Nizamülmülk mü Erdoğan mı?
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

Nizamülmülk mü Erdoğan mı?

30.08.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Değerli okurlar, 12 Ekim 2008 günü Hürriyet gazetesinde yayımlanan Şarap Meclisi Kurulması ve Şartları başlıklı yazımı bilgi ve ilginize sumaktan dolayı bahtiyarım. 

Yazıda adı geçen Nizamülmülk (1018-1092) Büyük Selçuklu İmparatorluğu Başveziri (7 Aralık 1063-14 Ekim 1092, 27 yıl), devlet adamı ve siyaset bilimcisidir. Devlet yönetiminde çok etkili olan Nizamülmülki, Alp Arslan ve Melikşah dönemlerinde vezirlik yapmıştır. “Nizamülmülk” ismi, “devletin düzeni” anlamına gelir. Nizamülmülk, 1092 yılında bir Haşhaşi fedaisi tarafından suikasta uğrayarak bir hançer ile öldürülmüştür.

Nizamiye Medreselerinin kurulması ve mevcut toprak sisteminin aksayan yönlerinin düzenlenmiş, Selçuklu devletinin kurumsallaşması ve merkezileşmesini sağlamıştır. Bağdat, İsfahan, Nişabur, Belh, Herat, Basra, Musul ve Amol’daki Nizamiye Medreselerini kurdurmuştur. Nizamiye Medreseleri adını Nizamülmülk’ten almıştır ve Bağdat’taki medresenin başına İmam-ı Gazali’yi getirmiştir. Bu medreselerin kurumlaşması ve gelişmesi İslam ülkelerinde olduğu gibi ilk Batı Avrupa üniversitelerinin de temeli olmuştur. Öğrencilere sağlanan yurt ve burs hizmetlerinin ve devletin toprak idaresi hukukunda ikta sisteminin mucididir. Dünya tarihinin gelmiş geçmiş en büyük devlet adamlarından biri olarak kabul edilir. Siyasetname başlıklı yapıtı devlet yönetimi konusunda ilham verici olmuştur. Okumanıza sunduğum yazı adı geçen kitaptan alınmıştır.

“İşret (işçi içme) meclisi kurulduğu hafta, bir veya iki gün, alışkanlık peyda etmiş kişilerin gelmesi için izin vermek gerekir. Gelmesi mahzurlu olmayan kişilere gelecekleri gün bildirilir. Özel işret olduğu günler, şahıslar bu toplulukta yerlerinin bulunmadığını bilmelidirler. İhtiyaç duyulmayan kişilerin bu toplantıya kabul edilmeleri hoş karşılanmaz. Biri kabul edilirse diğerleri geri çevrilir. Özel meclise layık olanlar buraya gelmeye izinlidirler. Buraya gelenlerin bir köle hariç, saki veya sürahi getirmeleri asla adet değildir. Padişah sarayından evlerine yiyecek, çerez ve şarap götürmeleri, evlerinden saraya getirmeleri hiçbir zaman hoş karşılanmamıştır. Çünkü sultan dünyanın kethüdası  sayıldığından, insanlar onun aile efradı ve kullarıdır. Aile fertlerinden birinin efendiye ekmek parçası, şarap ve yiyecek getirmesi vacip (gerekli) değildir. Biri şarap getirirse, padişahın şarabından ona şarap verilmez. İyi veya kötü şarap getirdiği için onu döverse, bu özür ortadan kalkar.

Padişah, liyakatli vezirleri hariç, hizmet edecek kulları ile bir arada oturursa, şikâyetler ortaya atacaklarından, haşmetine zarar vererek, ona olan sevgiyi azaltacakları gibi ona karşı da gevşek olurlar. Büyükler sipahsalar (asker), amidlerle (komutanlarla, şeflerle) gerektiğinden fazla bir arada bulunursa, padişahın büyüklüğüne zarar getirir. Bu kişiler padişahın fermanlarını icrada gevşeklik gösterirler, cesaretlenerek yüzlerindeki tebessümü kaldırırlar.” (Nizamülmülk, “Siyasetnâme”, Dergâh Yayınları, 2003, S. 142)

***

Dönemin padişahlarına, şehzadelerine ve devlet ileri gelenlerine, daha sonra bu görevlere gelecek kişilere yol göstermek, tavsiyelerde bulunmak amacıyla yazılan eserlere siyasetname denir.

Siyasetname’nin en ilginç bölümlerinden biri şarap içme adabından söz eden otuzuncu fasıldır. Selçuklu devletinin yapı ve kurumlarına damgasını vuran, demir yumruklu, çelik pençeli ulu vezir, efendisi sultana nasıl şarap meclisi kurması gerektiğini öğretmektedir. Sultan ve kendisi (Nizamülmülk), şarap meclisine davet edilenlerin hepsi sofu Müslümandır. İşret sofralarında şarap içilir, esrarlı (haşhaşlı) nargile tüttürülürdü.

AKP amidleri (önder, şef, komutan), uleması ve fetva eminleri acaba ne der bu işe?

Yazarın Son Yazıları

Türkiye’nin Sırat Köprüsü: Açılım Masalı

Kurtuluş Savaşı’nı Türk-Kürt ortaklığı kazanmıştır.

Devamını Oku
11.08.2026
Türkiye’nin Sırat Köprüsü: Açılım Masalı (1)

PKK terör örgütü üyelerine “örtülü af” olarak değerlendirilen yasa tasarısının tezgâhlandığı şu günler, benim “Türkiye’nin Sırat Köprüsü: Açılım Masalı” adlı kitabımın gerekli ve zorunlu olduğu günler.

Devamını Oku
09.08.2026
Hayatımın en önemli günü

7 Ağustos 1948 günü para verip o günün gazetesini, Hürriyet gazetesini satın aldım.

Devamını Oku
07.08.2026
İlk Türk devleti Türkiye Cumhuriyeti

AKP’li Cumhurreisi R.T. Erdoğan’ın Beştepe’deki kabine toplantısından sonra yaptığı açıklamanın bir bölümünü 14 Temmuz 2026 tarihli Hürriyet gazetesinden aktararak okumanıza sunuyorum.

Devamını Oku
04.08.2026
Türkiye bölgesi

Marco Polo’nun “Dünyanın Hikâye Edilişi, Harikalar Kitabı 1”den aktarıyorum.

Devamını Oku
02.08.2026
Osmanlı yönetiminde Türkler var mıydı?

Sayın Tahsin Aydın’ın Vikipedi’de rastladığım 05.07.2017 tarihli önemli yazısını kendisine teşekkür ederek aynen yayımlıyorum:

Devamını Oku
31.07.2026
Cumhurbaşkanının Osmanlı sevdası

AKP’li Cumhurreisi R.T. Erdoğan’ın Beştepe’deki kabine toplantısından sonra yaptığı açıklamanın bir bölümünü 14 Temmuz 2026 tarihli Hürriyet gazetesinden aktararak okumanıza sunuyorum.

Devamını Oku
28.07.2026
Milli eğitim bakanıyla hesaplaşma

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tuhaf bir insan.

Devamını Oku
26.07.2026
Özgür Özel nihayet

13 Temmuz 2026 tarihli Cumhuriyet gazetesinden aktarıyorum.

Devamını Oku
24.07.2026
Kültür ve iktidar

Gazetede yazma serüvenim Ertuğrul Özkök’ün daveti üzerine 14 Ocak 2001 günü ilk yazımla Hürriyet gazetesinde başladı.

Devamını Oku
21.07.2026
Emeklilere acımıyorum

Atasözü hiç kullanmam, kullanılmasına da kulak asmam.

Devamını Oku
19.07.2026
Densiz HÜDA PAR

Marazlı HÜDA PAR; Atatürk, Cumhuriyet ve devrim düşmanlığına devam ediyor. TBMM’de görüşülmekte olan torba yasadaki Basın İlan Kurumu’yla ilgili görüşmelerde gene hır çıkarmış.

Devamını Oku
17.07.2026
Vurdumduymaz AKP

5 Temmuz 2026 günkü Sözcü gazetesinin manşeti uyandırıcı bir tokat gibi indi milletin suratına...

Devamını Oku
14.07.2026
Parti değiştirmek

Uzun süredir Fransa’da Fransa vatandaşı kimliğiyle yaşayan bir yakınımdan, “parti değiştirmek” konusunda bilgi almak istedim.

Devamını Oku
12.07.2026
Detay maskaralığı

1948 yılında Mersin Lisesi Orta Okulu’nda Fransızca öğrenmeye başladım; 78 yıldır öğrenmeyi sürdürüyorum.

Devamını Oku
10.07.2026
Tüm ve bütün

Yılların yazarı Adnan Binyazar bile TÜM ile BÜTÜN sözcüklerinin eşanlamlı olduğunu sanıyor ve 2 Temmuz 2026 günkü Cumhuriyet Kitap Eki’nde yayımlanan“Sait Faik Abasıyanık” başlıklı yazısında “Sait Faik’in tüm hikâyeleri” diye yazıyor.

Devamını Oku
07.07.2026
Başkalaşımın sınırı

Siyasette fikir değiştirilebilir. Hatta bazen değiştirilmelidir.

Devamını Oku
05.07.2026
Çeviri ahlakı ve Sel Yayınları

Bir vesile ile çeviri kitaplarımın listesini incelemem ve Marie Darrieussecq’ten çevirdiğim Dişi Domuz (Truismes) adlı kitabı kitaplıkta aramam gerekti.

Devamını Oku
03.07.2026
Derin devlet

Yazımın sonunda yazacağım kendi tanımlamamı şimdi söyleyeceğim...

Devamını Oku
30.06.2026
‘Ortak akıl’, ‘devlet aklı’; bre Türk, bu ne biçim iş?!

İbn Fadlan’ın seyahatnamesi (Kitab ila Malik al-Saqaliba) benim en birinci kitabımdır.

Devamını Oku
28.06.2026
Emredersiniz beyefendi!

Yıl 1956!... Mersin’le göbek bağımı koparmış ve Ankara’ya gelmişim.

Devamını Oku
26.06.2026
Bre hödükler!

Kuramsal kitaplarım, çevirilerim, kendi inşa ettiği zindanda mutluluk içinde yaşayan Türk edebiyatını rahatsız etmek için yazıldı.

Devamını Oku
23.06.2026
Otoritesiz otorite

“Derin devlet” belasının iyi bir tanımını bulmak için araştırma yaparken Erol Mütercimler’in bu konuda verdiği fetvaya takıldım.

Devamını Oku
21.06.2026
Devletin aklı yoktur, sahibi vardır

“Yapay zekâ”ya “Devlet aklı üzerine Özdemir İnce tarzı bir yazı yaz” diye talimat vermişler. Makine talimatı yerine getirmiş ve okumanıza sunduğum yazıyı gunnamış.

Devamını Oku
19.06.2026
Zevzeklik

“Zevzeklik” bir kişinin gerek konuşmalarıyla gerek yersiz davranışlarıyla insanları bunaltması, sıkması veya ciddiyetsiz bir şekilde boşboğazlık yapması durumudur.

Devamını Oku
16.06.2026
Efsane mavalı

Efsane, dilden dile dolaşarak kuşaktan kuşağa aktarılan, genellikle olağanüstü olaylar ve kahramanlıklar barındıran anonim bir halk anlatısı veya bir kişinin, bir nesnenin ya da olayın herkes tarafından bilinen, dillerden düşmeyen meşhur durumunu ifade eden bir kavramdır.

Devamını Oku
14.06.2026
Arrabal ve babası

Okuyacağınız metnin Fransızcası Les Lettres Françaises adlı derginin Temmuz-Ağustos-Eylül 1967 sayısında yayımlanmıştı.

Devamını Oku
12.06.2026
Hikmetinden sual olunmaz

“Hikmetinden sual olunmaz” bir olayın ya da durumun mantığının veya ardındaki gizli sebebin sorgulanamayacağını, tartışılamayacağını ve mutlaka daha yüksek bir amaç veya plan barındırdığını ifade etmek için kullanılan kalıplaşmış bir sözdür.

Devamını Oku
09.06.2026
Hikmet-i hükümet

Siyaset ve yazılı-sözlü basın dünyasının zırcahil tayfası “devlet aklı” dedikleri hörgüçsüz deveyi bir kez daha gündeme getirdi.

Devamını Oku
07.06.2026
Bir aynanın önünde tek başıma ¹

Sofya’dan Atina’ya gelmiştim (gitmiştim).

Devamını Oku
05.06.2026
Atatürk ve Kılıçdaroğlu

Bir yanda Mustafa Kemal Atatürk, yanında da CHP’nin işgalci genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu!...

Devamını Oku
02.06.2026
Zırtullahi kirmani olarak

Zırtullahi kirmani, Türk argosunda ve halk dilinde “ne idüğü belirsiz”, “ciddiye alınmayacak kadar bön (ahmak)” ya da “hiçbir vasfı olmadığı halde önemli bir kişiymiş gibi davranan/görünen kimse” anlamına gelen mizahi bir tabirdir.

Devamını Oku
31.05.2026
Kakomira

Şimdi derler mi bilemem ama 1950’lerin Mersinlileri sevmedikleri, zıt gittikleri insanlara “kokomira” derlerdi.

Devamını Oku
29.05.2026
Ben Mersin’e gittiğim zaman

Dönersem Mersin’e kışın giderim/ yanımda kitaplar sevdiğim ozanlardan.

Devamını Oku
26.05.2026
Kılıçdaroğlu AKP yolunda

Terziliğin meslek sözlüğünde “haute couture” diye bir deyim vardır.

Devamını Oku
24.05.2026
Olmak zorunda olmak

Yani bir şey olmak zorunda olmak.

Devamını Oku
22.05.2026
Bodrum Vergi Dairesi’ne dilekçe

Yazıya başlamadan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ve ayrım yapmadan bütün vatandaşlarının 19 Mayıs Bayramı’nı kutlarım.

Devamını Oku
19.05.2026
Eğitim ve öğretimde laiklik

Değerli okur!

Devamını Oku
17.05.2026
Birinin hezeyanlarına dair

Bugün Hürriyet gazetesi yazarı Fuat Bol’un 5 Şubat 2026 tarihli ve “Laiklik Hezeyanları” adlı yazısını otopsi masasına yatıracağız.

Devamını Oku
15.05.2026
Mutlak butlan davası¹

Butlan, en genel tanımıyla hukukta bir işlemin (sözleşme, evlilik vb.) kuruluşundaki temel eksiklikler nedeniyle baştan itibaren geçersiz ve hükümsüz sayılması demektir.

Devamını Oku
12.05.2026