazırlanan milyonlarca öğrenci, bu krizin en büyük mağdurları arasında yer almaktadır. Özellikle o yaştaki çocukların, örgün eğitim yerine, bugüne kadar hiç görmedikleri uzaktan eğitimle, üniversiteye giriş sınavına etkin bir biçimde hazırlanamayacakları açıktır. “Covid-19” virüsü gençlerde nadiren ölüme yol açsa da, milyonlarca gencin geleceği risk altındadır.

Yaşamı ölümden beter hale getirmemek, öncelikle devletin sorumluluğundadır.


Yazarın Son Yazıları

27 Mayıs ve ‘Gezi’ 1 Haziran 2020
Provokasyon mu? 25 Mayıs 2020
Diyanet’in yetkileri 4 Mayıs 2020
Post-Virüs -2- 27 Nisan 2020
Post-virüs 6 Nisan 2020
Virüs 23 Mart 2020
OdaTV 9 Mart 2020
İdlib faciası 2 Mart 2020