Özdemir İnce

Yansıtma

21 Eylül 2021 Salı

AKP’nin iktidarı, “Yansıtma Yöntemi”nin zibilleştiği bir dönemdir. Okumakta olduğunuz yazıya nasıl başlayacağımı bilemezken karşıma müthiş bir “yansıtma” örneği çıktı. Bir gazete haberinden okuyalım:

 “BELEDİYE İŞÇİLERİ SEHVEN ASMIŞ!

Posteri ters asan belediye CHP’yi suçladı

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün posterini belediye binası önüne ters şekilde asan AKP’li Çayırova Belediyesi, ‘Uyarmadığı iddiasıyla’ CHP’yi hedef aldı. Çayırova Belediyesi’nden yapılan yazılı açıklamada Atatürk posterinin işçiler tarafından ‘sehven’ ters asıldığı ileri sürülerek ilgililer hakkında soruşturma başlatıldığı belirtildi. Belediyenin açıklamasında şu iddialarda bulunuldu: ‘Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün posteri personelimizce asılırken bir anlığına sehven ters sarkıtılmış olup daha sabitleme yapılmadan fark edilerek hızlı bir şekilde düzeltilmiştir. Olaya tanık olan, o kısa süre içerisinde olaya hiçbir müdahalede bulunmayan, Atatürk’ün posterini kısa süre de olsa ters asılmasını çirkin bir siyasi propagandaya dönüştürmeye çalışan, ilçemizde ve ülkemizde yapılan tüm güzel işleri manipüle etmeyi kendine âdet edinmiş CHP zihniyeti de maalesef posterin düzeltilmesi konusunda uyarmamış, yanlış algı oluşturmak için bu üzüntü verici olaydan siyasi çıkar ummuştur.”

Beni büyük bir dertten kurtardığı için AKP’li Çayırova Belediyesi’ne teşekkürlerimi sunarım. Yoksa, yazım bilimsel alıntılar toplamından ibaret kalacaktı. Çayırova Belediyesi örneği yokken “Yansıtma” yazım şöyle başlıyordu:

Google hazretlerine “Kendi suçunu başkalarının üzerine atma hastalığı” diye yazdım, karşıma “Yansıtma” çıktı. Tahmin ettiğim gibi bu tavır, meğer bir ruh hastalığı imiş. Bilim böyle söylüyor: 

***

“Yansıtma, psikopatolojide paranoya ile birlikte anılan bir savunma mekanizmasıdır. Bir tür davranış bozukluğu ve ruhsal bir hastalıktır. Tipik özelliği, bu kişilerin asıl kendisine söylemesi gerekenleri karşısındakine söylemesidir; ya da kendine yakıştıramadıklarını, başkalarına yakıştırmasıdır.

Psikolojik projeksiyon dediğimiz yansıtma kavramı ilk kez Sigmund Freud tarafından kullanılmıştır. Anlamı ise kişinin istemediği düşünceleri ya da davranışları karşı tarafta varmış gibi gösterme hastalığıdır. Evet, bu bir hastalıktır ve genellikle bu hastalık narsistik kişilik bozukluğu taşıyan insanlarda görülür. Günlük hayatta ise savunma mekanizması olarak kullanılır. Kendini başkalarında görme olarak da sergilenir.

Hastalık olarak yansıtma bu kavramın içine suçu başkasına atmak, kötü durumdan sıyrılmaya çalışmak, istemediği sonuçlara sebebiyet vermeyi kabul edemeyiş vb. davranışlar girer. Şu tarz davranışlar sergilerler; narsist bir insanı kaba ve anlayışsız davranışlarından dolayı suçladığınızda bunun sebebinin tamamen siz olduğunuzu, her şeyi çok abarttığınızı çok büyük bir özgüven ve rahatlıkla söyleyecektir ama asıl sebep kendisinin suçlu olması ve olayları gereğinden fazla abartması sonucu kaba ve anlayışsız tavırlarının ortaya çıkmasıdır.

Ya da bir iş ortamında narsist bireyin toplantısı çok kötü geçmiştir, sebebi kendisi asla olamaz, işi alamayışının hırsını herkesi etrafına toplayarak tek tek ortada var olmayan hakarete dayanan yüzleşmeler yapar ve kendini öyle rahatlatır.”

***

İnsanlık hali, adı geçen belediyenin işçileri Atatürk posterini ters asmışlar. Böyle bir dikkatsizliği hepimiz yaparız, yapmışızdır. Özür dilemek gerekirse özür dileriz ve iş kapanır. Ancak reisinden kapıcısına, AKP kadrosunun kasıtlı vukuatları öylesine çok ki bu işin kasıtsız olduğunu kimseye açıklayamayacaklarını elbette biliyorlar. Bu türden olaylar yüzünden koşullanmış karşıtları da inanmazlar. Zırvalayıp şirnemelerinin nedeni işte budur. Yalan, yansıtmanın gübresidir.

***

Ayna da yansıtır ama burada konuştuğumuz yansıtma değildir bu. Şu anda haklarında konuştuğumuz bir tür kişilik bozukluğu olan yansıtmaya müptela insanlar aynayı severler mi? Bu soruya ben cevap veremem. Bu psikologların, psikanalistlerin işi, Mazhar Osman’a (ruh ve sinir hastalıkları uzmanı) kadar yolu var. Bu konuda uzman hekimlere bir sorum var: Hem teflon hem yansıtmacı insan gerçekten “hasta” mıdır, bu hastalığın “narsisizim” ile hısımlık, akrabalık ilişkisi var mıdır? Narsist ve yansıtmacı biri bir kurum ve kuruluşu yönetirken adil davranabilir mi?


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları